Genel

Kalfa ve çıraklara yönelik bazı düzenlemeler yapılıyor!

DURSUN ATAŞ (Kayseri Milletvekili) -Kanun teklifinin genel gerekçeleri arasında, iş yaşamının doğrudan içinde olan kalfa ve çıraklara yönelik bazı düzenlemeler yapılmaktadır. Kanun teklifiyle, mesleki ve teknik öğretimin daha fazla tercih edilmesini sağlamak amaçlanmaktadır. Yapılan kısmi iyileştirmeler olumlu olmakla birlikte, hem piyasanın hem de öğrencilerin sorunlarını çözebilecek nitelikte değildir. Ülkemizde mesleki ve teknik eğitim içinde 1,5 milyon, merkezî eğitim merkezlerinde ise 115 bin öğrenci, çırak ve kalfa bulunmaktadır. Bu öğrenciler stajyer, daha çok, ucuz işçi gibi kullanılmaktadır. Ayrıca, bu çıraklık ve staj süreleri emeklilik prim ve gün sayılarının hesabında ve sigorta sürelerinin başlangıcında kabul edilmemektedir. Kanun teklifinde bu hususlara ilişkin bir düzenlemenin getirilmemesini eksiklik olarak görmekteyiz.

AKP iktidarının on dokuz yılının sonunda, ülkede her alanda sorunlar çığ gibi büyümektedir; bunların başında da eğitim ve sanayi gelmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı “Bizden önce 76 üniversite vardı, 207 üniversiteye çıkardık. Şu anda üniversitemizin olmadığı il yok.” dese de sanayi sektöründe teknik ara eleman sıkıntısı her geçen gün büyümektedir. Eğitimi bile sayılardan ibaret gören bu zihniyetin, bu kanun teklifiyle de sadece sayılarda değişiklikler getirmesi bizleri şaşırtmamıştır.

İşsizliğin rekorlar kırdığı bir dönemde sanayicilerin ara eleman, kalifiye personel bulamaması son derece düşündürücüdür. Ancak bu başarısızlığın üstünü örtmeye çalışan AKP “Millet iş beğenmiyor.” diye algı yaratmaya çalışmaktadır. Ancak asıl olan, mesleki eğitim yetersiz olduğu, eğitim sisteminin kalifiye ara eleman yetiştirememesidir. Bu durum, AKP’nin eğitimi vakıflara, cemaatlere taşere ederek eğitim sistemini getirdiği durumun sonucudur.

Bugün, Türkiye’deki hiçbir devlet üniversitesi dünyanın en iyi 500 üniversitesi sıralamasına bile girememektedir. “Üniversite sayımızı 207’ye çıkardık.” diye hava atan başekonomist başka bir konuşmasında da “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok.” diyor. İşte, size AKP’nin devlet ciddiyeti ve planlama anlayışı. Bunun sonucu olarak, gelinen noktada ara eleman sıkıntısı yüzünden bazı sektörlerde işler yürümemektedir, sanayimiz ağır darbe almaktadır. Kalifiye eleman bulunmadığı için pek çok sanayici işini büyütmekten korkmaktadır, kapasite artıramamaktadır. Birileri çıkıp pişkin pişkin “Bazı şehirlerde sanayiyi Suriyeliler ayakta tutuyorlar.” diyerek Suriyeli güzellemesi yapacağına bu sorunların çözümü için uğraşmalıdır.

Kimsenin güveni kalmadığı TÜİK’in masa başında hazırladığı gerçeğin çok altındaki rakamlarda dahi gençlerin nasıl bir işsizlik bunalımı yaşadığını göstermektedir. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusun işsizlik oranı yüzde 21,5’tur. Yine resmî rakamlara göre gençlerin yaklaşık yüzde 60’ı iş gücüne katılamamaktadır. AKP’nin yeni Türkiye’si diplomalı işsizler ordusuna dönüşmüştür. Gelinen noktada memlekette kasiyerlik yapan mühendis gençlerimiz var; inşaatta çalışan öğretmen gençlerimiz var; çiftçilik yapan bankacı gençlerimiz var; otelde çalışan gazetecilik mezunu gençlerimiz var; mevsimlik işçi olarak çalışan felsefe mezunu gençlerimiz var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliği “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok.” anlayışıyla değil herkes en iyi, kaliteli eğitim almalı, kimse işsiz kalmamalı düsturuyla yönetilen bir Türkiye’de yaşamayı hak etmektedir.

Tek adam yönetiminin ülkemizi taşıdığı noktada açlık, yoksulluk, işsizlik ve sefalet bulunmaktadır. Ekonomist olduğu iddia eden Sayın Cumhurbaşkanının ülkemizde yaptığı ekonomik deneyler yüzünden döviz kurlarında yaşanan üst üste artışlar vatandaşın zam, yüksek enflasyon, gelirlerde düşüş ve işsizlik olarak yansımaktadır.

Başa dön tuşu