Genel

Mülakatın olduğu yerde liyakat olmaz!

YILDIRIM KAYA (Ankara) -Hain darbe girişimi olmadan önce, rahmetli Kamer Genç “Liyakatsiz işler yapıyorsunuz, yanlış işler yapıyorsunuz. Benim gözüm görmez yapılan kötülükleri ama bu ülke ve siz en büyük kötülüğü görürsünüz.” diye bu kürsüden haykırmıştı, şurada oturan arkadaşlar da Kamer Genç’in üzerine yürümüştü.

Şimdi, bugün geldik… Liyakatsiz atamaların sonucunun acısını beş yıldır bu ülke yaşıyor. Sizi o dönem uyardık, bir kez daha uyarıyoruz: Yapmayın. Liyakatsiz atamaların talimatını veren vakıflar, dernekler, cemaatler, tarikatlar sizi de aşıyor. İl örgütlerinizin, ilçe örgütlerinizin referansının yetmediği atamalar yapıyorsunuz. İşte, 15 Temmuz hain darbe girişimiyle, FETÖ’yle hesaplaşacaksanız liyakatsiz atamadan vazgeçeceksiniz. Bundan vazgeçmediğiniz müddetçe FETÖ’yle ve FETÖ’nün terör örgütüyle asla hesaplaşma niyetiniz yok, bunu yapamazsınız.

Liyakat mı, mülakat mı? Mülakatın olduğu yerde liyakat olmaz. Siz mülakatla atama yapıyorsunuz, liyakati kaldırıp bir kenara atıyorsunuz. SETA Vakfına bir bakın. SETA Vakfının yöneticisini getirdiniz, bir gece yarısı Cumhurbaşkanının tek kararnamesiyle TRT’ye çöktü. Pergolacının yardımcısını getirdiniz, şimdi tüm vatandaşın, 83 milyonun vergileriyle görev yapan TRT’ye yandaşlarınızı atadınız. Bakın, siz ne yaptınız biliyor musunuz?

Dünyada ilk 500 üniversite arasına giren Boğaziçi Üniversitesine bir kayyum rektör atadınız, o kayyum rektör Boğaziçi Üniversitesini kendine cezaevi yaptı, kapısına kilit vurdu, profesörleri, öğrencileri, öğretim üyelerini içeri almıyor; niye? Diyor ki: “Ben Sarıyer ilçe başkanı olamadım, Ataşehir’de belediye başkanı olamadım, milletvekili aday adayı oldum, milletvekili seçilemedim.” O zaman Sayın Recep Tayyip Erdoğan da diyor ki: “Sayın Bulu, üzülme, biz kayyum atamaya alıştık, belediyelerden sonra şimdi üniversitelere de kayyum atıyoruz, seni de Türkiye’nin göz bebeği Boğaziçi Üniversitesine kayyum olarak atıyorum.” Bunun neresinde liyakat var? Üniversiteye liyakatsiz atamayı yaparak bu ülkeye iyilik yapmıyorsunuz, çok açık.

Bakın, Adalet ve Kalkınma Partisi kurucularından, on dört yıl AKP Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, eski İzmir Milletvekili Profesör Doktor Fatma Seniha Nükhet Hotar 9 Eylül Üniversitesine Rektör olarak atanıyor.

Edirne eski Milletvekili Ege Üniversitesine atanıyor, Konya eski Milletvekili Necmettin Erbakan Üniversitesine atanıyor, AKP Ankara eski Milletvekili Avrasya Üniversitesine atanıyor; saymakla bitmiyor. Siz üniversitelere eski milletvekillerinizi, ilçe başkanlarınızı, il başkanlarınızı rektör atayarak bu işin üzerinden geçemezsiniz.

Bunlarla da doymadınız. En son ne yaptınız? Bakın, 15 Temmuzda 251 şehidin kanında eli olan bir siyasetçiden bahsedeceğim: Mehmet Dişli, şimdi nerede? Cezaevinde. Şaban Dişli nerede? Büyükelçi. Peki, Mehmet Dişli ile Şaban Dişli’nin özelliği ne? İkisi kardeş. Hani kardeşi Bank Asyaya para yatırdı diye öğretmeni ihraç ettiniz ya, peki, Şaban Dişli’yi niye büyükelçi yaptınız? Ya Mehmet Dişli’yi cezaevinden çıkarın ya da Şaban Dişli’yi büyükelçilik görevinden alın. (CHP sıralarından alkışlar) Böyle liyakatsiz uygulamalarla FETÖ’yle hesaplaşamazsınız, 251 şehidin kanı yerde kalır böyle davranırsanız.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu