Genel

Milletvekili Leyla Şahin Usta, Meclis Üslubu Üzerine Çağrıda Bulundu

Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, Meclis'te üslubun önemine dair düşüncelerini paylaştı ve milletvekillerine temiz dil kullanımı çağrısında bulundu. İşte detaylar.

Türkiye’nin siyasi arenasında zaman zaman gergin anlara tanıklık edilirken, Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) dil ve üslup kullanımının önemi üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Milletvekili, Meclis’in saygınlığını korumanın ve yapıcı bir iletişim ortamını teşvik etmenin altını çizdi.

Meclis’te Üslup ve Dilin Önemi

Milletvekili Leyla Şahin Usta, TBMM’deki son tartışmaları değerlendirirken, milletvekillerinin kürsüde kullanacakları dilin önemini vurguladı. Usta, “TBMM’nin mehabetine uygun konuşmanın, kaba ve yaralayıcı eleştirilerden kaçınmanın herkes için önemli olduğunu” söyledi. Bu açıklama, Meclis’te zaman zaman yaşanan sert tartışmaların, milletvekillerinin birbirlerine yönelik sataşmalarının arttığı bir döneme denk geldi.

Ankara Milletvekili, kürsüdeki konuşmaların sadece mevcut tartışmalara değil, aynı zamanda Meclis’in işleyişine de zarar verdiğini belirtti. Usta, “Konuşmaların anlaşılmasına veya Meclis’in işleyişine bir fayda sağlamadığını” ifade ederek, milletvekillerine daha temiz ve özenli bir dil kullanma çağrısında bulundu.

Temiz Dilin Önemi

Usta’nın açıklamaları, TBMM’nin kültür ve geleneklerine saygı gösterilmesi gerektiğini de hatırlatıyor. Milletvekili, “Meclis izleyen herkesin, kürsüdeki hatibe değer verdiğini ve milleti temsil etmenin sorumluluğu altında olduklarını” dile getirdi. Bu bağlamda, AK PARTİ Grubu olarak bu konudaki hassasiyetlerini artırarak devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

Meclis’teki Bağırmanın Çözüm Olmadığı Vurgusu

Leyla Şahin Usta, Meclis kürsüsünden yapılan bağırma eylemlerinin çözüm olmadığını, bunun yerine temiz ve anlaşılır bir dille konuşmanın herkesin beklentisi olduğunu vurguladı. Ayrıca, milletvekillerinin üsluplarını yükseltmenin, söyledikleri sözlerin doğruluğunu artırmadığını da belirtti.

Ortak Mutabakata Varılması

Ankara Milletvekili’nin açıklamaları, TBMM’de bir ortak mutabakata varılmasından duyduğu memnuniyeti de içeriyor. Bu mutabakat, Meclis’te daha saygılı ve anlayışlı bir iletişim ortamının teşvik edilmesine yönelik bir adım olarak görülebilir.

Konuya ilişkin şu açıklamalarda bulunmuştu;

Evet, az önce, kısa bir süre önce yaşadığımız tartışmalar üzerine, hepimizin bu Meclisin mehabetine uygun, özellikle kürsüdeki hatibin kaba, yaralayıcı, ağır eleştiri ve hakaretlerle konuşmaması, söz ve cümleler kullanmaması, üslubuna dikkat etmesi, hepimiz için çok önemli. Bu Meclisin mehabeti açısından çok önemli ve kıymetli.

Maalesef, bu çatı altında zaman zaman bu Meclisin kürsüsüne yakışmayacak, bir milletvekiline yakışmayacak ağır eleştiri denilebilir, zaman zaman hakaretleri duyuyoruz ve buradan sonrasında yerinden sataşmalara, karşılıklı ağır eleştirilere kadar varan bir sürece gidiyor. Bu, ne konuşmacının konuşmasının yerini bulmasına veya anlaşılmasına bir fayda sağlıyor ne de Meclisin işleyişine bir fayda sağlıyor. O yüzden hem kürsüdeki hatibin temiz ve özenli bir dille konuşmasının çok önemli olduğunu, Meclisi izleyen milletvekillerimizin, kürsüdeki hatibe ne kadar değer vererek dinlediğini, bir milleti temsil ettiğimizi unutmayarak kendi onurumuza ve bu milletin Meclisine yakışacak bir mehabetle konuşulmasının sadece bugün için değil, bundan sonraki bütün kürsüye gelecek veya yerinde oturan tüm milletvekillerimiz için geçerli olduğunu söylüyorum.

Biz de AK PARTİ Grubu olarak bu konudaki hassasiyetimizi daha da artırarak devam edeceğiz. Ancak şunu özellikle tekrar vurgulamak istiyorum: Meclisin kürsüsünden bağırmak bir çözüm değil, sesinizi yükseltmek, söylediğiniz sözün doğruluğunu artıracak bir usul de değil, üslup da değil. Bu Meclisin anlaşılır, güzel bir dille ve temiz bir dille konuşulmasının herkesin beklentisi olduğunu söylüyorum ve bu konuda ortak bir mutabakata varılmasından da memnuniyetimi bildiriyorum.

Sonuç

Milletvekili Leyla Şahin Usta’nın bu açıklamaları, TBMM’de dil ve üslup kullanımının sadece mevcut siyasi tartışmalarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda geniş bir etik ve kültürel boyutu da barındırdığını gösteriyor. Usta’nın çağrısı, Meclis’te daha yapıcı bir iletişim kurulması ve siyasi tartışmaların daha medeni bir zeminde yürütülmesi için önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Bu, sadece bugün için değil, gelecekteki tüm TBMM milletvekillerine örnek teşkil etmektedir.