EkonomiSON DAKİKA

Yakında karne ile gıda ürünleri alırsak şaşırmayın!

Bilal Demir -Yağa, şekere, süte ve süt ürünlerine, ete ve aklınıza gelebilecek tüm gıda ürünlerine son bir yılda ortalama yüzde 100’ün üzerinde zam geldi. En son şekere yüzde 47,5 ve yağa yüzde 50 zam gelmesi sonrasında marketlerde yağ ve şeker sınırlı sayılarda satılmaya başlandı ki, çoğu marketlerde şeker reyonları boş kaldı. Gerçek enflasyon oranı yüzde 80’lere vardı ve dolar kurunun 10 liranın üzerinde ki tırmanışına devam etmesi vatandaşı endişelendirmeye başladı. Zira marketlerde bazı gıda ürünlerine sınır getirildi. Buda akla, yakında karne ile gıda ürünlerini alabileceğimiz konusunu getirdi ki bunun alametlerini bir haftadır görmeye başladık.

Geçtiğimiz günlerde bilinen 3 zincir markette şeker ve sıvı Ayçiçek yağı satışları birer adet ile sınırlandırmıştı ki bugün bu kervana yine zincir market olarak tanımlanan Misaş’da katıldı. Misaş markete gidenler ‘’sıvı yağ çeşitlerimizden alım adetimiz 1 adetle sınırlıdır’’ uyarı levhası ile karşılaştı. Bugün şeker ve sıvı yağlara uygulanan bu sınırlamanın yarın başka ürünlere uygulanmayacağı kesin değil çünkü Türkiye maalesef artık tüm gıda ürünlerini dışarıdan ithal ediyor ki, bugün aklınıza gelebilecek en yerli yiyeceklerimizin üretimi için hammaddelerini bile başka ülkelerden getiriyoruz. Peki, karne ile satış dönemine tekrar geri döner miyiz? Türkiye tekrar yağ, tüp, gaz, ekmek kuyruğuna girer mi? İşte çok çarpıcı ve bir o kadar korkutucu analizler…

Dün şeker, buğday, zeytin, canlı hayvan ve daha birçok üründe ihraç eden Türkiye bugün samanı, arpayı bile ithal eder duruma geldi. Bunun tek sebebi iktidarın öngörüsüz ve ranta dayalı tarım politikalarıdır. Yerli üreticimize destek vermek yerine yabancı çiftçileri destekleyen bu iktidar yüzünden çiftçilerimiz zarar etti ve her seferinde zarar eden üreticilerimizin yüzde 60’ına yakını tarlasını terk etmek zorunda kaldı. Geri dönüşü olmayan bu yıkım bizleri her yıl ithalata daha fazla bağımlı hale getirirken cari açık yükseldi ve döviz kurları da artmaya başladı. Döviz kurlarını yukarı yönde hızlandıran bu iktidarın ekonomi politikaları yüzünden, artık dışarıdan ürün bile getiremez hale geldik.

Hani kendisini çokbilmiş bazı yaşlı amcalar var ya, yok bizler gaz kuyruğundaydık, yok ekmek kuyruğundaydık falan filan… 2. Dünya savaşında tüm ülkeler yerle bir olmuşken bulduğu ekmeye şükretmesi gereken o kara cahiller yarın kuyruğa girecek ekmek parası bile bulamayacağının farkında bile değil. Eskiden insanlarımızın alım gücü vardı lakin dünyada üretim tesisleri yetersizdi. Buna rağmen Türkiye kendi kendine yetebilen ülkeydi ve sadece ithal ürünlerde sıkıntı yaşıyordu çünkü dünya savaştan yeni kurtulmuş ve halen bir yapılaşma içerisindeydi. Ama şimdi ki durum çok farklı ve çok vahim… Çünkü artık kendi kendimize yetemiyoruz, tamamen dışarı bağımlı hale geldik ve en kötüsü 5 kuruş paramız yok. Bırakın kuyruğu, karne ile marketlerden gıda temin etmeyi, kuyruğa girecek paramız yok. Öyle ki, bugün bir ay maaş almazsa açlıktan ölecek 60 milyon insan var bu ülkede… Bakın gidişat bu yönde çünkü ithalata zorunlu olduğumuz ürünler listesi, döviz kurları, ülkenin dış borcu, 30 milyona dayanan icra dosyaları, gerçek enflasyon ve işsizlik oranları ortada…

Bakmayın bu iktidarın makyajlı verdiği ekonomi verilerine. Gerçek rakamlar çarşı ve pazarda. Bugün kasada hiç para olmadığı için Merkez Bankası 7/24 karşılıksız para basıyor ki bu, yukarıda anlattığımız senaryoları hızlandıracak çok vahim bir gelişme. Yani, kısaca yakında karne ile gıda ürünleri alırsak şaşırmayın!