Genel

Behiç Çelik: can, mal ve ırz güvenliği mafya düzeninin insafına bırakılıyor

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik -Birçok defa açıkladığımız gibi bir devlet düzeninin varlığı ancak hukukla ve adaletle kaimdir. Eğer hukuk ve adaletten hareketle kamu düzeni, can ve mal güvenliği teminat altında değilse orada kaos var demektir. Kaos istikrarsızlığın birincil göstergesidir. İşte, arkadaşlar, AKP, yirmi yıla yaklaşan yönetiminde, temelleri çok sağlam atılmış olan Türkiye Cumhuriyeti’nin köklerini ve yönetim değerlerini bir bir sökerek kaosun başaktörü olmuştur. Son günlerde yaşadığımız olaylar bunun en belirgin kanıtıdır. Hırsızlıklar, talanlar, soygunlar, gümrük yolsuzları, Merkez Bankası olayı, uyuşturucu ve kokain işleri, Ticaret Bakanının kendi Bakanlığına mal satması, belediyeler üzerinden insan kaçakçılığı, Thodex yolsuzluğu, mafyadan haraç alan siyasiler, beş maaş alan bürokratlar vesaire.

Değerli milletvekilleri, bu yolsuzlukların devlet organlarını nasıl çürüttüğünü bilmem izaha gerek var mı? Böylesine pespaye bir zihniyetin gayrimedeni icraatlar yaptığını ifade etmek için de kâhin olmaya gerek yok. Sonuç, mafyalaşmış bir devlet yapısı. Artık maddiyatın, kara paranın, gayrimeşru gelirlerin şımarttığı bir iktidar olarak kibir abidesine dönüştüklerini açıkça görüyoruz. Kirli para aynı zamanda kirli güç demektir. Kirli güç olmazsa sağlanan gelirin de muhafazası mümkün olmaz. Şimdi işte bu yaşanmaktadır. Adaletin yerlerde sürünmeye terk edildiği bir kamu düzeninde hakkın haklıya teslimi düşünülemez. Başta da arz ettiğim gibi kamu düzeni rafa kaldırılıyor; can, mal ve ırz güvenliği mafya düzeninin insafına bırakılıyor.

Evet, İzmir’de yaşanan elim hadise bir serserinin işlediği cinayetten çok daha fazladır. Aslında burada bu kurşun Türkiye Cumhuriyeti’ne sıkılmıştır. Uluslararası toplumda Türkiye Cumhuriyeti’ni itibarsızlaştırma girişimi olarak değerlendirmek gerekir. Biz kaos yaratılarak toz duman içinde olan bir ülke, iktidarın iğvasına maruz kalmış bir halk olmak istemiyoruz. Geleceğe güvenle, huzurla bakmak istiyoruz. Biz, vatandaşlarımızın tümünün can ve mal güvenliğinin kutsallığına inanıyoruz, devlet olmamızın vasfı da budur. O sebeple, İzmir saldırısının tahkikatı kamuoyunu tatmin edecek şekilde yapılmalı ve cani ve caniyle bağlantılı tüm kişilerin bağlantıları vuzuha kavuşturulmalıdır.

AKP Genel Başkan Yardımcısı diyor ki: “Türkiye, huzur ve güvenliğini bozmaya çalışan provokasyonlara asla fırsat vermeyecektir.” Bu söze ne denir? Deve hikâyesi gibi “Nerem doğru ki?”

Ya bu ülkede provokasyon üzerinden, gerilim üzerinden nemalanma üstadı zaten AKP’nin yönetici elitlerinin işidir.

Dolayısıyla, son olarak şunu yüce Meclise arz etmek istiyorum. Bizim milletçe, huzura, barışa, kardeşliğe, hukuka ve demokrasiye ve iyi yönetime ihtiyacımız var. Bunun da biricik yolu, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemi tesis ederek erken seçimdir arkadaşlar.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu