GündemSON DAKİKA

Atanamayan tüm ziraat mühendislerine kadro müjdesi meclisten geldi!

Tarımsal alanda dünyanın öncü ülkeleri olan Türkiye’de maalesef ziraat mühendisleri boşta kaldı. Bugün tüm atanamayan mühendislere atama müjdesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geldi. TBMM kürsüsünde atanamayan mühendislere kadro verileceğine dair açıklamalarda bulunan İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu sözlerine ‘’ Türkiye’de zirai eğitimin başlamasının 176’ncı yıl dönümüydü. Bu vesileyle, ziraat mühendislerine müjde vermek istiyorum’’ ifadeleri ile başladı.

Ziraat mühendisleri için atama müjdesi veren Bekaroğlu, Türkiye’nin tarım sorunlarını rakamlar vererek açıkladı. İşte, Mehmet Bekaroğlu’nun o açıklamaları..

Yakında iktidara gelecek olan Millet İttifakı çok sayıda ziraat mühendisi ve veteriner istihdam edecek köy grupları oluşturup; bunu bir müjde olarak burada vereyim.

Tarım desteklemeleri, yeterli ve güvenli gıda sorunu bugün dünyayı kasıp kavuran bir sorun; bu, pandemide daha da ortaya çıktı. Bütün ülkeler tarımı desteklemektedirler; Türkiye de Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetleri zamanında, 2006 yılında çıkarılan 5488 sayılı Kanun’la tarımı destekleme kararı almış ve bu desteğin bütçeden yapılacağı, gayrisafi yurt için hasılanın yüzde 1’inden az olmayacağı karara bağlanmış.

Ne var ki Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetleri o günden bugüne, herhangi bir senede bu yüzde 1 kadar desteği vermemişlerdir. Örneğin, 2021 yılında gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1’i 66,5 milyar TL olmasına rağmen ancak 22 milyar verilmiştir, bu sene için de aşağı yukarı böyledir. Bütün senelere baktığınız zaman 276,5 milyar TL, o zamanın dolarıyla hesaplanırsa aşağı yukarı 70 milyar dolar çiftçiden kaçırılmıştır, çiftçinin hakkı gasbedilmiştir. Bugün yaşamış olduğumuz gıda sıkıntısı dediğimiz sıkıntının temelinde bu var arkadaşlar yani marketlerde, şurada burada birtakım şey kovalıyorsunuz, soğan üreticilerine “terörist” filan diyorsunuz ama tarıma vermediğiniz destekler var.

Şimdi ben bunu çay örneğiyle size anlatacağım değerli arkadaşlarım. Çay ürününe kilo başına yılda 13 kuruş destek verilmektedir ve 2016 yılından bu yana hiç değişmemiştir bu değerli arkadaşlarım. Başka çok daha garip, garabet bir durum var. Çayın dönümüne 8 TL gübre desteği yapılmaktadır. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde başta Rize olmak üzere çay için ortalama -işte 5 dönüm hadi en fazla 10 dönüm deyin; 80 TL eder- dönüm başına 80 TL destek veriliyor; tabii, Rizelilerin büyük çoğunluğu evrakçılık yapmamak için bu parayı almıyor. Değerli arkadaşlarım, geçen sene gübrenin tonu 2 bin-2.500 lirayken bu sene 10 bin-12 bin liraya çıkmıştır. Bu 80 TL komiktir, komiğin ötesinde alay etmektir insanlarla. Rizeliler ve Doğu Karadenizliler hiçbir dönem bu kadar büyük hakarete uğramadılar Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmetinden uğradıkları kadar.

Bu sebepten dolayı, bu sene çiftçi Türkiye genelinde buğdaydan arpasına her konuda gübresiz ekim yapıyor; bakın, gıda sıkıntısını esas gelecek yıllarda göreceksiniz. Gübresiz ekim yaptılar insanlar; biliyorsunuz bunları, çok iyi biliyorsunuz. Bu konuda herhangi bir tedbir de almadınız. Kasım ayında açıklanan tarım destekleri de çok komik bir yerde kalmıştır. Kanun “yüzde 1” demesine rağmen bugüne kadar hiçbir zaman yüzde 0,5’e ulaşamadınız, gelecek sene bu oran yüzde 0,3’lerde kalacaktır.

Biz çayla ilgili bir kanun teklifi verdik, Çay Kanunu Teklifi. O teklifte “Çaya verilecek desteğin çay taban fiyatının yüzde 10’undan az olmaması gerekir.” dedik. Geçen sene 387 kuruştu, dolayısıyla çaya kilo başına 39 kuruş destek verilmesi gerekiyordu. Bu sene eğer ilkbaharda seçim olur da Millet İttifakı iktidara gelirse -ben size söyleyeyim, hesapları yaptık- kilo başına en az 7 TL çay taban fiyatı vereceğiz ve bu fiyatın altında hiç kimse alamayacak, kanunla bu böyle olacak. 70 kuruş da çay desteği oluyor, gübre desteği de dekar başına ya da dönüm başına 300 TL olacak. Böyle olmayınca Doğu Karadenizli insanların çayla yaşamaları mümkün değil.

Çayın hikâyesi ile diğer tarım ürünlerinin hikâyesi arasında çok büyük bir fark yok; aynı hikâyeler, aynı sıkıntılar, aynı sorunlar yaşanmaktadır.

Bakın, kendi seçim bölgelerinizde çiftçiyle görüşün, büyük çoğunluğu gübresiz ekti. Doğu Karadeniz’de çayı yarıcılar toplar. Bu sene yarı çayı bırakıyorlar. Niye bırakıyorsunuz diye soruyoruz “Çünkü 10 bin lira, 12 bin lira gübre atıp çay toplarsak bize hiçbir şey kalmaz.” diyorlar.

Dolayısıyla, önümüzdeki günlerde fiyatları artıran teröristler falan aramayın. Bu terör ise bu terörü yaratan sizsiniz. Niye? Çünkü tarıma yeteri kadar destek vermediniz. Tarıma yeteri kadar destek vermemek, ekonomiye yeteri kadar destek vermemek insanlara yeteri kadar destek vermemek anlamına geliyor. Bu şekilde Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda kırsal kesimde çiftçi kalması mümkün değil, insanlar büyük şehirlere daha fazla göç edecektir. Bunun tedbirini almak lazım ama sizin yapacağınız bir şey yok.

AYHAN BARUT (Adana Milletvekili) – 10 Ocakta tarımsal öğretimin 176’ncı yıl dönümünü içimiz buruk bir şekilde kutladık. Tüm dünyada salgın dönemi gösterdi ki güvenli gıda olmazsa sağlıklı bir yaşam mümkün değil. Ancak ne hikmetse tarımda sorunlar ziraat mühendisinden çiftçisine, tarım sektöründe faaliyet gösteren esnafından sanayicisine herkes için daha da derinleşti. Ziraat fakültelerinden mezun olan gençlerimiz yanlış planlama ve politikalar nedeniyle kamuya atanamıyor, ülkemizin yarınları -tarımımızın geleceği için- genç kardeşlerimiz işsizlik batağında boğuluyor, bilimsel nitelikli ve kaliteli tarımsal eğitime gereken kaynak aktarılmıyor. Akademi camiamız, âdeta kaderine terk edilen tarımsal kuruluşlarımız giderek etkisizleştiriliyor. Ziraat fakültesini bitiren mühendislerimiz sınav zorunluluğu gibi akıl almaz bir dayatmayla karşılaşıyor. Tarım topraklarımız ranta açılırken ne yazık ki üretimden kopartılıp kaybediliyor.

Başa dön tuşu