Gündem

Türkiye, yaşanan tüm gelişmelerden en fazla etkilenen ülke konumundadır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan -İnsanlık, salgınların, savaşların, krizlerin ve istikrarsızlıkların merkezinde olduğu sancılı bir süreçten geçiyor. Dünyamız aynı zamanda sosyal barışı, insanların bir arada yaşama iradesini ve demokratik kazanımları tehdit eden büyük bir girdaba doğru sürükleniyor. Üç kıtanın kavşak noktasında yer alan Türkiye, yaşanan tüm gelişmelerden en fazla etkilenen ülke konumundadır. Türkiye’nin içine kapanma, kendini dış dünyadan izole etme, bölgesindeki hadiseleri tribünden seyretme lüksü yoktur.

Dünyanın 34 farklı ülkesine yayılan 78 şehitliğimiz, dış politikamızın tabii sınırlarını da çizmektedir. Hiç kimse Türkiye’nin ufkunu 780 bin kilometrekareye hapsedemez. Bize uzunca bir vakittir unutturulmaya çalışılsa bile, bölgemizde cereyan eden her olay bu hakikati hepimize tekrar hatırlatmaktadır. Türkiye olarak işte bu gerçekler ışığında, vatandaşlarımızla birlikte dost ve kardeşlerimize karşı sorumluluklarımızı da yerine getirmenin çabasındayız.

Küresel ve bölgesel sorunların çözümünde inisiyatif alan yapıcı ve aktif bir siyaset uyguluyoruz. Gerilim peşinde koşmadığımız gibi, kimden gelirse gelsin baskılara da boyun eğmiyor, milletimizin izzetine asla halel getirmiyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Onurlu, sabırlı, kararlı ve basiretli bir tavırla Türkiye’nin hak ve hukukunu her alanda güçlü bir şekilde savunuyoruz. Uluslararası planda fikirlerine başvurulan, önerileri dikkate alınan, kâh ara bulucu kâh kolaylaştırıcı olarak sorunlara çözüm üreten bir diplomatik güç hâline geldik. 255 dış temsilciliğimizle dünyanın en büyük 5 diplomasi ağından birine sahibiz.  Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki: Türk diplomasisi son asırların en başarılı dönemini yaşamaktadır. Ukrayna krizindeki tutumumuz, ülkemizin barışı, istikrarı, insanı ve insan hayatını merkeze alan dış politikasının en son örneğidir. Biliyorsunuz, bu kriz ilk başladığında kimi çevrelerin yoğun baskılarına maruz kaldık. Bazı dış güçler ve onların içimizdeki sözcüleri, ağızlarını her açtıklarında bizi treni kaçırmakla, yalnız kalmakla, hata yapmakla suçladılar;

Türkiye’ye ve Türk ekonomisine çok ağır bedeller ödetecek fevri kararlar almamız için bize etmediklerini bırakmadılar ama biz politikalarımızı bunların dediklerine göre değil, ülkemizin çıkarlarını merkeze alarak belirledik. İki komşumuz arasındaki bu savaşta tercihimizi barıştan, diyalogdan, adaletli hakemlikten yana kullandık. Her iki ülkeyle var olan yakın ilişkilerimizi gözeterek ateşi harlamak, fitneyi körüklemek yerine savaşı sonlandırmak için çabalamayı tercih ettik. Bu anlayışla, süreçte kolaylaştırıcı rol üstlendik. Rusya ile Ukrayna Dışişleri Bakanlarını önce Antalya’da buluşturduk, müzakere heyetlerine İstanbul’da ev sahipliği yaptık, Birleşmiş Milletlerle birlikte Ukrayna tahılının dünya pazarlarına sevk edilmesine yönelik Tahıl Koridoru Mutabakatı’nı hayata geçirdik. Ülkemizin yoğun gayretleri neticesinde varılan bu mutabakat, küresel krizler karşısındaki etkisizliği sebebiyle prestiji sarsılan Birleşmiş Milletlerin son yıllarda kaydettiği en büyük başarılarından biri oldu. Ve düşünün, 5 milyon tonun üzerinde tahılı bizim bu koridordan dünyaya sevk ettiğimiz bütün kayıtlarda mevcuttur.

