EkonomiSON DAKİKA

Buğdayın ton fiyatının 500 dolara tırmanması ile Türkiye’de ekmek kıtlığı baş gösterecek!

Buğday fiyatları tarihte görülmemiş rekor fiyatlara koşmaya devam ediyor. Budayın tonu 500 dolara doğru tırmanırken, buğdayda ithalata bağlı olan Türkiye’de ekmek kıtlığı baş göstermesi en çok endişe veren konular arasında. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, ”önümüzdeki dönemde buğdayın ton fiyatının 500 dolara doğru tırmanması un ve dolayısıyla ekmek kıtlığını da beraberinde getirecektir.” dedi.

Yerli çiftçilerimizde buğdayın tonu 2.250 TL’den alınırken yabancı çiftçilerden 6 bin 250 TL alınmasına tepki gösteren Maçin, iktidarın yabancı çifçileri zengin etmek için ellerinden geleni yaptıklarını iddia etti. Bir ülkenin tarımda kendine yeter bir ülke olmanın önemine dikkat çeken Maçin, mecliste yaptığı açıklamalarda şu bilgileri paylaştı;

VATANDAŞ HERGÜN YENİ BİR ZAMLA UYANIYOR

Ülkemizde gıda fiyatları almış başını gidiyor. Her gün yeni bir zamla uyanan halklarımız bu fiyat artışları karşısında çaresiz bir durumda ve asgari beslenme olanaklarından yoksun bırakılmış. Bu iktidarın ülkeyi bir an önce bu ithalat sarmalından kurtararak, tarımsal üretimi artırarak gıda güvencesi, gıda güvenliği ve gıda egemenliği ilkelerini esas alan bir politikaya geri dönülmelidir uyarısını yaptık. Biz ülkenin üretime dayalı bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu defalarca bu kürsüde dile getirdik. Bir de dünya Covid-19 salgınıyla birlikte ülkelerin tarım alanında kendi kendine yeterli olmasının önemini ve üretim odaklı politikaların aciliyetini hayatın kendisi, bize bir defa daha ilan etmiş oldu.

Bölgede ve dünyada hegemonya savaşlarının ve çatışmaların yoğun yaşandığı bir tarihsel süreçte ülkemizde gıda fiyatları giderek artmaktadır. Bu artışın dışsal ve içsel sebepleri vardır. Covid-19 pandemisi, küresel iklim değişikliği ve kuraklık, petrol fiyatlarında jeopolitik risklerin artışına bağlı olarak görülen artış. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gıda enflasyonunu artırmaktadır. Ülkemizde son bir yılda zaten bir gıda enflasyonu vardı. Bu iki ülkenin savaşıyla birlikte ithalata dayalı gıda kalemlerinde ithalatçı stokçuların aç gözlülüğü de eklenince yağ kuyrukları gibi un da ve başka gıda kalemlerinde kuyrukların olması ihtimal dahilindedir.

EKMEK KITLIĞI

Önümüzdeki dönemde buğdayın ton fiyatının 500 dolara doğru tırmanması un ve dolayısıyla ekmek kıtlığını da beraberinde getirecektir. İktidarın kendi çiftçisinden sezon başında, tonunu 2.250 TL’den aldığı buğdayı dışardan 2 katına yakın bir fiyatla alması yukarıdaki sözlerimizi kanıtlayan ibretlik bir durumdur.

Türkiye’de iktidarın yanlış ekonomi ve tarım politikasından kaynaklı genel olarak ekonominin bütün alanlarında kriz olmakla birlikte ancak enerji ve gıda alanında izlenen politika sonucu ne yazık ki ülke büyük çöküşün girdabına girmiştir. Bütün dünya yenilenebilir yeşil enerji politikalarını üretme sürecine girerken Türkiye, maalesef büyük tehlike arz eden ve ekosisteme onarılamaz bir zarar veren nükleer enerji santrallerini inşa etmektedir. Zeytin ağaçlarının kesilmesi, nükleer enerji santralleri inşası politikası büyük bir trajedidir. Enerji, gıda ve küresel iklim değişikliği, küresel ısınmanın iç içe geçtiği bir dönemde sağlık ve güvenilir gıda temini, gıda egemenliği ilkesi bir zorunluluktur. Türkiye’de gıda krizinin çözülmesinin tek yolu gıda güvencesini ve gıda egemenliğini temel alan politikalarının hayata geçirilmesidir.