GündemSON DAKİKA

Milli Eğitim Bakanı şoförünü önce özel kalem yapıp sonrada şube müdürü yapması meclise taşındı!

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in, kendi şoförünü önce özel kalemi yaptığı ve hemen sonrasında şube müdürü yaptığı iddia edildi. Konuyu meclis gündemine taşıyan Adana Milletvekili İsmail Koncuk, şu çok çarpıcı açıklamalarda bulundu;

Millî Eğitim Bakanlığı önemli bir Bakanlık, Türk milletinin geleceğiyle ilgili son derece önemli bir görev ifa eden bir bakanlık. Dolayısıyla, böyle bir Bakanlığın başında önce eğitim çalışanlarının, öğretmenlerin ve milletimizin güveneceği bir Bakan olması temel şart olarak görülmeli ama Sayın Millî Eğitim Bakanının bugüne kadar yapmış olduğu eş, dost kayırma çalışmalarının bu güveni yerle yeksan ettiğini ifade edebilirim. Bu, şu demektir: Bir Millî Eğitim Bakanı, ülkede onca liyakat sahibi, kabiliyet sahibi insan varken, eğitim çalışanı, öğretmen varken eğer şoförünü önce özel kalemine alıp daha sonra şube müdürü yapıyorsa o Millî Eğitim Bakanının, şube müdürlüğünü kazanmış ama ataması yapılmayan yüzlerce şube müdürüne bunun hesabını vermesi lazım.

Ben, Sayın Bakanın gece yastığa baş koyduğunda vallahi nasıl uyuduğunu merak ediyorum. Bu ne demektir ya! Sayın Bakan, biz sana nasıl güveneceğiz? Bir sürü şube müdürü var sınav kazanmış ama sen bu şoförünü şube müdürü yaptıktan sonra “76’ncı madde” diye bir maddeyi kullanıyorsun ve sınava girmemiş, sınavı kazanamamış insanları şube müdürü olarak atıyorsun. Bu sınavı neden açtın? Dolayısıyla, Millî Eğitim Bakanının bu nepotizmden, akraba, eş dost çevresini koruma hastalığından kurtulması lazım ama zor. Çünkü Sayın Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer ÖSYM Başkanlığında da aynı anlayışı sergiledi, yine oyun arkadaşlarını, avanesini çevresine topladı; şu anda da Millî Eğitim Bakanlığında aynı şeyi yapıyor.

Bakın, iki kız kardeşi -birisi Türk musiki sanatçısı, isim vermeyeyim, diğeri de kardeşi- alıyor, müşavir yapıyor ve başdanışman yapıyor. Sayın Bakan Yardımcım burada; Orhan Erdem burada. Ben Orhan Erdem’in yakınını, avanesini başdanışman yaptığını görmedim; Sayın Bakanım, ben mi yanlış hatırlıyorum? Yani iktidarın bizden önce buna bir ses yükseltmesi lazım; bu hastalıklı, marazlı eş dost koruma anlayışından iktidarın rahatsızlığını dile getirmesi lazım. Nasıl izah edeceğiz?

700 bin ataması yapılmayan öğretmen görev bekliyor. Bakın, daha önceki dönemlerde “KPSS sınavı kadar mülakat puanı verilmesi” uygulaması vardı; yerleşik uygulamaydı ve Ziya Selçuk bunu sağlamak adına gerekli talimatları filan da verdi ama Sayın Bakan geldi, çocuklar KPSS sınavından daha düşük mülakat puanı almaya başladılar. Sebebini soruyoruz, açıkla diyoruz; teröristse “terörist” de, bunu da diyemiyor Sayın Bakan; sebebini açıklayamıyor yani yerleşik bir içtihadı dahi ayaklar altına alan bir uygulama yaptı Sayın Bakan. Dolayısıyla Sayın Bakanın bundan sonra yapacağı hiçbir işe, hiçbir çalışmaya ne eğitim çalışanları ne öğretmeler ne de bu işten anlayan insanlar güven duymayacaktır. Dolayısıyla bir an önce ya yaptıklarını izah edebilmeli… Bakın, bir sürü siyasi partinin milletvekili açıkladı, şoförünü şube müdürü yaptın mı diye; Yıldırım Kaya da burada, o da sordu. Yapmadım diyebildi mi? Diyemedi, sesi çıkmadı âdeta, sesi çıkmadı. Peygamber Efendimize kıyamet alametleri sorulduğunda şunu söylüyor: “Emanet ehline verilmediği zaman kıyameti bekleyin.”

Yani bugünün anlayışından nasibini almamış Sayın Millî Eğitim Bakanının Hazreti Peygamber Efendimizin bu sözünden bir çıkarım yapması gerekirken bundan da bir çıkarım yapmadığını görüyoruz. “İşi ehline verin.” emrini de ayaklar altına alıyor yani AK PARTİ’nin dinî referansları zaman zaman gündeme getiren bir siyasi parti olduğunu biliyoruz. Ya, bu uygulamalar yüce İslam dininin, yüce dinimizin neresinde var ya, neresinde var? Sayın Bakan yaptıklarından utanmalıdır ama Sayın Bakanla birlikte bu yaşananlara göz yuman iktidar partisi de bu utancı taşımalıdır diyorum,

Mahmut Özer’in bu işleri yapamadığını sadece yandaş kayırma işiyle meşgul olduğunu defalarca anlattık. Bakın, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanını değiştirdi, Talim ve Terbiye Kuruluna Profesör Doktor Mustafa Gündüz’ü üye olarak getirdi. Mustafa Gündüz’ün çok net açıklamaları var, harf devrimine karşı, halifeliği ve medreseyi savunduğunu ilan ediyor. Bu, bizim çocuklarımızın okuyacağı kitapların belirlenmesinde en etkin rol oynayan kişi.

Sayın Mahmut Özer, kendisiyle birlikte Bakan Yardımcılığı görevinde bulunan Ahmet Emre Bilgili’yle üç ay çalıştı, üç ay sonra Bakan Yardımcılığından aldı, on yedi yıldır Din Öğretimi Genel Müdürlüğünü yapan Nazif Yılmaz’ı Bakan Yardımcısı olarak atadı. Sen daha önce Bakandın, neden o arkadaşınla çalışmadın? Neden üç ay birlikte çalıştığını kapı dışarı koydun? Yaptığı çok açık ve nettir: Zonguldak Karaelmas Üniversitesinde -Bülent Ecevit Üniversitesinde- rektörken masa arkadaşlarını ÖSYM’ye getirdi; daha sonra Bakan Yardımcısı oldu, masa arkadaşlarını bakan yardımcılığıyla danışman kadrolarına getirdi; bakan olduktan sonra da kimini bakan yardımcısı, kimini genel müdür, şoförünü de şube müdürü olarak atadı; daha sonra da iki kardeşi de birini danışman, birini de yine müdür olarak atadı. Allah aşkına, soruyorum: Adalet ve Kalkınma Partisi kadroları içerisinde liyakatli isim kalmadı mı?

Liyakatli isim kalmadığı için Sayın Mahmut Özer ahbap çavuş ilişkileriyle Millî Eğitim Bakanlığını yönettiğini zannediyor. Çok açık ve net KPSS’de 1’inci olmuş ama mülakatta elenen Halil Kaya’nın, Mehmet Köroğlu’nun, Sema Taşkent’in hakkını kim ödeyecek? Çok açık ve net Orta Doğu Teknik Üniversitesinde EĞİTİM SEN üyesi olduğu için Sibel Bekaroğlu ve Mehmet Mutlu’yu açığa alanların hakkını kim ödeyecek? Yüz on iki gündür öğretmenler atama takviminin açıklanmasını bekliyor. Yüz on iki gün önce söz verdin Mahmut Özer, dedin ki: “En kısa sürede takvimi açıklayacağım.” En kısa süreden anladığın nedir senin? Okullar tatil oldu, eylülde öğretmen göreve başlayacak, 250 bin öğretmen açığının olduğunu bilmiyor musun?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Reklam Engelleyici Algılandı

Haber içeriğini görüntülemek için lütfen reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakınız.