Genel

Türk Ceza Kanunu’nun 279’uncu maddesince kamu görevlilerinin suçu bildirmemesi suçtur!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Sedat Peker’den aylık 10 bin dolar maaş alan Milletvekili olduğunu söyledi. Bu Milletvekilinin ismini sadece savcılığa vereceğim diyen Soylu bugüne kadar bu ismi savcılığa vermedi. Sedat Peker’in iddiaları ile ilgili herhangi bir iddiaya muhatap kişi hakkında soruşturma açılmadığını vurgulayan Antalya Milletvekili Rafet Zeybek, yargı mensuplarına seslenerek ”Türk Ceza Kanunu’nun 279’uncu maddesi çok açık. kamu görevlilerinin suçu bildirmemesi suçtur. Eğer vicdanınız varsa ve “Görevimizi kanuna göre yapıyoruz.” diyorsanız, talimatları beklemeyi bırakın, derhâl harekete geçin; aksi takdirde, bu devletin çürümesinin ortağı olursunuz” dedi.

Rafet Zeybek, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı;

Cumhuriyet savcıları oturuyor, iddia konusu ilgililer susuyor

Bir süredir, biliyorsunuz, bir mafya aktörünün video görüntüleri Türkiye’nin gündemini belirledi. Milyonlarca kişi izliyor, izleyemeyenler izleyenlere “Neler söyledi?” diye soruyor ama Türkiye’nin gündemini belirleyen bu videolara karşı maalesef, başta cumhuriyet savcıları oturuyor, iddia konusu ilgililer susuyor, iktidar susuyor ama bu millet her gün bunu konuşuyor.

Bakınız, bu iddiaların içinde çok ciddi ithamlar var; doğrudur, yanlıştır ama bunun öncelikle cumhuriyet savcıları tarafından araştırılması gerekiyor, daha doğrusu soruşturma başlatılması gerekiyor ama onlar oturmuş talimat bekliyorlar.

Hukukta “şunlar ihbar eder” diye bir kural yoktur

Bu iddialarla ilgili sadece deniyor ki: “Bir mafya liderinin ihbarlarına mı itibar edeceğiz?” Değerli arkadaşlar, hukukta “şunlar ihbar eder” diye bir kural yoktur. “Cumhuriyet savcıları sadece barolar ihbar ederse, sadece muhalefet ihbar ederse, sadece sivil toplum kuruluşları ihbar ederse ele alır” diye bir kural yok ama yargı “Sadece yürütme ihbar ederse ele alırım…” Kim olursa olsun, eğer bağımsız ve tarafsız bir yargı varsa bunlar ihbar kabul edilir, soruşturulur; suçsuzlar aklanır, suçlular nereye gidiyorsa gitsin cezalarını çekerler; hukukun gereği budur, bu yapılmıyor değerli arkadaşlarım.

Gelin bu iddiaları araştıralım

Haydi yargı bunu yapmıyor, gelin, bu önergemize kabul oyu verin; bu devleti kirleten, bu devleti çürüten kimse -evet, devlet şu anda çürüyor- araştıralım, suçsuz olanları aklayalım, suçluları cezalandıralım, daha doğrusu yargıya götürelim; gelin, biz araştıralım diyoruz.

Yirmi yedi yıl cumhuriyet savcılığı yapmış bir milletvekili olarak buradan cumhuriyet savcılarına sesleniyorum: Eğer vicdanınız varsa ve “Görevimizi kanuna göre yapıyoruz.” diyorsanız, talimatları beklemeyi bırakın, derhâl harekete geçin; aksi takdirde, bu devletin çürümesinin ortağı olursunuz. Sayın savcılar, korkmayın, korkaklar adalet dağıtamaz. Yeter artık!

Hiç kimse konuşamıyor. Niye?

Üç yıldır bu kürsüden bas bas bağırdık, “Bu yargının sorunları vardır, bu yargı bağımsız ve tarafsız değildir.” dedik; duymazlıktan geldiniz değerli arkadaşlar ve bugün görüyorsunuz yargının hâlini. Bir suç örgütü elemanı devleti suçluyor, devleti tehdit ediyor, devletin görevlilerini tehdit ediyor, hiç kimse konuşamıyor. Niye? Değerli arkadaşlarım, yapmayın ya! Gelin, bakın… İçişleri Bakanı, örneğin, “Bir siyasetçi 10 milyar dolar aylık alıyor.” dedi mafyadan.

TCK 279. MADDE OLDUKÇA AÇIK

Daha bugüne kadar… Bakın, İçişleri Bakanı diyor ki: “Savcı isterse söyleyeceğim.” Savcı talimat gelirse saraydan ben soracağım… Kaç gün oldu ya, kaç gün oldu! Daha hâlâ açıklanmadı. Daha ne bekliyoruz ya, daha ne bekliyoruz! Yani, bakın, İçişleri Bakanı şu anda suç işliyor. Türk Ceza Kanunu’nun 279’uncu maddesi çok açık değerli arkadaşlarım, kamu görevlilerinin suçu bildirmemesi suçtur; yapılmıyor bu, yazıktır, günahtır!

Türkiye Cumhuriyeti devletini bu hâle getirmek suçtur; bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin onuruna, gururuna zarar veriyor. Bunu yapmayın.

Burada, aslolan, bu mafya iddialarının bu Meclis tarafından araştırılmasıdır. Biz eğer bunu yapamıyorsak Türkiye Cumhuriyeti devletinin çöküşüne, kirlenişine ortak olmuş oluruz. Gelin, bu çöküşün ortağı olmayalım. Gelin, bu önergemizi kabul edin, araştıralım. Bundan çekinmeyin.

Bu Türkiye Cumhuriyeti devleti hepimizin devletidir, buna hepimiz sahip çıkmak zorundayız, en önce de Türkiye Büyük Millet Meclisi sahip çıkmak zorunda. Şu anlaşılıyor: Artık, devletin içindekiler siyaset-mafya ve ticaret ilişkisinin içine girmiştir. Bu ilişkinin içine kim girdiyse bu kişilerden hesap sorulsun.

Suçsuzlardan sorulsun demiyoruz, bu ilişkiye girenlerden hesap sorun. Sormazsanız bu devletin çöküşünün sorumlusu olursunuz.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu