Genel

Müzisyenler neden açlığa terk edildi? Lütfü Türkkan’ dan flaş açıklamalar

Pandemi başından beri evine ekmek götüremeyenlere iktidar sahip çıkmadı. Bir taraftan tek bir yandaş şirketin 9,5 milyar TL’lik vergisi silinirken müzisyenlerin sorunları göz ardı edildi. Yeteri bir miktarda maddi destek alamayan binlerce müzik sanatçısı müzik aletlerini satarak geçimini sağlarken 100 müzisyen yokluktan dolayı intihar etti. Peki, müzisyenler neden açlığa terk edildi? CHP Milletvekili Lütfü Türkkan, müzisyenlerin sorunlarını TBMM gündemine taşıdı… İşte o flaş açıklamalar…

Yevmiye ile çalışanlar 15 aydır çalışamadılar

Salgın sürecinin bedelini en ağır şekilde ödeyen müzik ve eğlence sektörü normalleşme döneminde ayakta kalabilmek için destek beklerken getirdiğiniz yasak sektör çalışanlarının umutlarını ortadan kaldırdı. Bu insanlar on beş aydır çalışmıyorlar, tam on beş ay. 150 liraya-200 liraya yevmiyeyle giden insanlar bunlar. On beş aydır çalışamadılar. Çalışma izni verdiniz onu da saatle kısıtladınız.

Müzik yasağının yirmi dört olarak belirlenmesi yalnızca eğlence ve müzik sektörünün sorunlarını değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda iktidarın kültür ve sanat faaliyetlerinin toplumu dönüştürücü etkisinden ne denli endişe ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle iktidar salgın koşullarını şahsi siyasi ajandasını hayata geçirmek için kullanılıyor.

Onları intihara sürükleyen uygulamalardan vazgeçmezseniz, bağlamalarını, kemanlarını satmak zorunda bırakmazsanız olacak bunlar. Sosyal medya ve magazin programı şarkıcılarından bahsetmiyorum, TRT’de program yaptırdığınız o yandaş sanatçılardan bahsetmiyorum. Gerçek müzik emekçilerinden bahsediyorum. Pandemide çaresiz bıraktığınız ve sanatları dışında ekmek kazanma şansı olmayan, çoğu günlük yevmiyeyle geçinen müzisyenlerden, müzik emekçilerinden bahsediyorum.

100’ün üzerinde müzisyen intihar etti

Pandemi yasaklarının başladığı Mart 2020 yılından bugüne 100’ün üzerinde evet, tam 100’ün üzerinde müzisyen intihar etti arkadaşlar ya, farkında mısınız bilmiyorum. Birden düştükleri yokluk ve sefalet yüzünden canlarına kıydı bu insanlar. Bu zarif ve naif insanlar hiçbir sosyal yardıma erişemediler; tam tersine, iktidarın ideolojik saplantıları yüzünden görmezden gelindiler, kenara itildiler. Aramızdan en son ünlü keman virtüözü İlyas Tetik ayrıldı geçtiğimiz günlerde. Geçim sıkıntısına düştüğünden ve çıkış yolu bulamadığından onun gibi değerli birçok sanatçıyı ne hâle düşürdünüz?

İdeoloji, bize göre meslek grupları arasında ayrımcılık yapmak mı? Bilmiyorum sizin bu sosyal devlet anlayışınızı. Hani aşı konusunda İngiltere ve Almanya’dan sosyal devlet olma yolunda örnekler vermiştiniz ya, bu ülkelerde salgın yüzünden işini kaybedip de intihar eden hiç müzisyen duydunuz mu? Olur mu ya? Yani dünyada trajedi diye geçer böyle bir şey ama bu ülkede 100’ün üzerinde müzisyen intihar etti. Pandemide İngiltere vatandaşlarına 2.500 sterlin para ödedi her ay, her ay. Almanya vatandaşları için 750 milyar euroluk bir yardım paketi hazırladı. Tüm bunlar kimse yatağa aç girmesin, kurulu düzeninden olmasın, hayatı devam etsin diye ama Türkiye’de işsiz kalan müzisyenler aylarca evlerine ekmek götüremedi, ölüme mahkûm edildi, ölüme sürüklendi.

12’den sonra müzik yasağı

Siz hâlâ gece on ikiden sonra müzik yasağıyla bu insanların rızık kazanmasının önüne geçiyorsunuz. Yazın havalar dokuzda kararıyor, siz “On ikiden sonra müzik yasak.” diyorsunuz. Bunlar nasıl çalışacaklar, nasıl sanatlarını icra edecekler? Günde üç saatlik çalışmayla bu müzisyenler evlerini nasıl geçindirecekler, ailesini, giderlerini nasıl karşılayacaklar? Herhâlde siz onları beş ayrı kurumdan beş ayrı maaş olan, hatta on bir maaş alan, bir saatlik yönetim kurulu toplantılarına katılarak görevini yaptığını ifade eden o saray bürokratlarınızla karıştırıyorsunuz

Müzisyenleri temsilen bizim Meclisteki grup toplantımızda konuşan sanatçı Burhan Şeşen ne demişti? “İsteğimiz, normalleşmenin bizim sektörümüzde de uygulanması; yoksa bize para verin diye sızlanmak hiçbirimizin tercihi değildir.” Yani onlar sizden para istemiyorlar, “Bırakın, çalışalım, ekmeğimizi kazanalım.” diyorlar. Müziğe ve müzisyenlere karşı olan uygulamalarınız bu hâliyle salgınla mücadele olmaz, olsa olsa salgından fırsatçılık yaratıp Türkiye’de insanların yaşam haklarına müdahale etmek demektir bu.

Bu süreçte hayatına son vermek zorunda kalan bütün müzisyenlere Allah’tan rahmet diliyorum; ailelerine, sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Burada ilk bedeli müzisyenlere ödetmek istiyorsanız şunu unutmayın: İlk seçimde gideceksiniz; bu millet de sizi türkülerle, halaylarla uğurlayacak.

Sanatçılar ekonomik sıkıntılarıyla baş başa bırakıldı

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, salgının başından beri ilk yasaklananlardan biri sanat ve eğlence sektörü oldu. Bir buçuk yıl boyunca yok denecek kadar az destek sunulan sanatçılar ekonomik sıkıntılarıyla baş başa bırakıldı. Maalesef, 100’ün üzerinde müzisyen hayatına son verdi ve son olarak da geçtiğimiz günlerde ünlü keman virtüözü İlyas Tetik yaşamına son verdi.

Evet, intihar çözüm değil diyoruz her seferinde, ancak sosyal devletin gereklerini yerine getirmeyen iktidar da maalesef, bu ölümlerden sorumlu. İktidar, müziği hayatı bütünleyen, güzelleştiren bir parça olarak değil de rahatsızlık veren bir unsur olarak gördüğü için pandemi kısıtlamalarını kaldırırken gece on ikiden sonra müzik yasağını kalıcılaştırdı. Peki, ne yapacak bu insanlar? Yani gece on ikiden sonra zaten belli kısıtlamalar vardı, bunun düzenlemesi vardı ama yasak nedir Allah aşkına, gece on ikiden sonra müzik yasağı? Yani hakikaten hiç mi müzik dinlemiyorsunuz, hiç mi bir eğlence yerinde bulunmuyorsunuz ve bu kadar nazik, ince ve sanatla yaşayan bu insanların yaşamını bu kadar hiçe sayabiliyorsunuz diyorum.

Sadece sanatı değil mutluluğu da öldürdünüz

Yasaklar bununla sınırlı kalmadı, dün mesela Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nde zabıta ekipleri Kürtçe müzik yapan gençlerin şarkılarını kesti ve müzik aletlerine de el koydu. Müzisyenler isyan ediyorlar ve diyorlar ki: “Haksızlık yapmıyoruz, uyuşturucu satmıyoruz, sanat yapıyoruz; sanat susamaz.” Evet, onlar haksızlık yapmıyorlar, yolsuzluk yapmıyorlar, müzik yapıyorlar. Ben yirmi yıl boyuncu o caddede avukatlık yaptım ve Perulu müzisyenlerden Romen müzisyenlere, Kürt müzisyenlere, herkes, her milletten müzisyen İstiklal Caddesi’nde müzik yapardı ve gerçekten, insanlar oradan mutlulukla geçerlerdi. Siz birçok yerde olduğu gibi aslında sadece sanatı değil mutluluğu öldürdünüz gerçekten ve bu tutumunuzdan dolayı yarın nasıl özür dileyeceğinizi şaşıracaksınız. Hani, Ahmet Kaya’ya çatal fırlatanlar bugün nasıl “Bin pişmanım.” diyorsa sizler de sanata karşı düşmanca tutumunuzdan dolayı utanç duyacaksınız. Kültürel iktidar olamadık diye kültürü yok etmeye çalışıyorsunuz ama kültür ve sanat kendini yaşatacak bir yolu mutlaka bulacaktır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu