Gündem

Siyanürle Altın Arama Türkiye’yi Osmanlı’nın Son Dönemine Getirdi!

CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, siyanürlü altın arama faaliyetlerinin doğa, insan ve toplum sağlığını tehdit ettiğini ve Türkiye'yi Osmanlı'nın son dönemine benzeyen bir sömürü sistemine sürüklediğini söyledi. Bektaş, İliç'te yaşanan maden faciasını ve Seydişehir Eti Alüminyum'daki emek sömürüsünü örnek göstererek iktidarı sert bir şekilde eleştirdi.

Konya Milletvekili Barış Bektaş, siyanürle altın arama faaliyetlerinin Türkiye’nin geleceği için büyük bir tehdit oluşturduğunu ve acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. Bektaş, yaptığı açıklamada, İliç maden ocağında yaşanan faciayı ve Seydişehir Eti Alüminyum’daki emek sömürüsünü örnek göstererek iktidarı sert bir şekilde eleştirdi.

Bektaş, “İliç’te Binali Bey ocağın tehlikeli olduğunu söyleyenlere ‘kara propaganda’ demişti. Israrla yürütme ve türevi olan idare dışında bütün kurumları bu sömürü sisteminin bir parçası haline getirdiniz” dedi.

Siyanürlü altın aramanın Konya’da da başladığını ve 2017 yılında İnlice’de bir maden ocağının açıldığını hatırlatan Bektaş, “Doğayı, insan sağlığını, toplum sağlığını yok sayan bir görüşle, bir anlayışla mücadele etmek durumundayız” diye konuştu.

Bektaş, “Toplum sağlığını yok sayan bu sömürüyü legal hale getiren acele kamulaştırma ve redevans sistemi gibi hukuki kavramlara da dikkat çekmek istiyorum” dedi.

Ermenek maden faciasında madenci ailesinin avukatlığını yaptığını hatırlatan Bektaş, “Orada bu haklı mücadeleye ortaklık eden Can Atalay şu an cezaevinde ancak naaşlar kırk dört günde çıktı Ermenek’te suyun altından” dedi.

Bektaş, Soma’da da benzer olayların yaşandığını ve emek mücadelesini veren Selçuk Kozağaçlı’nın şu an cezaevinde olduğunu da hatırlattı.

Seydişehirli olduğunu ve orada da bir hafta boyunca gayriresmî bir grevin yapıldığını belirten Bektaş, “Elektroliz bölümünde çalışanların ömrü kısalıyor, sağlığından gidiyor” dedi.

1969 yılında hububat ve narenciye karşılığı kurulan fabrikanın beşte 1 fiyatına yandaşlara peşkeş çekildiğini savunan Bektaş, “Sadece o fabrikayı almadılar, aynı zamanda Antalya Limanı’nı aldılar, aynı zamanda elektrik üreten barajı aldılar ama buna rağmen, halen işçiyi sömürmeye ve ağır iş, ağır sanayi kolundaki işçilerin emeğinden yararlanmaya devam eden bir anlayış söz konusu” dedi.

Bektaş, iktidarın bakışının değişmesini beklemediğini ancak yasamanın, yüce Meclisin bu konudaki farkındalığının artmasını dilediğini söyledi.

Bektaş’ın açıklamalarından öne çıkan diğer noktalar:

  • Siyanürlü altın arama faaliyetleri, doğa, insan ve toplum sağlığını tehdit ediyor.
  • İktidar, siyanürlü altın arama faaliyetlerini yandaşlarına peşkeş çekiyor.
  • Madenlerde ve fabrikalarda emek sömürüsü yaygın.
  • İktidar, emekçileri sömürerek ve doğayı tahrip ederek Türkiye’yi Osmanlı’nın son dönemine benzeyen bir sömürü sistemine sürüklüyor.