Gündem

Erdoğan, Döviz TL arasında ki farkın vatandaşa geri ödeneceğini açıkladı!

Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan döviz ve TL mevduatı ile ilgili flaş açıklamalar yaptı. Döviz kuru artacak endişesi ile Türk Lirası’ndan döviz mevduatına geçen vatandaşlara seslenerek, Döviz TL arasında ki farkın vatandaşa geri ödeneceğini ve bu şekilde TL mevduatına geçenlerin bir daha döviz yükseldi diye zarar etmeyeceğini duyurdu. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu Erdoğan’ın bu modelini eleştirerek, ”zenginler zarar etmesin diye yine fakirin cebinden para çıkacak” dedi ve mevduatta kur farkı modelinin ne anlama geldiğini örnekler vererek anlattı. İşte detaylar…

Konuya ilişkin açıklama yapan Tayyip Erdoğan ”insanlarımızın bankadaki TL varlığını, mevduat kazancı kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek. Kur getirisi mevduat kazancının üstünde ise aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek bu kazanç stopaj vergisinden muaf tutulacak. Bundan sonra hiçbir vatandaşımızın kur daha yüksek olacak diye mevduatını TL’den dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak”  dedi. Yeni ekonomi model ile birçok konuda yeni bir ilkye imza atan Erdoğan şu flaş açıklamalarda bulundu;

CEZALAR ARTACAK

Finans hareketlerinin, fahiş fiyat artışlarının yol açtığı sıkıntılar elbette hepimizin canını yakıyor. Bu konjonktürel sıkıntılara başa çıkabilecek iradeye sahibiz. Hükümet olarak gereken adımları atıyoruz. Stokçuluk, fahiş fiyatla günlük hayatı zorlaştıranlar hakkında bakanlıklar ve ilgili kurumlarımız harekete geçmişlerdir.

Meclisimiz de stokçuluk yapanlara cezaları arttıran bir kanunla bu mücadeleye katkı sağladı. Asgari ücrette yüzde 50’nin üzerinde artış yaparak en düşük gelir rakamını 4 bin 253 liraya çıkardık. İşverenlerimizin yükünü 450 lira azalttık.

Üretimi ve istihdamı desteklemek için çok sayıda paketi hayata geçiriyoruz. Kurdaki dalgalanmayı durdurarak serbest piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde yeni araçları devreye alıyoruz.

TL MEVDUATLARI İÇİN YENİ DÜZENLEME

Tasarruflarını değerlendirirken kurdaki yükselişten kaynaklanan kaygılarını gidermek isteyen vatandaşlarımıza yeni bir finansal alternatif sunuyoruz. Bu yeni araç şöyle işleyecektir; insanlarımızın bankadaki TL varlığını, mevduat kazancı kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek. Kur getirisi mevduat kazancının üstünde ise aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek bu kazanç stopaj vergisinden muaf tutulacak.

Bundan sonra hiçbir vatandaşımızın kur daha yüksek olacak diye mevduatını TL’den dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak.

Döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle fiyat vermekte zorlanan ihracatçı firmalarımıza Merkez Bankası aracılığı ile ileri vadeli kur rakamı verilecek. Kur farkı TL olarak ihracatçı firmamıza ödenecek.

Mevduatta kur farkı modeli

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu: TL mevduatında elde edilen getiri aynı dönemdeki kur artışının altındaysa aradaki fark Hazinece karşılanacak ve bu farktan stopaj yapılmayacak. Bu teknik anlamda mevduat sahibine Forward kur üzerinden bir satın alma opsiyonu hediye etmektir.

Opsiyon belli bir varlığı önceden belirlenmiş bir fiyat üzerinden alma veya satma hakkıdır. Burada döviz bazında bir alım hakkı verilmektedir. Peki hangi kur üzerinden?

Örneğin bankada 3 aylık mevduat nominal faiz oranı %20 olsun. Bu mevduat sahibinin 100.000 lirasına %5 yani 5.000 lira faiz kazanması anlamına gelir.

Aynı anda döviz kuru 1 dolar =10 TL ise; Forward kur 10*1.05= 10.50 lira olarak belirlenir.

Diğer bir ifadeyle 3 ay sonra piyasadaki dolar/TL döviz kuruna bakılır. Eğer 10.50 liranın altında ise mevduat sahibi %5 faiz kazancı ile yetinir. Ancak 10.50’nin üzerinde örneğin 11.50 ise aradaki 1 lira fark, 100.000 TL için 10.000 lira mevduat sahibine ödenir. Sonunda kazancı 15.000 lira olur ve 100.000 lirası 115.000 liraya yükselir.

Özetle mevduat sahibi en az döviz artışı kadar bir getiri elde eder. Döviz artmazsa veya %5’in altında artarsa %5 getiriyi yine garantiler. Burada mevduat sahibi avantajlı görünüyor. Tabii ki farkı ödemeyi taahhüt eden Hazine’nin yani devletin sözünde durması halinde. Diğer bir ifadeyle;

Rantiye kesime verilen bu garanti tüm yurttaşların, yani hepimizin cebinden çıkacak. İşin teknik kısmına dönersek opsiyonlar, yani bir varlığı alıp satma hakkı bir bedel karşılığı satılır. Halbuki burada opsiyonu veren devlet bir para almıyor. Ama bir yükümlülük altına giriyor. Peki o zaman bu opsiyon fiyatı kimin cebine giriyor? Tabii ki bankaların. Neden tüm mevduat sahipleri dövize endeksli mevduatı seçmeyecekler?

Çünkü piyasada iki mevduat faizi oluşacak. Örneğin düz faiz %24 ve dövize endeksli faiz %20 gibi. İşte aradaki %4 opsiyonun fiyatıdır. Bu da Hazine’nin kesesinden bankalara aktarılan bir ranttır. Peki niye iki faiz oluşur?

Çünkü bazı mevduat sahipleri döviz fazla oynamaz diyerek %24 yüksek faizi tercih eder. Bazıları ise hem %20 kazanayım, hem de kur artışına karşı korunayım der.

Başa dön tuşu