Genel

Peker’in iddialarını yalanlamaya kalkışanlar ithamları daha inandırıcı hâle getiriyorlar

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) -Son günlerde milyonlarca vatandaşımız gibi bizler de yeraltı dünyasını, gayrimeşruyu temsil eden bir kişinin, yer üstünü, hem de devletimizi temsil eden meşru kişiler hakkındaki açıklamalarını büyük bir üzüntüyle ve endişeyle takip ediyoruz. Bu kişi maalesef yalanlanmıyor, yalanlamaya kalkışanlar da kendilerine yapılan ithamları daha inandırıcı hâle getiriyorlar.

Biz, İYİ Parti olarak, içine düşülmüş bu laubali gayriciddilikte siyasi çıkar peşinde değiliz. Devletin kutsiyeti ve ebet müddet yaşayacağı düsturuyla yetişen, milletimizin önceliklerini benimseyen, demokratik kültürden vazgeçmeyen geleneği temsil eden bir milletvekili olarak devletimize zarar gelmesinden endişe ederim. Görüyoruz ki devletimizin bağımsız olması gereken adli kurumları konuya müdahil değiller. Yeni sistemde, tüm devlet işleyişinde olduğu gibi, tek bir kişinin işareti bekleniyor. Son yaşadığımız örnekteki düzeysiz ortamı hazırlayan temel sebep: Maalesef kurumlar arası iletişimi kesen, devlet hafızasını yok eden, devlet dışı aktörlerin devlet işlerine bulaşmasına ortam hazırlayan, yetkiye doymayan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemidir. Bu sistem kontrolünü kaybetmiştir. Sistemin ciddi kurumsal şeması yoktur. Milletimizin refahı, güvenliği, devletimizin bekası, ciddi sürdürülebilir devlet mekanizmasını işletebilmek için parlamenter demokratik sisteme acilen ihtiyaç duyuyoruz.

”Ziraat Bankasının Sayıştay denetiminden kaçırıldığını dikkatlerinize sunarım”

Bugün öğreniyoruz ki Ziraat Bankası bir basın kuruluşunun alımı için verdiği kredinin tahsilatıyla ilgili pek çaba sarf etmiyor. Devlet bankalarının neden Varlık Fonuna devredildiğini şimdi daha iyi anlıyoruz. Varlık Fonuna devirle Ziraat Bankasının Sayıştay denetiminden kaçırıldığını dikkatlerinize sunarım. 2019 senesi Sayıştay denetim raporlarında kamu bankalarının, özellikle Ziraat Bankasının özel kişi ve kuruluşlara sağladığı kredilerden dolayı ülke ekonomisine büyük bir risk yüklediği tespitine yer verildi. Ziraat Bankasının reklam, sponsorluk ve tanıtım adı altında kimlerle, hangi kuruluşlarla faaliyette bulunduğuna dair bilgileri Sayıştay incelemelerinde bile vermemesi dikkat çekicidir. Sayıştay Grup Başkanı Ziraat Bankasının kapısından içeri girememektedir.

Kamu bankalarının son yıllarda kimlere, hangi koşullarda kredi sağladığı, yönetim kurullarına kimlerin atandığı göz önünde tutulduğunda çiftçilerimizin ihtiyaçlarının karşılanması esasında hizmet görmesi icap eden Ziraat Bankasının bir devlet bankası olarak çiftçiler yerine, bir parti bankası gibi hareket ettiği, malum kesimlere hizmet ettiği ortaya çıkıyor.

Ziraat Bankasının ak elitistlere sağladığı avantajları ortadan kaldırmak ve bankanın kuruluş amacına uygun çalışmasını sağlamak gerekmektedir. Aslında bütün bu gayri ciddiliklerden arınmak için milletimizin aziz sağduyusuna başvurmanın zamanı geldi. Madem devlet kurumları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi AK PARTİ tarafından işletilmiyor, acilen bir seçime gidilmesinin doğru olduğunu belirtir, Genel Kurulumuzu saygıyla selamlarım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu