GündemSON DAKİKA

Elektriğe yüzde 30 zam geliyor! Muhalefetin sessiz kaldığı 3 önemli konu

Geçen yıl bugün 2 lira olan ekmek Rize gibi bazı illerde 5 lira oldu. Yani bir yılda %150’lik bir artış söz konusu keza yine Temmuz ayı itibarıyla elektrik yüzde 30 pahalanacak. Evet, zam sağanağı magazinsel çıkışlarla örtülmeye çalışılıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu ”Ekmeğin fiyatı 5 lirayı buldu. Bir gün mazot, diğer gün ekmek, ertesi sabah elektrik almış başını gidiyor, vatandaşın mecburen kullandığı, tükettiği ne varsa atbaşı zam yarışında. Kışa girerken yani ekmek 1,5 lirayken biz burada bunları söyledik, “Bakın, bu kafayla giderseniz yazın 5-6 lirayı bulur.” dedik. Bunu görmek için müneccim olmaya gerek yok, azıcık piyasayı bilenler, tarımdan anlayan herkes bu işin buraya gideceğini görüyordu zaten.

Bir tek AKP görmedi, ya bakar kördüler ya da görmek istemediler. Amaç, birileri para kazansın, çiftçimiz ezilsin. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçları beklemek mümkün değildir. Bu tarım politikanızla ülkemizi hızlı bir gıda krizine sokacaksınız. Vatandaş peyniri, sütü, eti unuttu, elinde kuru ekmek var, onu da almaya çalışıyorsunuz. Yeter artık! Çiftçimize destek olun! Ekmeği, mazotu, elektriği zamlarda yarıştırmak yerine bu kadar yanlışı nasıl üst üste yapıyoruz diye düşünün.” dedi.

Yine sıcak bir haber; saraydan Tayyip Erdoğan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden 880 milyar liralık ek bütçe talep etti. Bunun iki okuması var;

Birincisi; Bütçede büyük, çok büyük açıklar var ki, bu sebeple yeni ek bütçeye mecbur kaldılar. Peki, yeni ek bütçeye kaynak nereden gelecek diye soracak olursanız maalesef Merkez Bankası. Çünkü iktidarın para basmaktan başka kaynağı yok. Ki bunun manası, enflasyonun %200’lere 300’lere çıkması demektir. Yani ekmeğe, elektriğe, doğalgaza, akaryakıta, A’dan Z’ye herşeye peş peşe zamların gelmesi demektir.

Büyük çöküşe acil ve radikal önlemler alınmıyor

Bizim günler öncesinden duyurduğumuz ek bütçe olayının ikinci muhtemel gerekçesi ise sonbaharda baskın seçim olabilir, aman dikkat! Zira Tayyip Erdoğan iktidarı ekonomide soluk soluğa ve Türkiye her an temerrüde düşebilir, konkondato ilan edilebilir. Dramatik olan; Tayyip Erdoğan’ın büyük çöküşe acil ve radikal önlemler alması gerekirken seçim adına günü kurtarmaya ve sorunları örtmeye çalışmasıdır.

Erdoğan’ın maaşına yüzde 40 zam yapıldı

Bir ayrıntı verelim; bütçeye hiç yük getirmeyecek denilerek yürürlüğe koydukları kur korumalı TL mevduatına 40 milyar TL ödenek ayrıldı. 40 milyar liranın ne demek olduğunu şöyle bir örnekle açıklayacak olursak; ayda 2500 lira emekli maaşı alan 1 milyon 300 bin insanımızın bir yıllık toplam maaşı demektir. Yine ek bütçede Göç İdaresi yani Suriyeli sığınmacılara da 1 milyar 650 milyon lira daha sağlık gideri olarak ayrıldı. Aynı şekilde Tayyip Erdoğan kendini de unutmadı ve aylık 100.000 lira olan maaşını 140 bin liraya çıkarttı. Erdoğan’ın bu ekonomik sıkıtıda maaşına zam yapmasına kendi sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösteren Gazeteci Sebahattin Önkibar aynen şöyle dedi;

Önkibar ”Allah aşkına böyle bir ortamda 40 bin lira maaş artışı almak olacak şey mi? Ekmek elden su gölden… Yani her şeyi zaten devlet millet karşılıyor. Bir kere de olsun ‘’bu ekonomik sıkıntıda ben zam almıyorum’’ desene… Yüz bin lira ile maaşla geçinemeyecek gibi misin?” dedi.

Bahçeli’nin gündeminde Cem Yılmaz var

Önkibar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, asıl gündem konularını bırakıp ünlü komedyen Cem Yılmaz’a ahlak dersi vermeye çalışmasına tepki gösterdi ve ”Bakın Tayyip Erdoğan böyle de Devlet Bahçeli farklı mı sanki? Onun da gündeminde açlık yok, işsizlik yok, yoksulluk yok… Tam tersine milyonların sorunlarına değineceğine dün mecliste Cem Yılmaz’a laf atmakla meşgul. Evet, devlete ‘’katil’’ deyip ‘’Kürdistan yollarındayım’’ diyen Nagehan Alçı’yı omuzuna alan Bahçeli, güya ahlak adına komedyenlerle uğraşıyor. Pardon ama o Cem Yılmaz, küçük erkek çocuğuna tacizden tutuklanan MHP Diyarbakır İl Başkanının ahlakını sorgularsa ne yapacak Bahçeli? Buna nasıl cevap verecek?” dedi.

Suriye’ye operasyon, Maraş ve Mavi Vatan konusu ne oldu?

Seçime katkı ve AK Parti seçmenini konsolide etmek için Erdoğan ‘’Suriye’ye askeri harekat’’ dedi lakin Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri ‘’yapamazsın’’ deyince mecbur frene bastı. Akabinde Yunanistan’a güya laf çarptı lakin hepsi o kadar. Zira Avrupa Birliği ve yine ABD ‘’dur’’ deyince durdu.

Bu arada aylar oldu Tayyip Erdoğan’dan bir kere olsun Mavi Vatan dediğini işiteniniz var mı ki bir dönem o bu kavramın kahramanlığını yapıyordu. Fransa donanmasını üzerimize gönderince bir sustu pir sustu. O gün bugün Mavi Vatan yok ki, Devlet Bahçeli de aynı şeyi yapıyor. Aynı şekilde hatırlayın, kısa süre önce Tayyip Erdoğan Bahçeli ile birlikte Kıbrıs’a çıkarma yapıp Maraş’ı açıyoruz şovunu yapmıştı. Peki hani ne oldu? Açabildiler mi? Avrupa Birliği açamazsın deyince tam yol geri yaptılar. Ya, mini bir tehdit karşısında madem geri adım atacaksınız showa kalkışmak ve Türkiye’yi rezil etmek nedendir?

Muhalefet bu konularda neden sessiz kalıyor?

Buradaki trajediden biri de Mavi Vatan ve Maraş konularında ülkeyi rezil eden iktidarı muhalefetin topa tutmaması. Ki, bunlar da Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri hesaplarını yapıyorlar. İşte bundan ötürü de Cumhuriyet Halk Partisi bir türlü oylarını %25’in üzerine çıkaramıyor. Keza İYİ Parti’de olması gereken %30’larda değil. Ne milli konularda ne de toplumun gündelik sorunlarında liderlik yapamıyor, lider olamıyor ki, bakın Ümit Özdağ Suriyeliler konusunda liderlik yaparak oylarını bir anda yüzde 5’in üzerine çıkardı.

Katil Selman’a Ankara’da kırmızı halılar serilmesi olayı

Gelelim Suudi Arabistan Veli ahtı Selman’a Ankara’da kırmızı halılar serilmesine… Bu konuda gazeteci araştırmacı yazar Sebahattin Önkibar, 22 Haziran 2022 tarihinde kendi Youtube kanalında yayınladığı video paylaşımında aynen şöyle dedi;

Önkibar ”Tayyip Erdoğan cevap versin! ‘’Bu millet enayi mi değil mi? Zira, Erdoğan Suudi Prensi Selma’nın Kaşıkçı cinayetindeki rolünü kastederek ‘’bu millet enayi değil, hesap sormasını bilir’’ diye kendisi söylemedi mi? Söyledi ise ki söyledi, hani nerede o zaman o görülecek hesap? Allah aşkına bu kaçıncı keredir, kaçıncı defa Türk Devleti Tayyip Erdoğan’ın anlık ve günlük duygularına kurban ediliyor? Cevap ver Tayyip Erdoğan!.. Selman’a katil imasında bulundun. Elimizde deliller var dedin. Madem Selman’a kırmızı halılar serip boyun eğecektin başta niye posta koydun ve Türkiye’ye onlarca milyar dolar kaybettirdin ki benzer şeyler Mısır, Birleşik Arap Emirliği ve İsrail bağlamında da geçerli. Aynı dönüşler bu ülkeler için de yapıldı. Peki, Diplomasi bu mudur? Devlet adamlığı bu mudur? Yerli ve milli olmak bu mudur? Değerli dostlar, sebep malum paradır.

-Maalesef Türkiye çöl bedevilerinin birkaç milyar dolarlık swap yani para değişikliğidir ki bu miktar, Tayyip Erdoğan’ın Suriyeliler için saçtığı ve halen saçmaya devam ettiği miktar. Kendi ifadesiyle onlarca milyar dolar… Ondan sonra güya Müslümanların halifesi ve üçüncü Abdülhamit pozları…” dedi.

Şunu da ilave edelim; Suudiler %3’lük enflasyonlarına rağmen faiz artırırken, %155’lik enflasyonu olan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, ekonominin kitabını yazmaya devam ediyor! Onunla meşgul…

Selman’a devrini kabul etmeyen Hakim Nimet Demir Kahramanmaraş’a sürüldü

Selman bağlamında çarpıcı bir gelişme de, Kaşıkçı cinayetinin dosyasının Selman’a verilmesine karşı çıkan ikinci ağır ceza reisi Nimet Demir, tahammüller dışında sürgün edilerek taşraya gönderildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ”Kaşıkçı cinayeti davasının Suudi Arabistan’a daha doğrusu direkt Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a devrini kabul etmeyen 12. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Hâkim Nimet Demir Kahramanmaraş’a sürüldü. Kendisine görev yeri değişikliğiyle ilgili “Siz de muhafazakârdınız, iktidara da pek muhalif değildiniz, neden böyle oldu?” diye sorulunca Nimet Demir “Benim muhafazakarlığım, insan hakları, özgürlük ve demokrasi gibi değerlerin topluma yerleşmesi noktasında bir anlayış üstüne kurulu.” demiş. Bugün, Nimet Demir, İstanbul’a giderken Muhammed bin Selman Türkiye’ye geliyor. Değiş tokuş ettiğiniz nedir biliyor musunuz? Bu toplumun adalet ve eşitlik değerleridir.” dedi.

Değerli dostlar, tam bu noktada başka bir konuya geçip Ali Babacan’a çağrı yapalım;

Babacan’ın cevaplamakta çekindiği soru

Ey Babacan! FETÖ’nün Bankasya’sını Ziraat Bankası’na bir buçuk milyar dolara devretmek istedin mi istemedin mi? Açıklamak zorundasın! Susarak bu işi geçiştiremezsin! Bu rezalete karşı cevap vermek zorundasın! Bu doğru mu yalan mı? Belli ki susarak doğru olduğunu kabul ediyorsun keza ey Ahmet Davutoğlu sende şunu açıkla;

Ahmet Davutoğlu neden açıklayamıyor?

2015 Haziranı ile Kasım ayı içerisinde neler oldu? Böyle yarım ağızla konuşarak ve laf atmak olmaz. Bildiklerini adam gibi açıklamak zorundasın ki onu yaparsan belki o zaman lider adayı olabilirsin! Ama açıklayamıyorsun zira o yürek sende yok! Öyle ise ne işin var senin siyasette? Git, ülkeye doldurduğun Suriyelilerle halay çek!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Reklam Engelleyici Algılandı

Haber içeriğini görüntülemek için lütfen reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakınız.