Genel

Deniz salyası olarak bilinen müsilaj nedir, neden oluşur?

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAYRETTİN NUHOĞLU (İstanbul) -Halk arasında “deniz salyası” olarak bilinen müsilaj, son yıllarda görülenlerin en etkilisi olarak devam etmektedir. Halk arasında bu şekilde adlandırılıyor ama zamk gibi çok kötü bir görüntüsü var. Marmara Denizi’ni kurtarmak ve korumak elbette görevimizdir. Denizlerdeki ekosistemlerin iklim değişikliğine bağlı olarak değişmesi ve kirlenme sonucunda ortaya çıkan bu durum Marmara Denizi’ndeki canlı hayatını tümüyle olumsuz etkilemektedir. Bilimsel metotlarla her türlü kirlenmeyi önlersek müsilajdan kurtulur, denizi korumuş oluruz.

KANAL İSTANBUL TÜM BÖLGEYİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK

Ancak Marmara Denizi son zamanlarda daha büyük bir tehditle karşı karşıyadır çünkü bu tehdit Marmara Denizi’yle birlikte İstanbul’u ve bütün bölgeyi çok daha olumsuz etkileyecektir. Bu tehlikenin adı Kanal İstanbul’dur. Cumhurbaşkanı 29 Mayıstaki konuşmasında “İnşallah, haziran ayının sonunda Kanal İstanbul’u şehrimize kazandırmak üzere temelini atıyoruz.” demiştir.

Cumhurbaşkanı böyle söylüyor da yanında bulunan koca koca danışmanlar, bakanlar demiyorlar mı: “Fizibilite yok, proje yok, ihale yapılmadı, ortada işi yapacak firma yok, temeli nasıl atacağız?” Demek ki diyemiyorlar. Biz burada defalarca ikaz ettik. Böylesine ciddi sonuçları olacak bir konuda devlet ciddiyeti gerekir. Bakın, size bu konuda Cumhurbaşkanına doğru bilgileri ulaştırması beklediğim kişinin bir televizyon söyleşisinden aldığım sözleri aktaracağım -bu cümleler şu anda bu çatı altında görev yaptığımız bir değerli milletvekiline aittir- hiç değiştirmeden sunuyorum: “Yapılabilir bir şey değil, zaten kendisi de ‘Hayalim.’ diyor.

Proje olabilmesi için fizibilitesinin olması lazım. İstanbul hiç kimsenin babasının malı değil, İstanbul’un topografyasını değiştirme hakkına hiç kimse sahip değildir. Bir İngiliz ‘Thames Nehri kirli akıyor, bir nehir daha açalım.’ dese adamı sopayla kovarlar. Bir Fransız kalkıp dese ki ‘2’nci bir Eyfel Kulesi yapacağım, burası artık turistlere yetmiyor.’ adamı sopayla kovalarlar. Hiç kimsenin İstanbul’un yapısını bozmaya hakkı yoktur. Sonuçta, neresinden bakarsanız bakın tutarsız bir hayaldir. Fantezinin, hayalin sonu yoktur.”

Benim beklentim bu değerli milletvekilinin bu görüşlerine sahip çıkarak, Cumhurbaşkanına tekrarlamasıdır. Konumu itibarıyla etkili olacağını umduğum bu değerli milletvekili şu anda AKP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuştur. Sayın Kurtulmuş’un üzerine düşen görevi yaparak bu çılgınlıktan kurtulmaya katkı vermesini bekliyor, Genel Kurulu selamlıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu