GündemSON DAKİKA

AKP’li isim elektriğe gelen fahiş zamları rakamlar vererek savundu

NEVZAT ŞATIROĞLU (İstanbul Milletvekili) -Verilen önergede elektriğe 1 Ocak itibarıyla yüzde 127 zam yapıldı ve ama EÜAŞ’ın dağıtım şirketlerine sattığı elektriğe ise sadece yüzde 34 zam yapılmak suretiyle dağıtım şirketlerine bir rant aktarıldığı iddia edilmektedir. Bu iddia kesinlikle ve kesinlikle doğru değildir. Bunu teknik bir konu olması hasebiyle bu kısa sürede izah etmeye çalışacağım.

Elektrik dağıtım şirketleri elektriği EÜAŞ, serbest piyasa ve ikili anlaşmalar vasıtasıyla tedarik etmektedir. 2021 yılında serbest piyasa fiyatlarının en üst seviyeye çıktığı hepimizin malumudur. Bu makul artış küresel piyasalarda artan petrol fiyatları ki 20 dolarlara düşen petrol 90 dolarlara kadar çıkmıştır. Bir diğer gerekçe dünyada artan doğal gaz fiyatları. Ortalama 300 dolarda seyreden doğal gaz fiyatları -zaman zaman 100 dolardan tedarik ediyorduk ülke olarak- geçen yıl ortalama 1.000 dolara, zaman zaman da 1.500-2.000 dolara kadar yükselmiştir küresel piyasalarda. Hakeza, elektrik ürettiğimiz ithal kömür santrallerinde yaktığımız ithal kömür 80-90 dolar bandında iken, geçen yıl bu rakam 260 dolarlara kadar yükselmiştir.

Bunun yanı sıra, iklim koşullarının getirdiği kuraklık sonucu hidrolik kaynaklardan ürettiğimiz elektriğin de azaldığını farz edersek ciddi bir daralmayla karşı karşıya kaldık. Örneğin, geçen yıl hidroelektrik santrallerden ürettiğimiz elektriği bir önceki yıla göre yüzde 10 eksik üretmek suretiyle, 55 milyar kilovatsaat elektriği hidroelektrik kaynaklardan değil, doğal gaz kaynaklarından tedarik etmek zorunda kaldık. İşte, bu süreçte Hükûmetimiz devreye girmiş, bu küresel ve iklimsel koşullar sebebiyle oluşan bu yüksek fiyatları vatandaşına yansıtmamak için sübvansiyonu maksimum seviyede kullanmaya başlamıştır.

Peki, bu sübvansiyonlar nasıl veriliyor? Kıymetli vekillerim, işte burada hazineye ait kuruluşumuz olan EÜAŞ, ürettiği elektriği maliyetinin altında elektrik dağıtım şirketlerine değil, elektrik havuzuna vermek suretiyle oluşan maliyetleri minimize etmeye çalışmaktadır. Aynı süreçte serbest piyasada oluşan elektrik fiyatları megavat başı bin lira seviyelerini geçmiştir. Yani burada EÜAŞ ucuz elektriği dağıtım şirketine değil, oluşan yüksek maliyetleri aşağı çekmek için elektrik havuzuna vermektedir. Sonra da havuzda oluşan bütün bu maliyetler EPDK tarafından yakinen takip edilmekte ve dağıtım şirketinin bundan bir menfaat sağlamasının önüne geçilmektedir.

Bu sayede, AK PARTİ Hükûmeti olarak 2021 yılında elektrikte 25 milyar TL’yi sübvanse etmiş bulunmaktayız. Benzer olay doğal gazda yaşanmış, bu sübvansiyonlar bu sefer BOTAŞ marifetiyle vatandaşımıza yansıtılmış ve 80 milyar TL hazine kaynaklarından -vatandaşımızdan eksik ödeme almak suretiyle- daha ucuz gaz vermek suretiyle karşılanmıştır.

Önergedeki bir diğer iddia ise şu: Elektrikte kademeli tarifeye geçtiğimizi hepimiz biliyoruz, 150 kilovatsaat limit var. Birinci kademe dediğimiz 150 kilovatsaatin altında hiçbir mesken bulunmamaktadır. Bu, doğru değildir. Türkiye’de hane başı ortalama tüketim 134 kilovatsaattir, 35 milyon elektrik kullanıcımız vardır ve bunun da 23 milyon abonesi 150 kilovatsaatin altında elektrik tüketmektedir. Biz de bu sistem vasıtasıyla 23 milyon hanemize ucuz elektrik vermeye çalışıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.