EkonomiSON DAKİKA

Kadük hale gelmiş bir bütçeyle karşı karşıyayız!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul Milletvekili) -Plan ve Bütçe Komisyonunda 2022 bütçesi görüşülüyor ve gelecek haftadan sonra da, 6 Aralık itibarıyla biz, Genel Kurulda bu bütçeyi görüşmeye başlayacağız fakat saray rejimi tarafından hazırlanarak Meclise sunulmuş olan bu bütçe aslında kadük hâle gelmiştir yani anlamsız bir noktaya gelmiştir. “Neden?” derseniz; birkaç rakamla bunu söylemek istiyorum. Bütçenin Meclise sunulduğu 16 Ekim günü dolar paritesi 9,27 liraydı, 16 Ekim günü. Bugün baktığımızda, dolar paritesi 12,5 ile 13 aralığında dalgalanmaktadır. Yani, müthiş bir farklılık ortaya çıkmıştır.

2022 bütçesi 9,27’lik dolar paritesine göre hazırlanmıştır. 16 Ekim günü dolar bazında sunulmuş olan bu 2022 bütçesinin büyüklüğü 188 milyar 880 milyon dolar. Bugün, 24 Kasım günü dolar bazında bu bütçenin büyüklüğü 135 milyar 526 milyon dolara inmiş. Yani, bütçe dolar bazında 53 milyar 354 milyon dolar küçülmüş, Türk lirası bazında bakarsak 689 milyar 333 milyon Türk lirası küçülmüş bütçe. 2022 bütçesini tartışıyoruz Plan ve Bütçe Komisyonunda, durum budur değerli vekiller. Böyle bir şey olabilir mi? Kadük hâle gelmiş bir bütçeyle karşı karşıyayız, bu bütçenin revize edilmesi gerekir.

Şimdi, bu ülkede büyük bir yoksulluk dalgası yaratıyor bu iktidar. Yoksulları, dar gelirlileri, orta sınıfı ezecek bir dalgayı yaratıyor bu iktidar.

Türkiye’yi ucuz iş gücü cenneti hâline, Türkiye’yi ucuz şirketler cenneti hâline getiriyor bu iktidar ve borç batağına batırmış vaziyette bütün ülkeyi ve toplumu.

Asgari ücrete yılbaşında, yani on bir ay önce dolar bazında baktığımızda 385 dolardı. Ben geçen hafta basın toplantısı düzenledim, 280 dolardı, geçtiğimiz pazartesi asgari ücret dolar bazında. Bugün, 215 dolara inmiş vaziyette asgari ücret dolar bazında. Böyle bir yoksulluğun müsebbibi, bu iktidardır. Ekonomik kurtuluş savaşı yok ortada, Tayyip Erdoğan kendi gölgesiyle savaşıyor. Yoksul halka, dar gelirlilere, orta sınıfa savaş açmış durumda bu iktidar esas itibarıyla. Bakın, ben size bir şey hatırlatmak istiyorum: Yıl 5 Nisan 1994, dönemin Başbakanı Tansu Çiller…

5 Nisan 1994’te ekonomik krizin başladığı gün de şöyle diyor: “Ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz. Bütün vatandaşları özveride bulunmaya çağırıyorum.” Yıl 1994, Çiller devam ediyor “Ancak düzlüğe çıkacaksak, yarınlara güvenle bakacaksak bu ilacı mutlaka alacağız.” diyor. Acı ilaçtan bahsediyor. Devam ediyor: “Ekonominin zincirlerini kıracağız.” Devam ediyor “Borç, faiz, döviz kıskacını yok edeceğiz; Türk lirasına, millî paramıza güven vereceğiz, ekonomik büyümeyi sağlam kaynaklara dayandıracağız. Biz bir millet olarak düzlüğe çıkacaksak, yarınlara güvenle bakacaksak bu ilacı mutlaka alacağız.” diyor Tansu Çiller, yıl 1994 ekonomik kurtuluş savaşı.

Bugün yıl 2021 ve sizin Genel Başkanınız ekonomik kurtuluş savaşından bahsediyor. İnşallah, sonunuz Tansu Çiller gibi olur, öyle diyeyim, inşallah. Bakın, Tansu Çiller saraydan çıkmıyor sizin danışmanınız gibi çalışıyor ama Tansu Çiller’i danışman yapan zihniyet o gün Türkiye’yi nereye getirdiyse bugün de Türkiye’yi aynı yere getirecektir. Yangın yerine çevirdiniz memleketi ekonomi açısından; su dökmek gerekirken, benzin döküyorsunuz. Krizi toplumsal ve siyasal krizlerle büyütmeye çalışıyorsunuz. Ekonomik kriz konuşulmasın diye, beceriksizliklerin üstü örtülsün diye inanca ve vasat milliyetçiliğe sarılıyorsunuz. “Efendim, nas ortadaymış, nas ortadayken sana bana ne oluyor?” diyor Tayyip Erdoğan. “Efendim, ekonomik Kurtuluş Savaşı’ndan milletimizi zaferle çıkaracağız.” diyor Tayyip Erdoğan. Daha geçen birkaç ay önce ne diyordu sizin Genel Başkanınız? “Paranın rengi, dini yoktur, para paradır.” diyordu ya. Daha yeni diyordunuz bunu, nasıl birden bire paranın rengini, dinini keşfettiniz, paranın para olmaktan çıktığını keşfettiniz? Bakın, dolayısıyla size son bir hatırlatma yapacağım.

Ekim ayında 76,8 olan Tüketici Güven Endeksi kasım ayında 71,71’e geriledi. Bu birinci düşüş, bu sizin düşüşünüzün işaretidir aynı zamanda. Bir de başka endeks var TÜİK’in yayınladığı, diyor ki: “Hanenin Maddi Durumu Endeksi bir yıl sonra nasıl olacak, umudunuz var mı?” diye soruyor. 75,6’dan 68,9’a düşmüş beklentiler. “On iki aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentiniz nedir?” diye soruyor TÜİK. Beklenti 74,2’den 68,2’ye düşmüş. İşte bu düşüşlerin hepsi sizin düşüşünüzün de işaretidir, çok açık bir şekilde bunu bir kez daha vurgulayalım. Memleketi ekonomi açısından da siyaset açısından da hukuk açısından da yangın yerine çevirdiniz, yangın.

 

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

İçeriği Kesintisiz Görüntülemek İçin Lütfen Reklam Engelleyici Uygulamanızı Kapatınız...