Gündem

Deniz Poyraz cinayeti ile ilgili HDP’den flaş açıklama geldi!

İzmir HDP il binasında kafasına aldığı 6 kurşunla hayatını kaybeden Deniz Poyraz toprağa gömüldü lakin yankıları halen devam ediyor. Deiz Poyraz cinayeti hakkında mecliste flaş açıklamalarda bulunan HDP İstanbul Milletvekili HAKKI SARUHAN OLUÇ çok çarpıcı bilgiler verdi;

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) -Deniz Poyraz canımız ciğerimiz bir arkadaşımız, genç bir kadın arkadaşımız, yıllardır bizlerle birlikte çalışan bir arkadaşımız; maalesef çok alçakça bir saldırı sonucunda kendisini kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz ve halkımıza da başsağlığı diliyoruz.

Acımız gerçekten büyük, öfkemiz de çok büyük çünkü eğitilmiş bir katille karşı karşıya kaldık; eğitilmiş bir katil ve planlı bir katliam; hazırlığı yapılmış, planlı bir katliam ve arkasında belli güçler var. Eğitilmiş bir katil olduğunu nereden biliyoruz? Fotoğraflar koymuş kendi sitesine, sosyal medya hesabına. Sadece bu değil, ne zaman Türkiye’de bu tür bir cinayet ya da katliam yapılsa ve yapan yakalansa ilk söylediği laf nedir? “Bağlantım yok, kendim yaptım.” ilk söylediği laf budur. Onu söyleyen katilin arkasında çok ciddi bir örgüt olduğunun açıkça itirafıdır, bu bir.

İki, ne hikmetse bu tür katliamları yapan alçaklar her zaman “Psikolojim bozuktu, ilaç alıyordum.” derler, bu da aynı şeyi söylüyor. Eğitilmiş ve hazırlanmış bir katil olduğu çok açık ve net ortada. Bu söyledikleri ilk olarak bize bunu açıkça gösterdi. Ön keşif yapmış, geliş gidişler yapmış, sokakta dolaşmış, il binamıza girmiş. Taksi şoförünün ifadeleri var; defalarca gelmiş, hazırlık yapmış. Bu da değil, yeterince bu söylediğim yetmiyor…

Suriye’de eğitilmiş, Suriye’de çekilmiş fotoğrafları var. Suriye’de hangi katliamlara karıştığını bilmiyoruz. Bakın, defalarca bunu konuştuk bu Mecliste de, dışarıda da. Suriye’de eğitilmiş, katliamlara karışan yüzlerce, binlerce kimisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, kimisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan IŞİD, El Nusra, Ahrar-el Şam, HTŞ gibi terör örgütleriyle birlikte çalışmış insanları Türkiye sınırlarının içinden aldınız. Bunu Türkiye’nin çeşitli illerine yerleştirdiniz, “Türkiye ve toplum açısından büyük bir tehlikedir.” dedik, anlatamadık. İşte, bir tanesi ortaya çıktı; eğitilmiş, hazırlık yapmış bir katil. Kaç kişi var bu durumda olan? Soruyoruz iktidara daha kaç kişi var bu durumda olan?

Şimdi, bakın, bunun ardında nasıl bir siyasi irade var? Nasıl bir güç var? Bunu sormamız gerekiyor. Şimdi, yargı aldı, çok hızlı bir şekilde tutuklama talebiyle nöbetçi hâkimliğe sevk etti. Nasıl oluyor ya? Boğaziçinde bir üniversite öğrencisi; bir şeyi protesto eder, dört gün göz altında tutulur, hiçbir şey yapmamıştır, yetmez, uzatma istenir. 104 emekli amiral -içeriğini tartışmıyorum- bir bildiriye imza atarlar, sekiz gün gözaltında tutulurlar ama bu planlı, hazırlık yapmış katil bir gün bile, yirmi dört saat bile tutulmadan tutuklandı. Neden? Çünkü yargı gereken soruşturmayı yapmadı. Hani bağımsız ve tarafsız yargıydı? Değil, bağımlı ve taraflı. Nasıl oluyor bu?

Bir buçuk yıldır İzmir HDP il binasının önünde çadır kurulu ve İzmir Emniyet Güvenlik Şube burada nöbet tutuyor. Bizim binamıza gelip de il binamızda çay içmek isteyene sokakta GBT kontrolü yapıyorlar, sokağa giren çıkan her şey kontrol altında, karakol kurulmuş vaziyette; adam geliyor elinde çantayla -içinde ne olduğu belli değil, o çanta da kayboldu- giriyor, elinde eldivenler, simsiyah giyinmiş ve katlediyor arkadaşımızı, polisin hiç kılı kıpırdamıyor. Nasıl olmuş bu? Kılının kıpırdamasını bırakın adam silahları çekip öldürdükten sonra aşağı iniyor, merdivenlerde polis gözaltına alırken diyor ki: “İsmin neydi ağabeyciğim?” Polise bakın siz, katile “İsmin neydi ağabeyciğim?” diyor! Bu, Hrant Dink’i katleden Ogün Samast’la birlikte akşam fotoğraf çektiren polislerden sonra, “İsmin neydi ağabeyciğim?” polisi tarihe geçmiştir, kara bir lekedir, bunu da bir kez daha söyleyelim.

Etraflı soruşturma yürütmeden tutuklama, katilin, cinayetten sonra yaptığı paylaşımlar, gözaltına alınmasından sonra siliniyor, kim siliyor, sosyal medya hesabını kim kapatıyor?

Silahlı pozları var, bilişim polisi bugüne kadar neden herhangi bir işlem yapmıyor? Ya bir sosyal medya paylaşımında bulunanı apar topar götürüyor bu iktidarın polisi, o pozlar hakkında niye hiçbir işlem yapılmıyor?

Yani neyi söylemeye çalışıyorum sonuç olarak: Hazırlanmış, eğitilmiş, planlı bir iş ve bunun yarattığı sonuçlar çok acı.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu