GenelSON DAKİKA

Tezgahta 5-6 lira ama dalında 30 kuruşa satılamıyor

HASAN SUBAŞI (Antalya Milletvekili) -Başta limon üreticilerinin yaşamakta olduğu sıkıntı ve ardından diğer narenciye üreticilerinin de yaşaması muhtemel sıkıntılara karşı tedbir aramak, zorunluluk hâline gelmiştir. Uygulanan yanlış ihracat politikaları, ihracat koşullarında sürekli yaşanan değişimlerin yarattığı güvensizlik ortamı nedeniyle limon üreticileri, ihracat pazarlarını maalesef kaybetmiştir. Limon üreticisi, fahiş girdi maliyetlerine rağmen malını 30 kuruşa dalından zararına satıyor ya da yollara döküyor. Üreticilerin sorunlarının, alınacak tedbirlerin ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulması gereklilik olmuştur.

Türkiye, özellikle gıdada yüksek enflasyonu yaşarken, market ve semt pazarlarında fiyatlar sürekli yükselirken bazı sebze ve meyveler depolarda ve dalında çürümeye terk ediliyor. Hükûmetin en temel ekonomi politikası söylemi hâline gelen ihracatı artırmak ise meyve ve sebzeler, özellikle narenciye söz konusu olduğunda dikkate alınmıyor.

Geçtiğimiz sene, iç pazarda portakal fiyatlarında yaşanan yüksek artışlar nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı portakal ihracatı yapılırken kamuya ve Bakanlığa ait laboratuvarların tercih edilmesini istemişti. Bunun anlamı, portakal ihracatını durdurmak demekti. O günlerde hazırladığımız soru önergemiz ve narenciye birliklerinin tepkileri sonucu Bakanlığın geri adım atması sağlanmıştı.

Geçen seneki portakal krizinden sonra bu sene de limon üreticileri zor günler yaşamaktadır. Ülkemiz, dünya limon üretiminde yaklaşık yüzde 20’lik bir pazar payına sahiptir. Ancak coronavirüs salgınıyla birlikte, birçok ülkede limon başta olmak üzere, C vitamini içeren ürünlere talep ve fiyatlar artmıştı. Tarım ve Orman Bakanlığı ise iç piyasa ve enflasyon kaygısıyla limon ihracatını izne bağladı ve bunun sonucunda maalesef dış pazar kaybedilmiş oldu. Geçen yıl ağustos başında ihracattaki kısıtlama kaldırılsa da pazarları yeniden kazanmak maalesef mümkün olmadı. Bunun faturasını bu yıl üretici ödüyor. Bunun üzerine bir de komşularla yaşanan sorunlar, Rusya’nın engeller koyması, dış politikada istikrarsız ilişkiler, ihracat pazarlarının rakip ülkelere kaptırılmasına neden oldu. Antalya, Mersin, Adana ve Muğla’da üretilen limon, büyük ölçüde dalında kaldı.

Limon üreticisi ilaçlama, gübreleme, sulama, budama ve temizleme gibi işlemler sonrasında bunların üzerine toplama, ambalajlama, nakliye, komisyon masrafları yapıyor. Üretici kilosunu 1,5- 2 lira civarında mal ettiği limonu 30 kuruşa vermeye mahkûm oluyor. Hallerde ise limon kilogram fiyatı 50 kuruş ile 2,5 lira arasında işlem görmektedir. Bölgemizde birçok çiftçi ürünü dalında bıraktı, bazı çiftçiler de mayer cinsi limon ağaçlarını kesmek zorunda kaldı. Hal fiyatları, işçilik ve toplama maliyetini karşılamıyor. En çok tercih edilen dikenli limon da halde 2 ve 2,5 lira arasında satılıyor. En çok ihracata giden enterdonat cinsi limonların ise depolarda büyük bir bölümü maalesef çürüdü, çöp oldu. Üretici markete gittiği zaman 7-8 liralarla karşılaşıyor. Ne iç pazara satılarak vatandaşın ucuza limon yemesi sağlanabiliyor ne de ihracat yapılarak döviz geliri elde edilmesi sağlanabiliyor.

Limon üreticisinin sorunlarıyla ardından gündeme gelmek üzere olan diğer narenciye ürünlerimizin sorunlarının tespiti ve çözülmesine ilişkin tedbirlerle girdi maliyetlerinin azaltılması, destek ve ihracat teşvikinin getirilmesi için bir araştırma komisyonu kurulmasını talep ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.