Ekonomi

Deutsche Bank’tan Sürpriz Faiz Tahmini: TCMB’nin Mart Hamlesi Ne Olacak?

Alman bankacılık devi Deutsche Bank, Türkiye'de beklenenden yüksek gelen şubat enflasyonu sonrasında TCMB'nin faiz politikasında önemli bir değişikliğe işaret ediyor. Peki, Türkiye ekonomisini neler bekliyor? Detaylar haberimizde.

Türkiye ekonomisi, son zamanlarda yaşanan gelişmelerle birlikte yine global finans çevrelerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Alman bankacılık devi Deutsche Bank, şubat ayı enflasyon rakamlarının beklentileri aşması sonucunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikasında önemli bir değişikliğe gitme ihtimalini güçlü bir şekilde dile getirdi. Analistler, TCMB’nin mart ayındaki toplantısında faiz oranlarını 500 baz puan artırarak yüzde 45’ten yüzde 50’ye çıkarma ihtimalinin “yüksek” olduğunu belirtti. Bu durum, Türkiye ekonomisinde nasıl bir etki yaratacak?

Deutsche Bank’ın analizine göre, Türkiye’deki enflasyon dinamiklerinin kötüleşmesi ve dirençli iç talep koşulları, bu faiz artırımı kararını zorunlu kılıyor. Ocak ayında faiz artırımına giden TCMB, son toplantısında herhangi bir değişiklik yapmamıştı. Ancak, şubat ayı enflasyonunun yıllık bazda %67,07 seviyesine ulaşması, merkez bankasının elini faiz artırımı yönünde zorluyor gibi görünüyor.

Amerikan yatırım bankası JPMorgan da benzer bir tahminde bulunarak, TCMB’nin nisanda politika faizini 500 baz puan daha artırabileceğini öngörmüştü. Yatırım bankalarının bu tahminleri, Türkiye ekonomisi üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Faiz artırımı, hem iç talebi yavaşlatma hem de enflasyon üzerindeki baskıyı azaltma potansiyeline sahip. Ancak, kısa vadede döviz kurları ve enflasyon üzerindeki etkileri dikkatle izlenmelidir.

Yiğit Onay liderliğindeki Deutsche Bank analist ekibi, Türkiye’nin kötüleşen enflasyon dinamikleri ve kırılgan beklentileri göz önünde bulundurarak politika faizi tahminlerini güncelledi. Özellikle, yaklaşan yerel seçimlerin ekonomik belirsizliği artırması ve döviz talebini yükseltmesi bekleniyor. Analistler, seçim sonrasında önemli bir döviz değer kaybı beklemeseler de, TCMB’nin rezerv pozisyonu ve enflasyon beklentilerini yönetme kabiliyetine ilişkin endişeleri dile getirdi.

Deutsche Bank’ın analizine göre, TCMB’nin mart toplantısında yapacağı faiz artırımı, kredibilitesini güçlendirmek ve makro-finansal riskleri yönetmek adına kritik öneme sahip. Uzun vadede ise, TCMB’nin dördüncü çeyreğe kadar beklemede kalması ve yıl sonuna doğru politika faizini kademeli olarak %45 seviyesine indirmesi bekleniyor. Bu süreçte, hizmet fiyatlarının kalıcı yapısının enflasyonun düşüş patikasını uzatabileceği belirtiliyor.

Türkiye ekonomisi için önemli bir dönemeç olan bu gelişmeler, hem yerel hem de global ekonomi için önemli sonuçlar doğurabilir. TCMB’nin aldığı ve alacağı kararlar, Türkiye ekonomisinin yönünü belirleyecek ve küresel yatırımcıların Türkiye piyasalarına olan güvenini etkileyecektir. Bu nedenle, mart ayındaki TCMB toplantısı, her zamankinden daha fazla merak ve ilgiyle bekleniyor.