Kamu Haberleri

Astsubayların Yıllardır Devam Eden Mağduriyetine Işık Tutan Murat Bakan’ın Güçlü Çağrısı

İzmir Milletvekili Murat Bakan, astsubayların karşılaştığı adaletsizliklere ve ekonomik zorluklara dikkat çekiyor. Emeklilik ve maaş farklılıkları gibi konuların yanı sıra, astsubayların yaşadığı günlük zorluklara ve onlara yönelik yasal düzenlemelerin gerekliliğine vurgu yapıyor.

1970 yılında Eskişehir’de başlayan ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılan astsubay hareketi, bugün de İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın gündeme getirdiği konuşmalarla devam ediyor. Astsubaylar ve aileleri tarafından yıllar önce başlatılan mücadele, emekli astsubayların yaşadığı ekonomik zorluklarla bir kez daha gündeme geldi.

Bir Hareketin Anatomisi: Astsubayların Sesinin Yankıları

Eskişehir 1’inci Hava Kuvveti Komutanlığından başlayarak tüm yurda yayılan astsubayların eylemleri, dikkat çekici bir direniş öyküsü olarak Türk toplumunun belleğine kazındı. 1970 yılında astsubay eş ve çocuklarının “Anayasa, Anayasa, analara verme tasa” sloganlarıyla başlattığı bu hareket, sosyal ve ekonomik adalet arayışının sembolü haline geldi.

Günümüzde Astsubaylar: Emeklilik ve Maaş Adaletsizliği

İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki konuşmasında vurguladığı gibi, astsubayların sorunları yarım asırdan fazla bir süredir devam ediyor. Özellikle emeklilik maaşlarındaki adaletsizlikler, astsubayların en büyük sıkıntılarından biri. Emekli bir subayın maaşı, aktif görevdeyken aldığı ücretin yüzde 70-80’ini bulurken, bir astsubay bu oranın çok daha altında bir maaşla yetinmek zorunda kalıyor. Emekli bir albay, yeni mezun bir teğmenin maaşından daha fazla alırken, emekli bir astsubay çavuş maaşının altında bir gelirle hayatını sürdürüyor.

Yurt İçi ve Suriye’deki Görevler: Astsubayların Fedakarlıkları

Murat Bakan, konuşmasında Türkiye’nin iç ve dış politikadaki zorluklarına da değindi. Türkiye, 9 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaparken, bu misafirperverliğin maliyeti astsubayların mağduriyetine gölge düşürmemeli. Bakan, Millî Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanına seslenerek, astsubayların sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini ifade etti.

Geleceğe Yönelik Çağrı: Yasal Düzenleme Talebi

Bakan’ın konuşması, astsubayların yasal haklarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Önerilen yasa teklifi ile astsubaylara rütbelerine göre 9000 ila 10000 arası ek gösterge verilmesi planlanıyor. Bu düzenleme, astsubayların tazminat ve maaş sorunlarını kökünden çözecek bir adım olarak görülüyor.

Sonuç: Birlikten Kuvvet Doğar

Murat Bakan’ın çağrısı, siyasi partilerin ve toplumun desteğini birleştirerek, astsubayların sorunlarına kalıcı çözümler bulma amacını taşıyor. “Karıncaların gücü birlikteliğindedir” diyen Bakan, bu birlikteliğin astsubaylar için de geçerli olduğunu belirtiyor. Astsubayların, asker ve polislerin kardeşleri olduğunu vurgulayan Bakan, bu sorunların çözümü için toplumsal bir dayanışma çağrısı yapıyor.

Astsubayların maruz kaldığı zorluklar ve bu zorlukların aşılmasına yönelik çabalar, Türkiye’nin sosyal adalet arayışındaki derinliklerini ve karmaşıklığını ortaya koyuyor. Milletvekili Murat Bakan’ın bu konudaki tutarlı çabaları, umarız ki yakın zamanda meyvesini verir ve astsubayların sesi, hak ettikleri değeri bulur.

Konuya ilişkin yapılan açıklamalarda şu ifadeler kullanıldı;

Yıl 1970, Eskişehir, havacıların kalesi, Eskişehir 1’inci Hava Kuvveti Komutanlığına bağlı 2 bin kadar astsubayın eşleri ve çocukları ellerinde “Anayasa, Anayasa, analara verme tasa, her yerde var alın terimiz, personel kanununda yok yerimiz.” yazılı dövizler taşıyarak yürüyüş yaparlar ve Atatürk anıtına çelenk koyarlar. Ardından, Gölcük, Diyarbakır, İzmir, İstanbul… Akabinde, 73 uçak teknisyeni astsubay pasif direnişe geçer, işi yavaşlatırlar, uçaklar uçmaz olur. Astsubay eş ve çocukları bu defa Ulus’a yürüyüşe geçerler, yürüyüş yaparlar, panzerler su sıkar ama geri adım atmazlar.

