Ekonomi

Venezuela’dan 1 gram bile peynir ithal edilmediği ortaya çıktı!

Venezuela’dan peynir ithalatı için Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlanmıştı. Yayınlanan kararname ile Venezuela’dan gelecek olan peynirler için gümrük vergisi sıfırlanmıştı. Türkiye’de o kadar peynir çeşidi varken dünyanın öbür ucundan peynir ithal edilecek olması tepkilere neden olurken ilgili bakan çıkıp Venezuela’dan 1 gram bile peynir ithal edilmedi dedi. Muhalefet ise penir ithal edilmedi ise Venezuela’dan ne getirildi sorusunu sordu…

Venezuela’dan ithal ürünler hakkında açıklamalarda bulunan Bursa Milletvekili Erkan Aydın, Uluslararası anlaşmalarla ilgili mecliste yaptığı konuşmasında son günlerde gündemden düşmeyen konular hakkında bazı değerlendirmelerde bulundu. İşte o çok çarpıcı açıklamalar…

Venezuela’dan peynir ithalatında gümrük vergisi neden sıfırlandı?

Şimdi, bu yurt dışı anlaşmalar deyince, son günlerde de yurt dışı ilişkilerine bakınca akla çeşitli ülkeler geliyor. Bunların içinde de Venezuela… Malumunuz, Venezuela’dan peynir ithalatında gümrüğü sıfırladı Sayın Hükûmetimiz. Memlekette 190 çeşit peynir üretilirken ta dünyanın öbür tarafından birileri peynir alsın, getirsin diye gümrük sıfırlandı. Daha sonra, Bakan açıklama yaptı “1 gram bile peynir ithal etmedik.” dedi.

Türkiye KİT bulamazken Venezuela’ya KİT ve maske mi götürüldü?

Ardından, eski başbakanlardan birinin oğlu araştırma yapmak, fırsatlara bakmak için Venezuela’ya gitmiş, Türkiye’de test yapılamazken, kit bulunamazken oralara test kiti götürmüş, oralarda birtakım ticari faaliyetlerde bulunmuş. Peki, bütün bunlar olurken, insanımız gerçekten burada sağlıkla ilgili mücadele ederken, bunlar yapılırken Sayın Cumhurbaşkanı ne demiş?

17-25 Aralık soruşturma önergesi neden reddedildi?

Dün daha, hemen şu ifadeye bakalım: “Geçmişinden bugüne hiçbir itham, iddia ortada bırakılmayacak, tüm yalanlar ortaya dökülecektir. Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.” demiş. Gene, hafızaları şöyle bir tazeleyelim. 17-25 oldu, dolarlar, ayakkabı kutuları, para sayma makineleri etrafa saçıldı, döküldü, herhangi biri soruşturuldu mu? Buraya Meclise geldi, “Yüce Divana gönderilsin.” dedi, iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. E, hani soruşturulacaktı? Hiç kimsenin şüphesi olmayacaktı? Belediye başkanları ağlaya ağlaya görevden alındı, belediye başkanlarına el çektirildi, 750 milyon dolar Ankara’nın göbeğindeki dinozorlara harcandı, tüyü bitmemiş yetimin hakkı buralarda birilerinin cebine koyuldu. E, peki, bunlarla ilgili bir soruşturma oldu mu? Ama Cumhurbaşkanı dün “Bunların hepsi tek tek soruşturulacak, kimsenin de şüphesi olmasın.” diyor. Ya, nasıl şüphemiz olmasın?

Dezenfektan olayı

E, yine, Ticaret ve Sanayi Bakanı, kendi Bakanlığına kocasının şirketinden fahiş fiyatla dezenfektan aldı ve 9 küsur milyona yakın para ödendi, bununla ilgili bir soruşturma oldu mu? Burada araştırma önergesi verdik “Gelin kardeşim, şunu bir araştıralım, bir soruşturalım.” dedik. Ne oldu? İktidar milletvekilleri hemen devreye girdi “Olmaz soruşturamazsınız.” Ama Cumhurbaşkanı dün dedi ki: “Ya, kimsenin yanına kâr kalmayacak, hepsini soruşturacağız, şüphe etmeyin.”

Herhangi bir ceza alan oldu mu?

E, peki, şimdi 83 milyona soralım: On dokuz yıl boyunca bütün bunlar oldu belediyelerinde, bakanlıklarında, devletin bütün kurumlarında; herhangi bir ceza alan oldu mu? Bırakın cezayı, ödüllendirildiler. Yurt dışında Avrupa’nın en güzel kentlerine büyükelçi olarak atandılar. Soruşturmayı geçtik, yapanın yanına kâr kaldığı gibi bir de ödül aldı. Ondan sonra da “Geleceğiz, ülkede bunların hepsi yapılacak.” dendi. Dönemin Başbakanı “Siyasi etik yasası çıkartayım.” dedi, cevap yine Cumhurbaşkanından geldi, “Siyaset yapacak il, ilçe başkanı bulamayız.” dedi yani bunun cevabını da herkes gördü ama “Şüphe etmeyin, bunlar soruşturulacak.” diyor.

Devlet Denetleme Kurulu Neden Çalışmıyor?

Bakın, Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu var. Bu kurul Sayın Demirel zamanında çalıştı, Özal zamanında çalıştı, Ahmet Necdet Sezer zamanında çalıştı, Abdullah Gül zamanında çalıştı. Bu kurul ne zamandır çalışmıyor? Tek adam rejimine geçtiğimizden beri çalışmıyor, yasayla, kararnameyle orada duruyor ve her şeyi denetleme yetkisi var. E, çalıştırın arkadaş! Mecliste Yüce Divan’a götürmüyorsunuz, araştırmıyorsunuz, soruşturmuyorsunuz. Ee, orada bir Devlet Denetleme Kurumu var, Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurumu, onu işletin. “Olmaz.” Ama iş hamasete gelince “Kimsenin şüphesi olmasın, bütün bunlar yanına kâr kalmayacak.” diye hamaset yapılıyor ve bunlar olurken ne oluyor biliyor musunuz, değerli milletvekilleri? Moda deyimiyle kimin kime çöktüğü belli olmuyor. Yandaş iş adamı otoyolda köprülere çöküyor. Yabancı şirketler “maden açma” adı altında Türkiye’nin en verimli arazilerine çöküyor. Mafya marinaya çöküyor. Devlet yüksek vergilerle halkın tepesine çöküyor. Filler tepişiyor, aşağıda çimenler eziliyor.

Ve bütün bunlar olurken olan halka oluyor. Son bir yılda 2 milyon 300 bin kişi daha kredi batağına giriyor. toplam 34,5 milyon kişi kredi borcu içerisinde yani ülkenin nüfusunun yarısından fazlası kredi batağına girmiş durumda. Toplam borç 900 milyar TL. Açlık sınırı 2.825 lira. Yoksulluk sınırı 9.300 lira ama iktidara geldiğiniz zaman “Hiç şüpheniz olmasın, her şeyi biz soruşturacağız.” On dokuz yılda hiçbir şeyi soruşturmamış iktidar, “Siz bize güvenin, durmak yok, yola devam.” diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.