Gündem

Kadına yönelik şiddetin temel sebepleri nelerdir?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) -Kadına yönelik şiddetin temel sebebi, fıtrat adı altında satmaya çalıştığınız erkek uydurması toplumsal cinsiyet rolleri, bununla körüklenen cinsiyet eşitsizliği ve tarih sahnesine çıktığı günden bu yana sırtını bu eşitsizliğe dayamış kapitalist üretim ilişkileridir. Bu eşitsizliği ve sömürüyü ortadan kaldırmadıkça kadına yönelik şiddetle mücadele etmeniz mümkün falan değil. Başımızdaki belanın adını açık ve net koymak gerekir, bu belanın adı “mülkiyet aşkı”dır.

TOPLUMSAL CİNSİYET ŞİDDETİ

Bu hastalıklı aşktan kurtulmadan ne kadınlar, ne toplumlar kurtulabilir. Çünkü ataerkil ve kapitalist toplumda “toplumsal cinsiyet şiddeti” sistematiktir. Bu düzenlerin sürdürülebilmesi için de hayatidir. Bunu anlamak işine gelmeyen ama kendilerince düzgün ve namuslu aile kadınları da ölmesin isteyenlerin tek bir hayali var o da şu:

Kadının Erkeğe Tabi Olması İsteği

Kadınlar fıtratına uygun davransın; iyi bir anne, itaatkâr bir eş olsun; erkek de bir zahmet buna uygun davranan kadınları dövüp öldürmesin. Kadının erkeğe tabi olması bazı kitlesel toplumlar için problem değil. Tam da bu nedenle bir arpa boyu yol ilerleyemiyoruz. Çünkü, bu aidiyeti ya da kadının ve erkeğin doğası gereği, bazı kişilik özellikleriyle doğduğunu kabul ettiğiniz anda, erkeğin kadın üzerindeki tasarrufunu da aslında kabul etmiş oluyorsunuz. Çünkü, zaten tüm rolleri bu sistematik üzerine kurmuş durumdalar. Çünkü, bu anlayışın doğal bir sonucu olarak kadın erkeğe tabi bir mal, bir mülk en makyajlı tabirinizle evin süsü ve çiçeği olarak tanımlanıyor. Şu erkek aklına, şu erkekliğe bir yakından bakalım, neler geçiyor aklından bazı cahil ve bir okdar sapkın erkeklerin?

Erkeklerin Aklından Neler Geçer?

“Sen benimsin.” “Senden ben sorumluyum.” “Senin için neyin en iyi olduğunu ben bilirim.” “Sözümden çıkamazsın.” “Ben okumanı istemezsem okuyamazsın.” “Ben çalışmanı istemezsem çalışamazsın.” “Çalışsan bile yine de bu evi tek başına geçindirmek, tek başına temizlemek, birlikte yaptığımız çocuklara tek başına bakmak zorundasın.” “Benden ayrılmaya zinhar hakkın yok.” “Bunları yapmazsan benim seni dövmeye ya da öldürmeye hakkım var çünkü sen benimsin.” anlayışı hakim.

”Erkeklik onurumla oynadı Hâkim Bey”

Bakın, kapitalizm bir yandan hem işte hem evde sömürüyor dedik, diğer yandan iş hayatında etinden sütünden faydalanıp patronundan arta kalan kırıntıları önüne atarak yaşamasını beklediği erkeklere de bu ataerki tek bir havuç veriyor aslında. Hayatta, işte, sokakta olmasa da tek bir alanda, evin içinde mutlak otoriteyi ona sunuyor ve bu şekilde gönlünü hoş eylemeye çalışıyor. Her alanda hayatının kontrolünü çoktan egemenlere kaybetmiş erkeğimiz de bu anlaşmaya gönüllü razı geliyor, bu nedenle bu “toplum yapımız, gelenek göreneklerimiz, kutsal ailemiz” masalına dört kolla sarılıyor çünkü sarılacak başka hiçbir şey kalmadı sayenizde. Eşi ve çocuğu üzerindeki hâkimiyetini de eğer bu erkek kaybederse, sizin düzeninizde erkekliğini ispatlayacak hiçbir donesi kalmıyor; bu yüzden işte her kadın katili çıkıp “Erkeklik onurumla oynadı Hâkim Bey.” diyebiliyor. Yani, özetle, bazı sapkın erkek egolarını öyle bir şişiriyorlarki en küçük bir iğnede patlayıveriyor, sonra da kendilerini haklı sanıyorlar.

Özetlenecek olursa, bugün günde 3 kadın ölüyorsa, 2 milyon 800 bin kadın okuma yazma bile bilmiyorsa, 3 milyon kadının elinde bir ilkokul diploması bile yoksa, her 4 kadından yalnızca 1’i istihdam hayatına katılabiliyorsa, çocuklar vesair hastalar, yaşlılar tamamen kadının sırtına yüklenmiş durumdaysa bilin ki ataerkinin ve kapitalizmin yılmaz neferleri istediği için oluyor.

CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ

GREVIO diye bir tane kuruluş var, bir tane rapor hazırladı; azimle resmî çevirisini yapmıyorlar.. Azimle buraya, meclise getirmiyorsunuz çünkü GREVIO raporu da tam olarak bunu söylüyor. Çünkü aklın yolu bir. Çünkü GREIO da diyor ki: “Kardeşim, sen toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamadan bir arpa boyu yol alamazsın, kadın cinayetleriyle mücadele falan edemezsin.”

Peki, gerçekten kadına yönelik şiddetle mücadele etmek istiyorsa ne yapıldı bugüne kadar? Az zamanım kaldı ama özetleyeceğim: Mesela bu Meclisin emeklerine, bu Meclisin yasamasına bir parça saygı duyardınız, imzaladığımız uluslararası sözleşmeleri tartışmaya açmak yerine nasıl uygulayacağımızı tartışırdınız. Mesela, toplumsal cinsiyet eşitliği programlarını üç beş gerici yobaz saldırdı diye liselerin, üniversitelerin müfredatlarından çıkarmaya tenezzül etmezdiniz. Mesela, erkek yargının katil erkeklere mavi boncuk dağıtır gibi dağıttığı haksız tahrik ve iyi hâl indirimlerini kaldırır, bizim sadece 3 tane önergemiz var, tenezzül edip bunları bir görüşürdünüz. Mesela, analar başınızın tacı ya, gerçekten analar sizin başınızın tacı olsaydı eğer, analık ödeneğine göz dikmezdiniz patronların sesini dinleyip, anaların sesini dinlerdiniz. “Kadınlar iş aradığı için işsizlik artıyor.” diyebilen kaç yetkili var?

Çocuk Bakımının Tek Başına Kadının Sırtına Yüklenmesi

Çocuk bakımı tek başına kadının sırtında olmasın, ekonomik bir eşitlik olsun istiyor olsaydınız tarikat yurtları açmak yerine ücretsiz ve güvenilir kreşler açardınız arkadaşlar. İş yerlerinde kanuni yükümlülük var ya hani “Kreşler açılması lazım.” diyor, 1-2 müfettiş gönderirdiniz, patronlar 3 kuruş az kazanırdı ama kadınlar güven içinde çocuklarını bırakacak bir yer bulurdu mesela.

Eğitim Sistemi

Köy ilkokullarını kapatmazdınız mesela. 4+4+4 diye bir garabet getirip kız çocuklarını eğitimden hepten uzaklaştırmazdınız mesela.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu