EkonomiSON DAKİKA

Gıda ithalatına 203 milyar dolar harcarken çiftçilerimizin kredi borcu 178 milyar liraya ulaştı

Türkiye maalesef son 20 yılda giderek ithalat ülkesi oldu. Buğday, mercimek, şeker, pirinç, ayçiçeği derken gıda ithalatına yaptığımız harcama 203 milyar dolara ulaştı. Türkiye yerli üretime destek vereceğine ithal gıdaya destek verdiği için bugün yerli çitçilerimizin Tarım Kredi ve Ziraat Bankası’na olan borçaları 178 milyar TL’ye kadar çıktı. Yabancı çiftçilere verilen destek kadar yerli çiftçilerimize destek verilmediğine dikkat çeken CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, konuya ilişkin mecliste yaptığı konuşmasında şu bilgileri paylaştı;

Çiftçilerin Borçları 178 milyar liraya ulaştı

Yine bu akşam Resmî Gazete’de bir karar çıkıyor: “Çiftçimize yüzde 75 tarımsal destek vereceğiz.” Ya, siz bu hikâyeyi bize daha önce de anlatmıştınız. Ne oldu? Hiçbir şey olmadı. Yani işlenmeyen, işlenemeyen arazilere siz destek verseniz ne olur, ben buradan size soruyorum. Başınızı bir an evvel kumdan çıkarın, asıl üretim yapan çiftçilerimizi desteklememiz lazım. Nasıl mı? Bakınız, her zaman söylüyorsunuz, işte “2002’de şu vardı, bu vardı; elektrik yoktu, araba yoktu, şu yoktu, bu yoktu.” ama 2002’de, çiftçimizin borcu siz geldiğinizde 2,4 milyar lirayken şimdi, Tarım Kredi ve Ziraat Bankasına olan borçlarda gelmişiz 178 milyar liraya. Ama özel bankalarla beraber diğer bayilere baktığımız zaman, 211 milyarı geçen bir borç var. Hani, AK PARTİ yapıyordu, güçlendiriyordu; çiftçiyi borç içinde bıraktınız, borç batağına batırdınız.

Yine, bakınız, siz gelmeden önce, 2002 ile 2020’ye baktığımız zaman tam 580 çiftçimiz üretimi bırakmış. Yani diyor ki: “Artık ben üretemiyorum, bittim, tükendim.” icra kapıya dayanmış. Yani gelinen noktada siz çiftçiyi bitirdiniz.

”Gıda ithalatına 203 milyar dolar harcandı”

Gelin, bakın, AK PARTİ iktidarında tarımsal ürünlere 126 milyar dolar, gıda ürünlerine de 77 milyar dolarla birlikte tam 203 milyar dolar ithalata para harcamışsınız. Yani kendi çiftçinize değil, Rusya, Ukrayna çiftçisine tam 203 milyar dolar para harcamışsınız. Arkadaşlar, gelin, bu yanlıştan vazgeçin diyoruz.

Geçtiğimiz günlerde de hatırlarsınız, şehitlerimiz vardı, Rusya’nın bombalamasıyla şehitlerimiz vardı. Rusya’ya gittik, kapıda dakikalarca “hazır ol” da beklettiler. Şimdi, yine aynı şekilde, pazar günü Cumhurbaşkanı, Putin’le görüşüyor, diyor ki: Sizden ricam, şu gemileri salar mısınız?” Ya, ülkeyi düşürdüğünüz hâle bakın, düşürdüğünüz hâle bakın. Rica ettiriyorsunuz; üretimden çiftçiyi uzaklaştırdınız, yabancıya avuç açtınız. Bundan bir an evvel dönün diyoruz.

”50 kuruş olan Ayçiçek desteğini 1,5 liraya çıkaralım”

Yine, bakınız, çiftçiye bir an evvel, acil olarak destek verin. Şu anda üretim sezonu, Çukurova’da çiftçimiz ayçiçeği ekimi yapacak. Gelin, 50 kuruş olan desteği 1,5 liraya çıkaralım diyoruz, çiftçimizin gübresinin yüzde 50’sini verelim diyoruz. Hani, çok güzel demiştiniz, çıkıp seçim meydanlarında “Yarısı bizden, yarısı çiftçiden.” demiştiniz. Nerede, hani mazotun yarısı nerede sizden? Çiftçi olduğu gibi tamamını ödüyor ve bu akşam gene, çiftçinin mazotuna zam var. Çiftçi, traktörünü artık çalıştıramaz hâlde.

Gelin, bu yanlıştan vazgeçin. “Elden gelen öğün olmaz, olsa da zamanında bulunmaz.” İşte, aynı şekilde, kalkarsın Rusya liderine dersin ki: “Şu gemileri bir salar mısın, bize bir yardımcı olur musun?” Böyle bir duruma düşmek istemiyoruz. Biz üretendik, evet, üretendik; en büyük ihracatçıydık ama şimdi bütün tarım ürünlerini ithal eder hâle geldik. Kimin sayesinde? Cumhur İttifakı’nın sayesinde. Evet, sizler sayesinde artık herkese avuç açar hâle geldik. Gelin, bu yanlıştan vazgeçin.

Çiftçimizi destekleyelim; gübresinin yüzde 50’sini verelim, çiftçinin mazotunun yüzde 50’sini verelim. Ayçiçeği sezonu, acil olarak primi artıralım. Evet, şu anda buğday ve arpa sezonu yazlık ekimler için; buğday ve arpa için de bir an evvel destekleyin diyorum. Ve gelin, bir sefer de kendinize değil, bu milletin efendisine ses verin; onları destekleyin diyor, saygılar sunuyorum.