Rusya-Ukrayna arasında gerçekleştirilen esir mübadelesi, bu işin en önemli yükseldiği çıtadır. Türk diplomasisini çok farklı bir lige yükseltmiştir ve New York’ta yaptığım görüşmelerde bütün cumhurbaşkanları, başbakanlar hepsi öncelikle bizim bu esir mübadelesinde üstlendiğimiz rol sebebiyle bizlere teşekkür etmişler ve her türlü takdirin üstünde olduğunu söylemişlerdir.

Ülkemizin Rusya-Ukrayna krizi, göç meselesi, insani yardımlar, terörle mücadele ve barışı koruma yolunda attığı adımların tüm dünya tarafından takdirle karşılandığına bizzat şahitlik ettik. Birleşmiş Milletler kürsüsünden yıllardır dile getirdiğimiz “Dünya 5’ten büyüktür.” tespitimiz Güvenlik Konseyi içinde bile artık makes buluyor.

Şimdi, daimi üyeler de geçici üyeler de hepsi, dünyanın 5’ten büyük olduğunu kabule ve hatta son dönemde bazı liderler açık açık bunun reforme edilmesi gerektiğini söylemeye başladılar. Havasını soluduğu, ekmeğini yediği ülkeden habersiz olanlar görmese de yurt dışında yaşayan herkes küresel bir güç hâline gelen Türkiye gerçeğini gayet iyi biliyor. Geçen yıl açılışını yaptığımız Türkevi binası, iddia ve öz güven sahibi, işte, bu Türkiye’nin New York’taki sembolüdür. Birleşmiş Milletlerin tam karşısında abide bir eser olarak yükselen Türkevi, bu sene diplomasinin kalbinin attığı yerlerden biri hâline gelmiştir. Milletimize ve ülkemize böyle bir eseri kazandırmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz.

Yine, bu temaslarımızda daha düne kadar bize olmadık ithamlarda bulunanların savunma sanayisi başta olmak üzere pek çok alanda ülkemizle iş birliğini geliştirmenin yollarını aradıklarını gördük. New York öncesi, Özbekistan’ın Semerkant şehrinde yapılan ve diyalog ortağı olarak katıldığımız Şanghay Zirvesi, ikili ve çok taraflı temaslarıyla ülkemizin genişleyen dış politika vizyonunun bir örneği olmuştur. Rusya’dan Çin’e, Kazakistan’dan Pakistan’a, Hindistan’dan İran’a pek çok bölge ülkesinin katıldığı bu zirvede, Türkiye’nin Batı’yla birlikte Doğu’da da önemli bir iş birliği ortağı olarak görüldüğünü müşahede ettik.

Diğer yönden, terörizmle mücadeledeki kararlılığımızı NATO’nun en son genişleme sürecinde açıkça gösterdik. Madrid’de kabul edilen NATO’nun yeni strateji belgesinde terörizmin, ittifaka yönelik ana tehditlerden başlıcası olarak tanımlanmasını kayda girdik. Madrid Zirvesi öncesinde imzaladığımız Üçlü Muhtıra’yla da terörle mücadeledeki beklentilerimizi kayda geçirdik. İsveç’in ve Finlandiya’nın verdikleri taahhütleri yerine getirip getirmediğini titizlikle takip ediyoruz. Elbette nihai kararı milletimiz adına Gazi Meclisimiz verecek. Biz, ülkemize verilen sözler tutulana kadar bu konudaki ilkeli ve kararlı tutumumuzu koruyacağız. Yaklaşık kırk yıldır terörle mücadele eden, on binlerce vatandaşını teröre kurban vermiş bir ülke olarak bu konuda kimseye taviz verecek durumumuz yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir