Ekonomi

Alkol haram diye zam yapanlar düşük faizli kredi kampanyaları düzenliyor!

Türkiye, alkol tüketiminde dünya sıralamasında en arkalardan geliyor ama kaçak alkol tüketiminde en ön saflarda yer buluyor kendine. Alkol ve sigaraya getirilen vergi oranları, maddi gücü düşük alkol severleri kaçak tüketime sevk ediyor. Buda toplumda infial yaratacak bazı ölümlere yol açıyor. Daha geçtiğimiz gün sahte alkol tüketiminden dolayı 51 kişi hayatını kaybetti.

Türkiye’de, İslam’da alkol haram kılındığı ve sağlığa zarar verdiği gerekçesi öne sürülerek fahiş oranlarda vergi yükü bindiriliyor. Alkol ve sigaraya gelen zamlarla birlikte 2020 yılı bütçesinde ön görülen gelir 90 milyar TL. Buda yıl içinde toplanan vergilerin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturuyor.

FAİZDE HARAM AMA KREDİ KAMPANYALARI YAPILIYOR

Hükümet, alkolün haram, sigaranın israf ve sağlığa zararlı olduğu gerekçesine sığınarak zam yaptığını iddia ediyor. Ama tüketiciler, benzinin, otomobillerin, elektronik eşyaların pahalılığına işaret ederek bunlar da haram diye mi bu kadar zam koyulduğunu soruyor. İslam’a göre faizde haram ve büyük günahlardan olmasına rağmen kredi kampanyaları düzenleniyor… Her şey bir biriyle çelişiyor..

Peki, alkole ve sigaraya veya diğer şeylere getirilen zamlar ne kadar Hakkaniyet taşıyor?.. Peki, asgari ücretli, emekli ve memur maaşlarını alırken, vatandaş markette peşinen vergisini öderken, bazı şirketlere milyarlarca lira vergi affı getirilmesi ne kadar Hakkaniyet taşıyor? En basitinden İslam’a yani Kuran’a uyuyor mu?.. Bu konuyu Kuran’dan, Allah’ın insanlara ne dediğine bakarak cevaplamaya çalışalım…Ama önce bazı kavramları daha iyi anlayarak..

DİN DEMEK HESAP GÜNÜ DEMEKTİR!

Kuran’a bakıldığında İslam inancı tamamen insanlara özgürlük sunarken diğer taraftan toplumların huzuru için insanlara nasihatler veriyor. Fatih’a suresinde alemlerin Rabbi bir tek benim, siz değilsiniz diyor Allah. Rabb; yönetici, kök anlamı ise patron demektir. Yani Allah, tüm alemlerin sahibi olan benim ve yöneticisi yani kuralları koyanda benim diyor. Hemen akabinde ise, ‘’Din gününün sahibi benim’’ diyor.

Din demek; ahiret günü yani hesap günü demektir, fitleşme-ödeşme günü demektir. Yani Allah, siz insanları inançlarından dolayı, yaptıklarından dolayı yargılayamazsınız diyor. İnsanları bir tek ben yargılarım çünkü tek din günü sahibi benim diyor Allah…  Allah’ın ‘’tek din günü’’ demesinin anlamı, hesaplaşmanın bir tek ahirette olacağı, dünyada olamayacağı ve o ahiret gününün de kendisine ait olduğunu, sonsuz Rahman ve Rahim olduğunun altını çizerek belirtiyor.

Suç işleyenlere karşı ise Kuran’da, belirtilen adalet çerçevesi içerisinde, kimseye haksızlık yapılmadan, suçun cezasına karşı da adaletsizlik yapmadan belirleyin ve uygulayın diyor Allah.

KİMSE KİMSEYİ YARGILAYAMAZ, AYRIMLAŞTIRAMAZ

Her namaz rekatı başlangıcında okuduğumuz Fatiha suresi bize kısaca; yerdekilerin ve göklerin, yani bildiğimiz-bilmediğimiz, gördüğümüz-göremediğimiz tüm evrende var olan her şeyin sahibi benim. Evreni yaradan da benim, yöneticisi de benim, insanları yaptıklarından ve yapmadıklarından yargılayacak olan da bir tek benim diyor Allah…

İnsanın yaradılışı konusunda ‘’basit bir sudan yaratıldınız’’ deyen Allah, sen kimsin ki bir başka insanı gerek inançlarından gerek ırkından, gerekse yaptıklarından dolayı yargılıyorsun? Yani işin tek cümlelik özeti; İnsanlarının bir birlerini; kendilerine uymayan, örtüşmeyen kısımlarda yargılayamazsın, hor göremezsin, ayrıştıramaz ve haksızlık edemezsin diyor Allah…

DEVLETİN DİNİ DEĞİL ADALETİ OLUR

Hemen şunu da belirtelim… Kuran’da Allah, bir devletin dinle değil Adaletle yönetilmesini emreder. Çünkü devlet kimseyi inançlarından, örf ve adetlerinden, ırkından, soyundan, anne ve babasından, yaşam tarzından dolayı kimseyi yargılayamaz toplum ahlakına karşı olmadığı müddetçe… (Ahlak bir toplumun koyduğu kurallar demektir) O yüzdendir ki Hz. Muhammet Hristiyanların, Yahudilerin ve diğer din mensuplarının olduğu Medine’ye Hicret ettiği ve sonrasında oranın devlet başkanlığını yaptığı zamanlarda devleti dinle değil adaletle yönetmiştir.

En güzel Adaletin inşası kurallarını da Allah, Kuran’ı Kerim’de apaçık bir şekilde Peygambere öğretmiştir. Nefsi müdafaa olmadıkça (ki buna da kurallar, kısıtlamalar getirilmiştir) kimse kimseye her ne sebep olursa olsun öldüremez, işkence yapamaz ve en ufak bir zerre haksızlık yapamaz diyen Kuran Adaleti, o dönemde insanların akın akın İslam’a koşmasını sağlamıştır.

TEK DİN GÜNÜ SAHİBİ ALLAH’TIR DİYORUZ AMA…

Ama bizler bugün sanki yeryüzünün rabbiymiş gibi insanları, inanışlarından dolayı ayrıştırıyor, bize uymadığı noktalarda yargılıyoruz. Hesabını bizler görüyoruz… Hergün dilimizden düşürmediğimiz Fatiha suresinde okuduğumuz ayetleri bir nevi inkar ediyoruz. O yüzdendir ki, içki haram denilerek, içen insanlara bir ceza gibi alkole olağan dışı zamlar yapıyoruz… Buda içenleri yargılamak gibi bir anlama geldiğini söylesek yanlış olmaz.

ALKOLDEN GELEN PARA HARAM İSE…

O zaman İslamiyet’e aykırı olan her şeye zam yapalım hatta kapatalım.. Mesela kumar haram diye Milli Piyangoyu, idaresinde ki tüm şans oyunlarını yasaklayalım… Zina gerekçesi ile de genel evlerini de kapatalım… Ya da haram diye oralardan gelen vergileri cami yapımında kullanmayalım. Diyanet buralardan gelen vergi paralarından yararlanmasın… Neticede Diyanetin hadis kitaplarında ve Siyer kitaplarında alkolden elde edilen paranın haram olduğu söyleniyor… Her şey bir biriyle karışıyor…

FAİZDE HARAM AMA KAMYANYA YAPILIYOR

Bir taraftan haram olduğu için, insanların daha az alkole, sigaraya ulaşabilmesi için zam üstüne zam yapmak, diğer taraftan faiz haram deyip sonra kamu bankalarından kredi kampanyaları düzenlemek… Daha sonra da hali vakti düşüp, kredilerini ödemedikleri için temerrüt faizleri işleterek kat be kat geri almak…

VERGİ ADALETSİZLİĞİ

Bizler işimize gelen noktalarda dini alet ederken, işimize gelmeyen noktalarda bir takım ekonomi verilerini ön plana çıkartıyoruz. Bazı kesimlerden yüksek vergileri peşinen alırken bazı şirketlerin milyarlarca liralık vergi borcunu affediyoruz. Asgari ücretli, memur ve emeklisi daha maaşını alırken, vatandaş markette iken peşinen ödüyor vergisini… Daha geçtiğimiz gün bir şirkete 9 milyar 449 milyon TL’lik vergi muafiyeti getirildi. Sebep neydi peki?.. Bunun adı adaletsizlik değil miydi?

İşte o yüzden İslam’ın bütün kuralları Adalet’in inşası için belirlenmiştir. Kimse belirtilen kuralları çiğnemesin, değiştirmesin diye de Rabbiniz benim demiştir Allah.. Yani tek yöneticimiz… Keşke herkes, Allah’ın emrettiği adalet ile hükmede bilse…

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu