Ekonomi

Şimşek’in açıkladığı tasarruf tedbirleri verimlilikten uzak ve sembolik adımlardan ibaret!

Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıkladığı tasarruf tedbirleri paketini eleştirdi. Çiler, paketin verimlilikten uzak ve sembolik adımlardan ibaret olduğunu belirterek, enflasyon ve ekonomik refah sorunlarına kalıcı çözümler getirmediğini vurguladı.

Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan yeni tasarruf tedbirleri paketini sert bir dille eleştirdi. Çiler, paketin daha önceki tasarruf tedbirleri gibi sembolik adımlardan ibaret olduğunu belirterek, kamu harcamalarındaki bu tür kısıtlamaların gerçek sorunları çözmediğini savundu.


Önceki Tasarruf Paketleri ve Etkileri

2023 yılının yaz aylarında açıklanan tasarruf paketi, cari açığın kapanması, ekonomik refahın sağlanması ve enflasyonla mücadelede etkili olamamıştı. Çiler, bu duruma dikkat çekerek, yeni açıklanan paketin de benzer bir kaderle karşılaşabileceğini ifade etti.

Ekonomik göstergeler, memurların, işçilerin ve emeklilerin hayatlarını zor şartlar altında sürdürmeye çalıştığını ve ciddi bir yoksullaşma yaşandığını gösteriyor. Çiler, vatandaşların hızla artan enflasyonla yaşamaya alıştırıldığını ve bu durumun sürdürülemez olduğunu belirtti.


Kamuda Tasarruf Tedbirleri: Gerçekten Verimli mi?

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in açıklamalarına göre, kamuda 100 milyar liralık bir tasarruf hedefleniyor. Ancak Çiler, bu tasarruf tedbirlerinin hangi kalemlerden yapılacağının belirsiz olduğunu ve verimlilikten uzak adımlar içerdiğini iddia ediyor. Örneğin, kamuda servis kullanımının kaldırılması önerisi, metropol şehirlerde trafik sorunlarını artırabilir ve vatandaşların kendi araçlarını kullanmaları sonucu yakıt tüketimi ve zaman kaybına yol açabilir. Çiler, bu tür adımların israf olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Kanun Teklifi ve Popülist Yaklaşımlar

Çiler, görüşülen kanun teklifinin de verimlilikten uzak, yapısal değerlendirmeler içermeyen popülist bir yaklaşım olduğunu belirtti. Kanun teklifi, fahiş fiyatlarla mücadele etmeyi amaçlasa da, hal, perakende ticaret, AVM, zincir marketler ve lisanslı depoculuk gibi alanlarda kapsamlı düzenlemeler getirmiyor. Sadece cezaların artırılması ve bazı sürelerin uzatılması gibi geçici çözümler sunuyor.

Kanun teklifi, yüksek gıda enflasyonuna ve üreticiden sofraya kadarki maliyet artışlarına bütüncül bir çözüm sunmuyor. Çiler, bu tür düzenlemelerin uzun vadede etkili olamayacağını ve yapısal reformların gerekliliğini vurguluyor.

”Evet, dün Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek kamuda tasarruf tedbirleri paketini açıkladı. Bu tasarruf paketi de öncekiler gibi sembolik bazı adımlardan ibaret. 2023 yılının yaz ayında tasarruf paketi zaten açıklanmıştı. Cari açığın kapanmasında, ekonomik refahın sağlanmasında, enflasyonla mücadelede anlamlı adımlar atılmasında müspet sonuçlar alamadık. Memuru, işçisi, emeklisi, toplumun büyük kesimi zorlukla yaşamaya çalışıyor, çok ciddi bir yoksullaşma var. Hızla artan enflasyonla yaşamaya çalışmak nasıl bir şey?

Siz vatandaşlarımızı enflasyonla yaşamaya alıştırdınız. Kamuda tasarruf yapılması önemli ancak bu tasarrufları hangi kalemlerden yapıyorsunuz? Tasarruf beklentisi 100 milyar lira. Buğdayın başağı çok ama içinde tanesi maalesef yok. Verimliliği artırıyoruz mu? Size sadece bir örnek vereyim: “Kamuda servis kullanımı kaldırılacak.” dedi Sayın Bakan. Servis kullanılmadığında metropol şehirlerde trafik ne hâlde olacak?

Vatandaşlarımız kendi aracını kullandığı zaman yakıt kullanımı, zaman kaybı, bunlar israf sayılmıyor mu? Verimlilikten uzak atılan adımlar tasarruf sayılmaz, kusura bakmayın. Şimdi, bugün görüştüğümüz kanun teklifi de bu şekilde. Verimlilikten uzak, yapısal değerlendirmelerin yapılmadığı popülist bir yaklaşımla hazırlanmış. Kanun teklifiyle fahiş fiyatla mücadele edeceğinizi açıklıyorsunuz.

Bu kanun teklifi hal, perakende ticaret, AVM, zincir marketler, lisanslı depoculuk alanlarında kapsamlı düzenlemeler getirmiyor. Sadece cezaların katlanmasıyla kanuna uyum amaçlı olarak bazı sürelerin uzatılmasına ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararını kısmen karşılamayı amaçlıyor. Kanun teklifi yüksek gıda enflasyonuna ve üreticiden sofraya kadarki asıl maliyet artışlarına bütüncül bir çözüm içermiyor.” dedi.