Ekonomi

Bankalarda dolar satışı 9 liraya Euro ise 11 TL’ye dayandı! Döviz kuru ne kadar artar?

Bankalarda Dolar kuru satışı 8,9214 TL, Euro kuru ise 10,91 liradan satılmaya başladı… Bazı ekonomistlere göre döviz kurları artışını sürdürmeye devam edecek. Peki, dolar ve Euro kuru daha ne kadar artabilir? Döviz Türkiye’de neden bu kadar hızlı yükselmeye başladı? İşte tüm detaylar…

Dolar kuru TL karşısında değer kazanmaya devam ediyor. An itibari ile dolar satışları bankalarda 9 TL’ye dayandı. Bankalarda Dolar/TL satışı 9,214’den işlem görürken, serbest piyasalarda dolar kuru 8,71 seviyesinde işlem görmeye başladı. Euro/TL ise Denizbank’ta 10,91’den satılırken serbest piyasada Euro kuru 10,64 Türk Lirasından işlem görüyor…

Peki, Türkiye’de Döviz neden yükseliyor? Dolar’ın 12-15 TL seviyesine kadar, Euro kurunun ise 13-16 TL seviyelerine kadar çıkabileceği iddiaları ne kadar doğru olabilir? Bu soruların yanıtlarını ünlü ekonomist Bilal Demir cevapladı…

DÖVİZ KORKAK BİR TURİST GİBİDİR

Bilal DEMİRDolar tüm dünyada değer kaybederken tek değer kazandığı 3 ülke arasında Türkiye de bulunuyor. Çünkü döviz, bir ülkenin üretim kapasitesi, işsizlik oranları, dışa bağımlılığı, cari açığı, Merkez Bankası‘nda bulunan döviz rezervi ve dış borcu gibi rakamsal değerlerle birlikte, yargı bağımsızlığı, kurumlar arasında ki kuvvet ayrılığı, hukukun üstünlüğü gibi yönetimsel konularla da alakalıdır.

Döviz, bir ülkeye gelmiş korkak bir turist gibidir ve dövizin beslendiği bu konulardan verilen tavizler, dövizi ürkütmeye yeterli bir sebeptir. Dolayısı ile döviz de aynen altın gibi kendisini her zaman için güvenli bir limanda tutmak ister… Ama döviz korkak olduğu kadar aynı zamanda sabırlı bir turisttir. Direk kaçmak yerine (ki bunun adı devalüasyondur), kendisinin kaçmasına konu olabilecek hususların düzeltilmesi için bulunduğu ülke yönetimine bazı uyarılarda bulunur. Nasıl uyarılarda bulunur? Kendisi küçük küçük o ülkeden yol almaya başlar… Döviz bir ülkeden kaçmaya başlayınca o ülkenin parası her zaman için değer kaybeder.

Ama döviz, kırmızıçizgi olarak belirlediği bu konularda düzetme yerine daha da kötüye giden bir durum gördüğünde kaçışı da bir o kadar hızlanır… Ondan sonra dolar bu şekilde 9 TL’ye, Euro 11 TL seviyesine gelir… Peki, nedir bu kötüye giden durumlar? Düzeltilmesi mümkün değil midir ki Dolar 12-15, Euro 13-16 TL seviyelerine kadar gelebileceğine dair yorumlar yapılıyor? Bunları hemen başlıklar altında birlikte değerlendirelim!

İŞSİZLİK RAKAMLARI

TÜİK’in açıkladığı son işsizlik rakamlarına bakıldığında Türkiye’de 2021 yılı Nisan ayı itibari ile 4 milyon 700 bin civarında işsiz var lakin TÜİK işsizlik rakamlarını tespit ederken, İŞKUR’a son 4 hafta içerisinde işsizlik başvurusu yapanlar üzerinden bir hesaplama yapıyor. Yani, son 4 haftadan fazla eğer İŞKUR’a gidip iş başvurunuzu tazelemediyseniz TÜİK nezdinde işsiz sayılmıyorsunuz. Bundan dolayı da muhalefet, tanımsız işsiz sayısı üzerinden bir hesaplamaya giderek Türkiye’de ki gerçek işsiz sayısının 12 milyonun üzerinde olduğunu iddia ediyor.

84 milyonluk bir ülkede (Kayıtsız Suriyeliler hariç) işsizliğin bu derece yüksek çıkması demek, üretim kapasitesinin çok çok düşük olması demektir ki biz bu üretim kapasitesinin ne kadar düşük olduğunu ithalat ve ihracat rakamlarını kıyaslayarak da anlayabiliyoruz.

İTHALAT VE İHRACAT RAKAMLARI

TÜİK verilerine göre Türkiye; 2020 yılını 169,5 milyar dolarlık ihracatla kapatırken, yine aynı yılda 194 milyar 242 milyon dolarlık altın ithalatı hariç 219 milyar 425 milyon dolar ithalatla kapattı. 2020 yılında cari açık ise 36,7 milyar dolar olarak kaydedildi.

Bir ülkenin ithalatı ihracatından ne kadar fazla ise dışarıya o kadar döviz çıkışı oluyor demektir. İhracatla döviz içeri, ithalatla döviz dışarı derken, dövizin içeriye girmesine vesilen olan turizme baktığımız zaman; Türkiye pandemiden dolayı 2020 yılını diğer yıllara göre 32 milyar dolarlık bir (https://kamuisilanlari.net/) kayıpla geçirdi ki 2021 yılında bu kayıp rakamın daha fazla olacağını tahmin etmek pek de zor olmasa gerek. Zira Rusya, Türkiye’ye turist göndermeme süresini Temmuz ayına kadar uzattı.

DÖVİZ NEDEN BU KADAR HIZLI YÜKSELİYOR?

Şimdi mevcut hali sadece işsizlik rakamları ve ticaret rakamları üzerinden değerlendirmiş olsak bile dövizin artması normal karşılanmalıdır. Ama bu konular döviz artışını zıplatmaya yeter bir durum değildir. Döviz kurlarını zıplatan rezerv miktarları yada dış borç miktarları değildir. Bunlar sadece TL’ye Dolarla yâda Euro ile yaptığı savaşta azar azar güç kaybettirecek etkenlerdir. Peki, Dolar ve Euro kurunu çok daha yükselmesini sağlayan etken nedir dediğimiz zaman elbette ki para politikaları ile birlikte o ülkenin siyasetten arınmış adalet sistemi, kurumlar arasında ki kuvvet ayrılığı ve hukuk sistemi gelir. Peki, bu konular neden bu kadar döviz üzerinde etkilidir? Hemen açıklayalım…

Adalet Sistemi

Hemen iki cümle halinde kısaca özetleyecek olursak;

Bir ülkede, -beğenirsiniz yada beğenmezsiniz- eleştirel ölçüde ki bir haberi rewetledi diye sırf kendinden olmadığı için bir Milletvekilinin vekilliğini, eline ki yargı gücünü kullanarak alır ve akabinde cezaevine atarsan; Ve diğer taraftan da, neredeyse tüm dünyanın takip ettiği Peker iddiaları ile ilgili –doğru yada yanlış- mecliste araştırılmasına izin vermez isen; İşte o zaman insanların bazı şeyleri sorgulamasına neden olursunuz.

Bir Belediye Başkanı türbede elini arkaya bağlaması soruşturma konusu oluyorken, limanı belli olan 5 tonluk uyuşturucu iddialarına ilişkin kimsenin sorgulanmaması adalete bir leke sürülmesine neden olabilir.

Adalete gelen en küçük leke, dış yatırımcıyı korkutmaya yeter ve kimse gelip de o ülkede yatırım yapmaz. Nihayetinde de öyle oldu ki yakın zamanda yapılan hatalardan dolayı son 15 ayda Türkiye’ye gelen yabancı yatırım miktarı kocaman bir sıfır. Hülasa yüksek faize gelen döviz yada swaplar yatırım değildir aksine bunlar sömürü aracıdır.

Kurumlar Arasında Kuvvet Ayrılığı

Sırf faizleri olumlu şartlar oluşmadığı için faizi indirmeyen kaç TCMB başkanı değişti? 4 gecede alınan kararlar ile tam 4 defa Merkez Bankası Başkanı değişti. Sebep olarak ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değişiyle ‘’faizleri indir dedik indirmedi, bizde görevden aldık’’ olarak gösterildi. Hiçbir ülkede bunun bir benzerini bulamazsınız.

Döviz artarken, işsizlik oranları artarken, alım gücü azalıp, icra dosyaları katlanırken, sorunlu kredi miktarı neredeyse milli hasılat rakamlarına ulaşmışken, zam yağmurları altında insanlar açım diyerek intihar ederken TÜİK eğer ekonomimiz bu ay yüzde 7 büyüdü diyebiliyorsa, orada kurumlar arasında hiçbir kuvvet ayrılığı yok demektir. Bu durumda hangi yatırımcı hangi verilere güvenerek yatırım kararı alabilir ki?

Döviz Artışlarını Bu Şekilde Durduramazsınız!

Yani aslında döviz kurları bire bir yatırımlarla alakalıdır. Yatırımlar ise güvenle alakalıdır. Kuru piyasalar belirler. Dolayısı ile üretime, istihdama yönelik yatırımlar yapmadığınız müddetçe; dolar kurunda ki yada Euro kurunda ki artışı, Merkez Bankasında ki rezervleri satarak veya bir takım popülizm ekonomi söylemleri durduramazsınız… Çünkü bu belirttiğimiz bu konular bir ülkenin ekonomisi için olmazlardan olmazlarıdır. Zira bu konularda iktidar; iyileştirmeye yönelik, her kesimin kabul edebileceği, mantık ve rasyonel çerçevede adım atacağına dair bir işaret vermemiştir. Haliyle de dövizin daha da artması maalesef kaçınılmazdır.

Kaynak: https://kamuisilanlari.net – BİLAL DEMİR

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu