Gündem

Peker’in iddialarına yargı sessiz kalmadı ve ilk soruşturma başlatıldı!

Bilal DEMİR -Sedat Peker onlarca kişi hakkında öyle iddialarda bulundu ki, ihbar olarak kabul edilmesi gereken bu iddialar hakkında ilk soruşturma başlatıldı. Ama soruşturma, Peker’in iddialarına muhatap olan kişilere değil, Peker’in bu iddiaları karşısında yargının suskun olduğunu dile getiren Cumhuriyet Gazetesi’ne açıldı. Çünkü Cumhuriyet attığı manşetinde ”bu iddiaları soruşturacak yürekli bir savcı yok mu” diye seslenmişti.

NE BANKA NE DEMİRÖREN HENÜZ YALANLAMADI

Demirören Ziraat Bankasında Doğan Gurubu Medyasını almak için 750 milyon dolar kredi aldığı ve bu krediyi hiçbir şekilde ödemediği ve buna karşılık, çiftçinin traktörüne haciz gönderen bankanın Demirören’e haciz göndermediğini iddia etmişti Peker… Sedat Peker’in bu iddialarına da ne Demirören’den nede Ziraat Bankası’ndan yalanlama gelmedi… ”Hayır, Demirören aldığı krediyi ödüyor, işte buda belgeleri” diye biri çıkıp açıklama yapmadı… Varlığı, zorda olan çiftçilerimize uzun vadeli ve düşük faizli kredi vermek olan Ziraat Bankası neden binlerce çiftçiye vereceği krediyi bir kişiye verir? Bu bile savcıların soruşturma başlatmasına yeterken bundan çok ama çok daha vahim konular, iddialar var…

HUKUK ELİ İLE AK VE KARA AYRIŞMALI SORULAR CEVAPLANMALI

Venezuela’dan Türkiye rötarlı 5 tonluk kokain yüklü gemilerin yakalanması ve bu uyuşturucuların sahiplerinin kimler olabileceğine dair iddialar var. Çökme, rüşvet, yağma, cinayet, tecavüz, teröristlere silah gönderildiği iddiaları var… İddialar çok olduğu kadar Türkiye için mahiyeti de çok ağır..

Şimdi olaylara şöyle bakalım; Bugün Boğaziçi Üniversite öğrencilerinin protesto etti diye haklarında anında soruşturma başlatılırken, türbe ziyaretinde elini arkaya bağladı diye İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma yapılırken, bir Twitter paylaştığı için bir Milletvekilinin vekilliği düşürülüp cezaevine konulurken; suç odağının göbeğinde olan Peker’in bu iddialarına karşı herhangi bir soruşturma başlatılmıyorsa Cumhuriyet Gazetesi nasıl bir manşet atmalıydı?

İddiaların muhatabı olanlar arasında olan Süleyman Soylu eğer çıkıp ”ben asla böyle şeyler yapmadım. Olayın aydınlığa ulaşması, suçsuz olduğumun kanıtlanması için istifa ediyorum ve yüce divanda yargılanıp temize çıkmak istiyorum” deseydi bugün Soylu, akıllarda olan soru işaretlerini kaldırır ve gerçekten de Erdoğan sonrasına konuşulan isimler arasında yer alırdı… Ama böyle mi oldu? Hayır… Aksine, makamında bulunduğu müddetçe, istifa etmediği müddetçe kanunen hiç bir savcının kedisi hakkında soruşturma başlatamayacağını bilmesine rağmen çıkıp ”suç duyurusunda bulunacağım” dedi…

Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım hakkında söylenen iddialar karşında Binali çıkıp benim oğlum Venezuela’ya KİT ve maske yardımı yapmaya gitti demişti. Ama daha sonra ne gümrük kayıtlarında nede başka bir şekilde bu yardımın yapılmadığı ortaya çıktı. Sonrada, sanki kendisine vazifeymiş gibi, sanki görevi buymuş gibi Abdulkadir Selvi çıkıp Binali Yıldırım’ı savunmaya kalktı ama söyledikleri resmen alay konusu oldu. Selvi, Erkam Yıldırım’ın bir el çantası ile Venezuela’ya maske ve KİT yardımı yaptığını iddia etti.

AKP BU İDDİALAR ARAŞTIRILMASIN DEDİ

İşte, iddialar kadar iddialara karşı muhataplarının verdiği cevaplar soru işaretlerini çoğaltmaya başladı. Muhalefet Partileri de bu çelişkili ifadelerden dolayı Meclise bu iddialar ile ilgili kimin AK kimin Kara olduğunun ortaya çıkarılması için araştırma önergesi verdi. AK Parti ise, kendini yargı eliyle temize çıkarmak yerine bu araştırmaya izin vermedi. Yani bu iddialar araştırılmasın dedi…

NE OLUYORSA VATANDAŞA OLUYOR

Daha geçtiğimiz yıl, İngiltere Kraliyet ailesinden birinin sadece 10 bin poundluk usulsüzlük yaptığı tespit edilmiş, bu durum, korkusuzca İngiliz medyasında manşetlere taşınmış ve o DÜK hakkında soruşturma başlatılmıştı. Şimdi yatırımcıda buna bakıyor.. O ülkede ki özgür medyaya, bağımsız yargıya ve hukuk sistemine bakıyor. Hukukun nasıl işlediğine bakıyor. O ülkenin kurumları arasında kuvvet ayrılığının olup olmadığına bakıyor. Dolayısı ile siyasi hareketlerle harekete geçebilen bir yargı sisteminin olduğu bir ülkeye güvenerek kimse gelip yatırım yapmaz. Yatırımın yapılmadığı bir ülkede her zaman için ekonomik krizler yaşanır. Yani olayların neresinden bakarsanız bakın, her durumda bu olayların üstüne gidilmedikçe zarar gören yine halk oluyor, ne oluyorsa bu vatandaşa oluyor.

Yargı, Peker’in bu iddiaları karşısında suskunluğunu korudukça, muhatap kişiler itibar kaybetmeye devam edecektir. Bu iddiaları örtbas etmek için medyayı susturmaya çalışmak, korkutmak ise bu iddialara inanan insanların sayısını çoğaltmaktan başka bir işe yaramaz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu