GündemSON DAKİKA

Eğitimimizin temeli olan öğretmenler 5,2 milyar lirayı hak etmediler mi?

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya Milletvekili) – Öğretmenlerimiz ne durumdalar? Hak ettikleri değeri, saygıyı görebiliyorlar mı? Basit bir cevabı var; yoksulluk içerisindeler. Türkiye’de öğretmenler yoksulluk sınırı altında bir hayat sürüyor. Çalışma koşulları güvencesiz hâle getirildi. Bir okulda kadrolu, sözleşmeli ve ücretli olmak üzere üç statüde de çalışan öğretmen var. Ayrıca atama bekleyen öğretmenlerimiz var; sayıları 700 bin. 2002 yılında atama bekleyen öğretmen sayısı 68 bindi, bugün 700 bin. Okuyan çocuklarımızla birlikte yaklaşık 1 milyon kişi. Çığ gibi büyüyen, büyütülen sorunun tek açıklaması var; planlama hatası. Meslek kanunları yok. Yıllardır bekliyorlar, defalarca Meclise sunduk. İktidar tek bir adım atmadı. Bugün Erdoğan yirminci yılın sonunda bir müjde olarak “Meslek kanunu hazırlıklarını tamamladık.” diyor. İkinci müjde de yine, defalarca verdiği 3600 ek gösterge. Neden hâlâ vermediniz? Neyi bekliyorsunuz? 3600 ek göstergenin maliyeti 5,2 milyar lira.

Defalarca kanun teklifi verdik, gündeme taşıdık. Bir tek gerekçeniz vardı; para yok. Peki, dağıtmadığınız tabletler ve altından kalkamadığınız FATİH Projesi için ne kadar harcadınız, daha doğrusu ne kadar ziyan ettiniz? 6 milyar lira. Sadece son beş yılda özel okullara ne kadar kaynak aktardınız? 6,9 milyar lira. Eğitimimizin temeli olan öğretmenler 5,2 milyar lirayı hak etmediler mi?

Siyaset, iktidar öncelik işidir, eldeki kaynağın nasıl, kime, ne şekilde kullanılacağını belirleme işidir. Bizim önceliğimiz eğitim ve eğitimin temelinde de öğretmenlerimiz olacaktır ve buna bağlı da üretim olacaktır. Milletin iktidarında biz ne yapacağız?

Bir; öğretmenlik mesleği hak ettiği itibara kavuşacak, “Öğretmenler meslek kanunu” çıkaracağız. İki; sözleşmeli, ücretli öğretmenlik uygulamalarına son vereceğiz. Tüm öğretmenler aynı statü içinde, kadrolu olacak. Üç; öğretmenlere 3600 ek gösterge vereceğiz. Dört; hiçbir öğretmenimiz yoksulluk sınırının altında maaş almayacak. Altı; öğretmen yetiştirmeyi yeniden planlayacağız. Yedi; öğretmen açığını ivedilikle kapatacağız. Sekiz; okul ve derslik sayısını artıracak ikili eğitime ve birleştirilmiş sınıf uygulamasına son vereceğiz. Peki, öğretmenlerin ne yapması gerekiyor? Kendilerini yoksullaştıran, itibarsızlaştıran bu ucube sisteme karşı sandıkta buna son vermeleri gerekiyor.

Bugün Türkiye ekonomisi savruluyor. Dolar 12 TL’den 13 TL’ye sadece beş saat içinde ve hâlâ yükselmeye devam ediyor.

Dolar yedi günde yüzde 23, bu ay yüzde 29, yıl içinde yüzde 66 artış gösterdi. Erdoğan’ın “Faiz sebep, enflasyon sonuç.” politikası ülkeyi bu hâle getirdi. Saray ve eşraf dışında tüm vatandaş can çekişiyor. Bize porsiyon küçültmeyi, kombi kısmayı önerenler hele hele bir elleri yağda bir elleri balda ahkâm kesmeyi sürdürüyorlar. Hikâye vakti geçti artık, artık sözler bitti. Yağ, şeker, kahve sayıyla satılmaya başlandı marketlerde. Millet kullanması gereken ilaçları bulamaz hâle geldi. Halkın daha fazla dayanacak gücü yok. Biz hemen seçim değil, derhâl seçim diyoruz.

 

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

İçeriği Kesintisiz Görüntülemek İçin Lütfen Reklam Engelleyici Uygulamanızı Kapatınız...