Değerli arkadaşlar, aradan tam elli dört yıl geçti, astsubayların sorunları elli dört yıl öncesinden daha ağır. Bugün emekli astsubaylar Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da “Geçinemiyoruz.” diyor, miting yapıyor arkadaşlar. Ben de dokuz yıldır bu kürsüden haykırıyorum: Askere, polise adalet diye. Ağustos 2017’de Çanakkale’de Adalet Kurultayında “Askere, polise adalet.” diye çalıştay yapmış bir arkadaşınızım. İçişleri Komisyonuna, Millî Savunma Komisyonuna ne zaman bir kanun teklifi gelse koşar giderim, bütçe görüşmelerinde bakanları sıkıştırırım; astsubayın, uzman jandarmanın, uzman çavuşun, polisin hakkını savunmak için.

Arkadaşlar, astsubayların çok sayıda problemi var ama bunlardan en önemlisi, bir astsubay emekli olduğunda maaşının ancak yüzde 50’sini alabilirken bir subay emekli olduğunda yüzde 70’ini, 80’ini alabiliyor. Bir emekli albay yeni mezun bir teğmenin maaşından daha fazlasını alırken bir emekli kıdemli başçavuş astsubay, çavuş maaşın altında emekli maaşı alıyor. Dikkatinizi çekerim, bu mukayeseyi yaparken “Albay fazla maaş alıyor.” demiyoruz, Türk subayı da fazlasını hak ediyor. Biz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, bir Türk subayın aydın yolundan giden insanlarız. Ancak, diyoruz ki astsubay da hakkını alsın. Hulusi Akar 18 Kasım 2021’de Erciyes Üniversitesinde diyor ki: “Hâlihazırda, hepimizin bildiği gibi, ülkemiz yurt içinde ve Suriye’de yaklaşık olarak 9 milyon Suriyelinin insani ihtiyaçları karşılamaktadır.”

Buradan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’e, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum: Yurt içinde ve Suriye’de 9 milyon Suriyelinin ihtiyaçlarını karşılayan Türkiye Cumhuriyeti 130 bin emekli astsubayın ihtiyacını karşılayamıyor mu; yazıklar olsun. Dünyanın en zor mesleğini icra edeceksin, yalçın dağlarda, azgın denizlerde, kuş uçmaz, kervan geçmez bozkırlarda görev yapacaksın, 4-5 tayin göreceksin, hiçbir yere kök salamayacaksın, gün gelecek çocuğunun doğumunu göremeyeceksin, mezuniyetini göremeyeceksin, vatan için can vereceksin, gözünü kırpmadan ölüme koşacaksın, en ağır koşullarda yirmi beş-otuz yıl görev yapacaksın, emekli olduğunda ailenle, çoluğunla çocuğunla beraber huzurla yaşlanamayacaksın, güvenlik görevlisi olacaksın, korumalık yapacaksın, çay dağıtacaksın, çay dağıtacaksın; Allah’tan reva mıdır arkadaşlar?

Astsubay Ömer Halisdemir’e “Öl!” emrini veren, Esma Astsubaya “Bombayı imha et!” emrini veren subay 4-5 tane ayrı tazminat alacak, siz astsubaydan bir tanesini esirgeyeceksiniz Gündeme alınmasını istediğimiz bu kanun teklifiyle astsubaya rütbesine göre 9000 ila 10000 ek göstergeyle, binbaşılarımıza 9000, kıdemli binbaşılarımızı 10000 ek göstergeyle tazminat sorununu, kangren olmuş tazminat sorununu kökünden çözüyoruz arkadaşlar. Bizler delikanlı çağımızda sokaklarda top oynarken onların eli silah tuttu.

Biz sevgililerimize kır çiçeği toplarken onlar kır çiçeklerini kanları ve terleriyle suladılar. Bizler sıcak yataklarımız uyurken onlar eksi 30 derecede Gabar’da, Cudi’de, Amanoslarda, yalçın dağlarda, azgın denizlerde görev yaptılar. Bizler hafta sonunu ailelerimizle geçirirken onlar ayın en az on gününü tatbikatta, nöbette, gece eğitiminde, operasyonda geçirdiler, tek kuruş fazla mesai almadılar.

Evlatlarının doğumunda, sevdiklerinin mutlu günlerinde, acılarında yanlarında olamadılar. Görev verildiğinde de ölüme giderken de muhakeme etmediler, bir an bile düşünmediler. Şimdi sıra bizde değerli arkadaşlar, onlara borcumuz var. Bizlerin çocukları rahat uyuyabilsin diye kendi çocuklarının yetim kalmasını göze alanlara borcumuz var. Buradan tüm siyasi parti gruplarına sesleniyorum:

Gelin, bu kanun teklifini gündeme alalım, kahraman astsubaylarımızın sorunlarını birlikte çözelim. Bu onur hepimize ait olsun. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in çok sevdiğim bir sözü var, onunla bitireyim istiyorum. “Sizi güçsüz, zayıf, yalnız bir karınca gibi görüyorlar.

Karıncaların gücü birlikteliğindedir, yan yana durmasındadır. Ben bu karıncaları ezdirmem, karıncanın kardeşi var.” diyor Özgür Özel. Askerin, polisin kardeşi var, astsubayın kardeşi var; o da Cumhuriyet Halk Partisidir değerli arkadaşlar.