Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
GündemSON DAKİKA

Putin Rus ordusuna Ukrayna topraklarına girme talimatı verdi

DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir Milletvekili) – Dün Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığım konuşmada tarihe not düşmek adına Rusya ile Ukrayna arasında gelişen olaylarda Türkiye olarak bizi bekleyen tehlike ve tehditlerin değerlendirilmesi hususuna işaret etmiştim. Üzerinden yirmi dört saat geçmedi ki Putin Rus ordusuna Ukrayna topraklarına girme talimatı verdi.

Mevcut tablo Rusya’nın başlattığı askerî harekâtın yalnızca Donbas bölgesiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koymaktadır. Rusya Belarus sınırından Kiev’e, güneyden de Ukrayna’nın Karadeniz’e çıkışını kesecek şekilde Odessa’ya yönelik bir çevreleme harekâtı gerçekleştirebilir. Bölgede topyekûn bir savaşla karşı karşıya kalma ihtimali de maalesef söz konusudur. Avrupa’nın güvenlik mimarisinin temel belgesi olan Helsinki Nihai Senedi ve o zamandan bu yana varılmış olan diğer mutabakatların tamamı Rusya tarafından yok sayılmaktadır.

Rusya’nın askerî harekât adı altında Ukrayna’nın Donbas bölgesinde yürüttüğü, ülkenin diğer bölgelerine de yaymış olduğu bu saldırı hem Ukrayna’nın altyapısı ve ekonomisini hem de dünya ekonomisini olumsuz yönde etkileyecektir. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in ifade ettiği gibi biz İYİ Parti olarak her şeyden önce devletlerin toprak bütünlüğüne ve tam egemenliğine saygı duyulması gerektiğini düşünüyoruz. Bir ülkenin egemenlik sahasının başka bir egemen devlet tarafından ihlal edilmesini de asla kabullenmiyoruz. Bu çerçevede saldırıya uğrayan devlet olan Ukrayna’nın uluslararası hukuktan ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa hakkını tanıyoruz.

Tüm bunlarla birlikte bizim için asıl olan yalnız ve ancak Türk milletinin çıkarlarıdır. İleriye dönük olarak atılacak her adımda önceliğimiz, Türkiye’nin stratejik ve jeopolitik çıkarları olmalıdır. Doğrudan Türkiye’ye bir saldırı olmadığı müddetçe geleneksel Türk dış politikasının “aktif tarafsızlık” ilkesinin muhafaza edilmesi, bu noktada ülkemizin yüksek çıkarları açısından fevkalade önemlidir.

Ekonomimizin mevcut kırılganlığı da dikkate alındığında öncelikle yapılması gereken, krizin ülkemize olabilecek yansımalarının asgari düzeyde tutulmasını sağlayacak tedbirlerin alınmasıdır. AK PARTİ iktidarının yanlış tarım politikaları neticesinde Türkiye, buğday ihtiyacının büyük kısmını Rusya ve Ukrayna’dan karşılamak zorunda kalmıştır. Buğday ithalatının yüzde 64,6’sı Rusya’dan, yüzde 13,4’ü ise Ukrayna’dan yapılmaktadır.

Bu özel durum, bu ithalatı etkileyeceği için bazı gıda ürünlerindeki fiyatlarda da hızlı artışlar söz konusu olabilir.

Öte yandan, Rusya’nın önemli gelir kaynağı olan ve Karadeniz’de bulunan TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarının saldırıya uğraması ihtimali üzerinde de hassasiyetle durulmalıdır. Böyle bir durumda Türkiye ciddi bir doğal gaz tedariki sorunuyla karşı karşıya kalabilir. İktidarın ivedilikle bu hususlarda gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Günümüzdeki durum iktidarın değil, ülkemizin sorunudur. Bu sorunun aşılması ise ulusal çıkarlarımızın gereği olarak atılacak adımlara bağlıdır. İstişare ve ortak akıl çerçevesinde belirlenecek bir stratejiye ihtiyaç vardır.