Gündem

Bakan Koca salgında kalıcı çözümü açıkladı, TTB kritik uyarılarda bulundu!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüs pandemisinin bitmesi için kalıcı çözümün ne olduğunu açıkladı. Son bir haftadır devamlı yükselişe geçen vaka sayıları karşısında Bakan Koca, tek çözümün aşı yaptırmak olduğunu belirtti. Türkiye’de ki aşı olanların oranını da açıklayan Koca, bugünkü vaka tablosu hakkında bazı değerlendirmelerde bulundu. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ise aşı olmayanlar için kritik uyarılarda bulundu;

Kalıcı çözüm, aşıyla kazanılacak bağışıklıktır

Sağlık Bakanı Koca sürekli artışta olan vaka sayılarının durması için kalıcı çözümlerin olması gerektiğini ve tek kalıcı çözümün, herkesin aşı olması olduğunu belirtti. Konuya ilişkin yapılan açıklamada ‘’İki doz aşı vaka sayılarının önünü keser. İki doz aşı vaka sayılarında artık geri dönüşü olmayacak düşüşü sağlar. Bayramın tadını bozmadan çok dikkatli olalım. Kalıcı çözüm, aşıyla kazanılacak bağışıklıktır. Bugünkü yeni vaka sayısı 8 bin 780 Türkiye’nin her yerinde aklımızda olsun” dedi.

Aşılara karşı tedirginlik

Pandemi Çalışma Grubu üyesi ve siyaset felsefecisi Prof. Dr. Nilgün Toker Toplumda yaşanan aşı tereddüdünün ardında iktidarın ve kamu kurumlarının salgın sürecini yönetememe gerçeğinin yattığını ileri sürdü. Toker, TTB’nin aşı kampanyası ve açıklamalarının kamunun yarattığı boşluğu doldurmaya hizmet ettiğini belirtti. Toker, aşılara dönük tedirginliğin birkaç nedeni olduğunu söyleyerek bunları şöyle sıraladı: “İlk olarak, aşılar çok geç geldi. Bu durum, salgın döneminde tek başına bırakılmış toplumun aşıya ikna edilmesini zorlaştırdı. İkincisi ise aşılar arasında yapılan mukayese ve Coronavac’ın diğer aşılardan daha iyi olduğuna yönelik iktidarın aşılama sürecinin başındaki söylemleri. Bu söylem diğer aşıları değersizleştirdi. Bunlar aşılara tedirginliği artıran faktörlerdir.”

Aşı tereddüdünün ardında korku, lakaytlık, önemsememe, güvensizlik gibi birçok faktörün bir arada işlediğini söyleyen Toker, sağ popülist yönetimlerin her türlü konuda bilgiyi değersizleştiren, doğruyu ve yanlışı ayırt etmeyi mümkün kılmayan bir hakikat aşınmasıyla konuştuğunu, bu durumun ise tedirginliği artırdığını belirtti. Toker, gelinen aşamada kamunun daha kararlı bir tutumla toplumla konuşması gerektiğini, toplumun aşı konusunda bilgilendirilmesi, endişelerinin, korkularının giderilmesi için bir politika yürütmesi gerektiğini dile getirdi.

Aşı olmama özgürlükle alakalı değildir

Aşı olmama halinin özgürlükle ilgili olmadığını, özgürlük kavramının ancak ahlak ve sorumluluk ile ilişkilendirdiğimizde anlamlı olduğunu ifade eden Toker, aşı karşıtlığının ise ideolojik olarak bilerek ve isteyerek “kötüyü seçme”, “kötülük yapma” olarak değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.

Toker, konuşmasında şu konuların altını çizdi:

Kamu, salgının başından bu yana sorumluluklarını yerine getirmedi.
Aşı tedirginliğinin ardında kamunun salgını yönetememesinin önemli bir etkisi var.
Aşı tedirginliği ve aşı karşıtlığı birbirinden farklı kavramlardır.
Aşılara yönelik tedirginliğin üstesinden bilimsel bilgiyi kamusallaştırarak gelebiliriz.
Aşı karşıtlığı bilerek ve isteyerek kötülük yapma halidir.
Aşı olmama durumunun özgürlükle bir ilişkisi yoktur, zira özgürlük kavramının içinde bireyin kendisine ve topluma sorumluluğu bulunmaktadır.

TTB’nin ürettiği bilimsel bilgi çok kıymetlidir ve kamunun bu bilginin yaygınlaştırılmasında da sorumluluğu bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu