EkonomiSON DAKİKA

Konutlarda doğalgaza yüzde 93 zam geldi!

Konutlarda kullanılan doğalgaz fiyatlarına yüzde 93, sanayide kullanılan doğalgaz fiyatlarına yüzde 552 ve elektrik üretiminde kullanılan doğalgaz fiyatlarında yüzde 637 zam geldi. Doğalgaza gelen bu zamlar üzerinden vatandaşın alım gücünün giderek erimesine dikkat çeken Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, konuyu meclis gündemine taşıyarak şu açıklamalarda bulundu;

Vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçlarından olan elektrik, doğal gaz ve akaryakıt gibi giderlerde maalesef fahiş artışlar yaşanmaktadır. Sanayide önemli bir girdi kalemi olan enerjiye gelen zamlar vatandaşımıza hayat pahalılığı olarak yansımaktadır çünkü enerjiye zam demek, iğneden ipliğe her şeye zam demektir. Üstüne üstlük, bir de enerjide dışa bağımlıysanız ve yanlış ekonomik tercihler nedeniyle dolar kurunuz 15-16 lira seviyesine yükselmişse topluma içireceğiniz reçete daha da acı olur.

Son bir yılda konutlara verilen doğal gazın birim fiyatında yüzde 93’lük artış yaşandı. Sanayiye verilen doğalgazda yıllık zam oranı yüzde 552’yi, elektrik üretiminde kullanılanda ise yüzde 637’yi buldu. Peki, son bir yılda vatandaşın geliri ne kadar arttı? Örneğin, asgari ücret bu süreçte yüzde 50 arttı dolayısıyla vatandaşın 100 liralık geliri 150 liraya çıktı ama 100 liralık doğal gaz gideri 193 lira oldu yani 100 birim yerine 77 birim doğalgaz alabilecek duruma geldi. Ayrıca, doğalgaz zammını konutlarda düşük tutabilmek için sanayi ve elektrik üretimindeki doğal gaza aşırı zam yapıldı. Bu da hem elektrik fiyatlarını hem de sanayi ürün fiyatlarını etkiledi. Hükûmetin bu konudaki savunması ne? Birincisi “Doğal gaz fiyatı dünyada da arttı.” diyorlar. Ama zaten sanayi ve elektrik üretimindeki zamlar dünyaya paralel gidiyor. Konutlardaki artış düşük tutuluyor ama vatandaş, elektriğe yansıtıldığı için bu zammın bir kısmını elektrikten görüyor.

İkinci savunma ise “2023’te kendi doğal gazımızı çıkaracağız.” iddiası. Kesinlikle benzetme amacında değilim ama bu sözleri duyunca -hepimizin bildiği- Nasrettin Hoca’nın “Yaz gelince sana arpa vereceğim.” sözlerindeki avutma ifadesi aklımıza geliyor.

4 kişilik bir ailenin Mart 2021 tarihindeki enerji faturalarıyla Mart 2022 tarihli faturalarını karşılaştırdığımızda özetle şu durum ortaya çıkmaktadır: 2021 Mart ayında elektrik, doğal gaz ve bir depo dizel akaryakıt alan 4 kişilik bir ailenin toplan gideri 1.060 TL iken 2022 Martında maalesef bu 2.075 TL’ye yükselmiştir. Bunu asgari ücret üzerinden anlatacak olursak, Mart 2021 yılında bu üç kalem harcama için, bütçenin, asgari ücretin yüzde 37,5’unu harcarken maalesef Mart 2022’de asgari ücretin yüzde 49,5’unu harcıyoruz.

2021 yılında elektrik faturasını ödeyemeyen yaklaşık 3,5 milyon abonenin elektriği, 1,1 milyon abonenin ise doğal gazı kesilmiştir.

Enerjinin pahalı olmasının üç temel sebebi vardır: Biri, enerjide yüksek oranda dışa bağımlı olmak. İkincisi, dolar kurunun yanlış ekonomik politikalar nedeniyle çok yüksek olması. Üçüncüsü ise kamunun üretimdeki payının azalmış olmasıdır.

Bu elimdeki grafik, kamunun enerji üretimindeki, elektrik üretimindeki payının azalması sonucunda dolar kurunun artmasıyla birlikte tarifelerin artışını göstermektedir. 2008 yılında yüzde 50 oranında kamuda elektrik üretimi varken 12,65 kuruştu 1 kilovat enerji ama doların artması belli bir süreye kadar -kamu bu işi sübvanse ederken- pek bu durumu etkilemiyordu ama son gelişmelerle birlikte kamunun payı yüzde 13,5’lara düşmüş, maalesef doların artmasıyla birlikte de tarifeler korkunç bir şekilde artmaya başlamıştır. Bu durumdan kurtulmanın yolu, kamudaki payımızı arttırmaktan ve dışa bağımlılıktan bir an önce kurtulmaktan geçer.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Reklam Engelleyici Algılandı

Haber içeriğini görüntülemek için lütfen reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakınız.