EkonomiSON DAKİKA

Kalaycı: 2021 yılının ilk dokuz ayında yüzde 11,7 oranında büyüdü!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı Türkiye ekonomisinin 2021 yılının ilk dokuz ayında yüzde 11,7 oranında büyüdüğünü iddia etti. Konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda şu bilgilere yer verdi;

Son iki yılda küresel ekonomiyi derinden sarsan Covid-19 salgınının etkisiyle tüm dünyada bütçe açıkları, borçluluk, işsizlik, yüksek enflasyon, gelir dağılımı eşitsizliği ve yoksulluk daha fazla yaşanır hâle gelmiştir. Salgın, ekonomik ve sosyal anlamda iş yapış modellerini ve klasik politika reaksiyonlarını da değiştirmiş ve dönüştürmüştür. Birçok ülke temel hedef olarak büyüme ve istihdama daha fazla odaklanmıştır. 2020 yılında küresel ekonomi yüzde 3’ün, küresel ticaret hacmi yüzde 8’in üzerinde daralmış, dünya genelinde 255 milyon tam zamanlı istihdam kaybı yaşanmıştır.

Salgının etkisiyle 2020 yılının ikinci çeyreğinde daralan Türkiye ekonomisi normalleşme ve aşılamanın yaygınlaşmasıyla birlikte gösterdiği yüksek performans sonucu hızla toparlanma sürecine girmiştir. 2020 yılını yüzde 1,8 büyüme oranıyla kapatan Türkiye, güçlü yatırımlar ve dış talebin desteğiyle 2021 yılının ilk dokuz ayında yüzde 11,7 oranında büyüyerek oldukça güçlü bir performans sergilemeyi başarmıştır. Bu dönemde ihracatın sürüklediği dış talep ve sanayi üretiminde yaşanan güçlü artış büyümeye belirgin şekilde katkı vermiştir.

Temmuz ayından itibaren başlayan normalleşme süreciyle birlikte turizm ve hizmet sektörünün kazandırdığı katkıyla ekonomi daha da canlanmıştır. Türkiye’nin küresel turizmden aldığı pay ilk defa İspanya’nın önüne geçmiştir. 2020 yılında 12 milyar dolar seviyelerine düşen turizm gelirimiz 2021 yılında güçlü bir toparlanma kaydederek 17 milyar dolar olan orta vadeli program hedefinin de üzerinde yaklaşık 24 milyar dolar seviyesinde tamamlanması beklenmektedir.

Ekonomide uzun dönemli istikrarlı bir büyümenin sağlanması sürdürülebilir sanayi üretiminden geçmektedir. Büyüme oranlarında görülen bu başarının arkasındaki asıl itici güç kuşkusuz güçlü sanayi altyapımızdır. Ekim ayı itibarıyla sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 8,5 oranında artmıştır. Kasım ayında imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı yüzde 78,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İmalat, Satın Alma Yöneticileri Endeksi kasım ayında 52 puanla üst üste altıncı ay eşik değer olan 50’nin üzerinde gerçekleşerek imalatçıların faaliyet koşullarının iyileştiğine ve büyümedeki kararlı gidişe işaret etmiştir. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir gösterge olan makine teçhizat yatırımları da 2019 yılının son çeyreğinden itibaren 8 çeyrektir büyümektedir.

Gerek güvenlik gerekse ekonomik açıdan büyük öneme sahip olan savunma sanayisinin gösterdiği performans gurur vericidir. Güçlü sanayi altyapımız ve artan küresel talep ihracat performansımızı da olumlu etkilemiş, 2021 yılı ihracatta büyük başarıların yakalandığı bir yıl olmuştur. Ekim ayı itibarıyla Türkiye’nin dünya ihracatından aldığı pay ilk defa yüzde 1’in üzerine çıkmıştır. 21,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen kasım ayı ihracatıyla en yüksek aylık ihracat değerine ulaşılmış, kasım sonu itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız 221 milyar doları aşarak yeni bir rekor kırılmıştır. İhracatın ithalatı karşılama oranı ocak-kasım döneminde yüzde 83,8’e yükselmiş, enerji hariç tutulduğunda ise bu oran yüzde 98,3’e ulaşmıştır. Yüksek büyüme, üretim ve ihracatta yaşanan artış istihdama da yansımış, iş gücü piyasasında salgının meydana getirdiği kayıplar telafi edilmiştir. Nitekim, ocak-eylül döneminde 2,2 milyon yeni istihdam sağlanmıştır. İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 2 milyon 561 bin kişi artmıştır.

Türkiye, bir taraftan yüksek oranda büyüme sağlarken, diğer taraftan “ikiz açık” olarak ifade edilen bütçe açığı ve cari açıkta da önemli oranda düşüş sağlamayı başarmıştır. Dış ticaret açığımız, ocak-kasım döneminde geçtiğimiz yıla göre yüzde 13,6 azalışla 39,2 milyar dolara gerilemiştir. Bir önceki yılın ekim ayında 93 milyon dolar açık veren cari işlemler hesabı, bu yılın aynı ayında 3 milyar 156 milyon dolar, son üç ayında da 5,7 milyar dolar fazla vermiştir. Büyümenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir risk faktörü olan cari açık, ocak-ekim arasında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 70,5 oranında azalmıştır. Cari dengede yaşanan iyileşme, ülkemizin dış finansman ihtiyacının azalmasına, aynı zamanda yapısal cari açığın kapatılmasına katkı sağlayacak, cari dengeyi belirli seviyede tutarak yatırımları artırmak önemli bir başarı olacaktır.

Başa dön tuşu