GenelSON DAKİKA

Rusya, Akkuyu’da şu anda yüzde 100 hisseye sahip ve o yetmiyormuş gibi bir de yanına liman verdiler!

BARIŞ KARADENİZ (Sinop Milletvekili) -Rusya, Akkuyu’da şu anda yüzde 100 hisseye sahip, o yetmiyormuş gibi bir de yanına liman verdiniz, oh ne güzel. İran’da, Mısır’da ve Türkiye’de Doğu Akdeniz’i kontrol etme projesinin yüzde 100’ünü Rusya’ya verdiniz. On beş yıl boyunca şirkete 35 milyar dolar ödeyeceksiniz arkadaşlar, 35 milyar dolar ve yüzde 42 kârlılıkla. Ya, Türkiye bu projenin neresinde? Rusya girdiğinde Ukrayna’ya, ilk girdiği yer neresiydi? Çernobil.

Bir de bu atıklarla ilgili, geri dönüşümle ilgili Rusya, Amerika, İngiltere, Fransa gibi ve Rusya’nın başını çektiği tesisler kurulmuş. Türkiye’de kurulacak nükleer santral yetmiyormuş gibi her yıl 200 milyon doları da bu atıkları geri dönüşüme yollamak için Rusya’ya satacağız, para ödeyeceğiz, üstüne bir de burada katı atık tesisi kurdurup atıkları da ülkemize maalesef gömdürecekler. Bence bu kanun teklifini bir an önce geri çekmeniz lazım çünkü yaptığınız iş hem Anayasa’ya aykırı hem de ülkemizin menfaatlerine aykırı. Türkiye, bu kanun teklifiyle atık deposuna döndürülecek. Yabancı ülkeler, Türkiye’de şirket kurup nükleer santrallere istedikleri gibi sahip olabilecekler. Rus atıkları Türkiye’ye gömülecek, bir de açılacak davalarda -Komisyon kurdunuz ya- bir yıl ötelemeli bir şekilde davalar da reddedilecek arkadaşlar.

Bakın, Sinop’a döneceğim. Sinop’ta nükleer santral kurma projeniz var, ÇED raporunu çıkarmaya çalıştınız. Yanılmıyorsam 6 Şubat 2018’de, Çevre Bakanlığı tarafından yapılan ÇED halkı bilgilendirme toplantısında, ya, içeri halkı sokmadınız. Önceden içerisi dolduruldu, barikatlar kuruldu Sinop halkı girmesin diye; içeride kim olduğu belli olmayan bir sürü adam… Sinop halkını oraya sokmadınız, sonra biber gazıyla insanları odadan uzaklaştırdınız.

Bir kere, Sinop’ta kurulacak nükleer santralde şirket yok ortada. Yönetmelik diyor ki: “Şirket ÇED tanıtım programını yapar, halkı bilgilendirir.” Çevre Bakanlığı bunu üstlendi aykırı bir şekilde. Çevre Bakanlığının dosyaları bile olmadan, orada ÇED raporuna olumlu görev verdiniz. 120 tane konu başlığı vardı, 70 tanesine olumsuz görüş verildi; bunları da yok ettiniz, yüz yirmide 70… Kaç tane bilirkişiyi, hiç alakasız, sadece nükleer santrale olumlu ÇED verdirmek için oraya atadınız arkadaşlar. Ya, bu kadar basit mi bu işler? 120 tane konu başlığını neredeyse iki saat gibi sürede halka tanıttık, Sinoplu yok, iş bitti. Ya, insanları bu kadar kandırmayın.

Dünyada “yenilenebilir enerji kaynağı” diye bir şey var. Türkiye’de kayıp… Bakın, özelleştirdiğiniz nakil hatlarını düzenlemeyen, oradaki trafoları, ne bileyim, direkleri sırf cebinden para gitmesin diye düzenlemeyen dağıtım şirketleri şu anda bunu düzenlese, bunu yaptırsanız… Türkiye’de kurmayı düşündüğünüz Akkuyu’daki nükleer santralin üreteceği elektriği, enerji nakil hatlarındaki kayıplara veriyorsunuz. 35 milyar bu ülkenin millî kaynağı, millî servet; bunu niye Rusya’ya aktarıyorsunuz? Yazık değil mi? Dünya vazgeçmiş, Almanya vazgeçmiş, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmiş; biz büyük nükleer lobilere hizmet edip “Türkiye’ye nükleer santral kuracağız.” diye… Ben şunu söylüyorum: Bu, ihanet projesidir; derhâl vazgeçin diyorum.

Sinop’ta, biz, bu olumsuz ÇED sürecinde, içeri alınmayan halkın… Çevre Bakanlığının değil, belirli bir şirketin yapması gereken ÇED tanıtım toplantısı, usulsüz ve aykırı olduğu için bize göre yok hükmündedir. Bununla ilgili 2 Ekim 2020 tarihinde -benim de imzam olan- 60 arkadaşımızla ve 14 kurumsal katılımcıyla birlikte dava açtık. Samsun 3. İdare Mahkemesi dava duruşma tarihini 28 Mart 2022 olarak belirledi. Biz de o tarihte, saat onda, Samsun’da, 3. İdare Mahkemesinde olacağız; bu davanın olumsuz taraflarını anlatacağız. Bu davada, bizim yok hükmünde saydığımız bu ÇED tanıtım toplantısının hâkimler tarafından da iptal edileceğini düşünüyoruz çünkü hukuka da aykırı insanlığa da aykırı.