Gündem

Kanal İstanbul Karadeniz’i ABD’ye peşkeş çekmektir!

Bilal DEMİR -Değil finansmanı projesi bile yokken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün, imam duası ile güya kanal İstanbul projesinin temelini attı. Bunun adı sadece ses bombası patlatmak yani Show ve inat değil aynı zamanda perde gerilerinde verilen gizli sözlerin yerine getirilmesidir. Kastım; kanal güzergahında arazi kapatanlarla beraber, Montrö Anlaşması’nı işlevsiz hale getirmek isteyen Amerika’ya verilen taahhüttür. Evet, Kanal İstanbul Montrö’ye suikasttır ve Karadeniz’i ABD’ye peşkeş çekmektir.

Tayyip Erdoğan Kanal İstanbul’u Türkiye’ye faydalı olduğu için değil siyasi mecburiyetleri sebebiyle sahipleniyor. Dün atılan temel göstermeliktir zira köprü inşaatı zaten otoyolun bir parçasıdır. Ayrıca dün verdiği bilgiler doğru değildir. Dün Hatay’da yaptığı konuşmasında, ‘’İngiltere’de korona aşısı olandan 100 Pound alınıyor’’ ifadesi nasıl doğru değilse dün verdiği bilgilerde hakikat değildir.

Dün Erdoğan dedi ki ‘’Kanal İstanbul Projesi için vatandaşın cebinden bir kuruş çıkmayacak.’’ Hatırlayın Erdoğan bu sözü, geçiş garantili köprü ve otoyollar içinde söylemişti. Oysa yaşadık ve gördük vatandaşın cebinden yer yıl ne kadar para çıktığını. Yap-İşlet-Devret projeleri ile vatandaş ve devlet adeta soyuldu ve hala soyuluyor. Şimdi de benzer bir terane ve kandırmaca söz konusu.

Yahu daha iki gün önce Ulaştırma Bakanı Adil İsmailoğlu ‘’Kanal İstanbul’a da geçiş garantileri verilecek’’ demedi mi? Dedi ise Tayyip Erdoğan’ın, devletten-milletten para çıkmayacak ifadesi ne anlama geliyor? Pardon ama geçiş garanti paralarını yoksa uzaylılar mı karşılayacak? Gelin görün ki Türkiye’yi kimler nasıl yönetiyor…

Cumhurbaşkanı, 2 gün önce açıklama yapan bakanını yalanlıyor. Ayrıca hangi gemi boğazdan bedava geçmek varken para vererek Kanal İstanbul’u tercih edecek. Üstelik Kanal İstanbul dedikleri yer sığ ve orada gemilerin sıkışma tehlikesi var ki bunun örneğini kısa bir süre önce Süveyş Kanalı’nda gördük. Dolayısı ile ‘’Kanal İstanbul kendi kendini amorti edecek’’ lafı palavradır. Hemen buna şunu da ifade etmek gerekir;

Boğazdan geçen gemi trafiği her geçen gün artmıyor aksine azalıyor. Zira artık petrol gemilerle değil, yeni inşa edilen borularla taşınıyor. Bir başka boyutu ise şu;

Tayyip Erdoğan değil miydi ‘’yapılaşmalarla İstanbul’a ihanet ettik ve hala ihanet ediyoruz’’ itirafında bulunan? O zaman Kanal İstanbul’da yeni yapılaşmalara ve nüfuzun katlanmasına neden olacağından dolayı buda ihanet olmayacak mı? İhanetin devamı olmayacak mı? Keza Cumhurbaşkanı Erdoğan bir saptırma daha yaptı; Neymiş efendim… Köprüleri, yolları, havalimanlarını AKP yapmışmış. Hayır, efendim; köprüleri, yolları, havalimanlarını, şehir hastanelerini Saray değil, rantçı müteahhitler yaptı. 5 liralık işler, Saraya yakın müteahhitlere 15-20 liraya yaptırıldı ve bu şekilde onlara servetler bahşedilmiştir. Millet ise bu astronomik bedelleri onlarca yıl ödemek zorundadır. AK Parti Hükümeti böyle yaptığı için de vatandaş; Devletin yaptığı köprülerden geçtiğinde 10 lira küsür verirken, müteahhitlerin yaptığı köprü ve yollardan geçtiğinde 100 küsür lira veriyor.

Kanal İstanbul’un dünkü temel atma seremonisinde Tayyip Erdoğan’ın tahkime dikkat çekmesi de önemliydi. Zira Cumhurbaşkanının o beyanı, iktidardan gideceğini adeta kabul etmesi şeklinde yorumlanmıştır. ‘’Kanal İstanbul’a AKP gittikten sonra para ödemeyeceğiz’’ diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Erdoğan eskisi gibi ‘’iktidarı rüyanda görürsün’’ demek yerine uluslararası tahkimi işaret etti ve bunu anlamı; yatırımcıların AKP’nin gidişini dikkate almasıdır.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu