Genel

Türkiye, ölümlü iş kazalarında Avrupa’da 1’inci, dünyada 3’üncü sırada

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) – Türkiye, ölümlü iş kazalarında Avrupa’da 1’inci, dünyada 3’üncü sırada geçiyor, biliyoruz. Son çıkan rakamlara göre, 2021 yılının ilk dokuz ayında 1.674 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Biz bunlara “Kaza değil, iş cinayeti.” diyoruz esas itibarıyla.

İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına göre iş cinayetleri raporlarındaki nedenler arasında birkaç konu sayılıyor: Biri, ucuz ve vasıfsız iş gücü kullanılması; ikincisi, devletin yetersiz yaptırım gücü; üçüncüsü, denetimsizlik; denetimsizlik çok önemli burada. Uzmanlar diyorlar ki: “İş güvenliği uzmanlarının ücretini firmalar ödediği için bağımsız bir denetim yapılamıyor. Ücretini aldığınız firmayı bir denetim işlemine tabi tutup o denetim sonunda da aynı firmaya bir yaptırım uygulamayı talep etmeniz söz konusu olamıyor.” Yani denetimsizlik nedeniyle, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıktıktan sonra iş cinayetlerinde yılda ortalama 500 olan sayı, bugün 2.500’lere çıkmış vaziyette ortalama, bu da bilinenler, bunların içinde iş hastalıkları sayılmıyor.

Şimdi, bir kez daha vurgulamak istiyoruz, iktidara da hatırlatmak istiyoruz: Denetimlerin ticarileşmiş olmasından kurtarılması gerekiyor ve bu denetimsizlik son bulmazsa her ay yüzlerce insanımız ekmek parasını kazanmak için emek harcarken, çalışırken hayatını kaybetmek durumunda kalıyor. Denetimlerin kesinlikle bağımsız yapılması gerekiyor, bir kez daha vurgulamış olalım.

Her gün burada birtakım rakamlar paylaşıyoruz. Bu, aslında, ülkenin gelmiş olduğu ekonomik durumu gösteren rakamlar oluyor genellikle. Bir kez daha bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Şimdi, bakın, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun üçüncü çeyrek verileri çıktı ve bu üçüncü çeyrek verilerine göre her ilde bireylerin kredi kartı ve kredili mevduat hesabının büyüdüğünü görüyoruz. Bu ne demek? Borçlar büyüyor demek. Bakın, verilere göre, dokuz ayda kredi kartı harcamaları toplamda yüzde 30,44 artmış. En çok nerede arttığına bakıyoruz: Hakkâri, 43; Şırnak, 42; Van, 39; Ağrı, Bitlis, Kars, araya Artvin girmiş, Siirt, Iğdır, Batman, Muş, Ardahan, Diyarbakır diye devam ediyor yani kredi kartı harcamaları dokuz ayda en çok bu illerde artmış.

Peki, kredili mevduat hesabı harcamalarına baktığımızda nasıl bir tabloyla karşı karşıyayız? Bu harcamalarda toplamda yüzde 41,31 yükseliş olmuş. En çok hangi illerde arttığına bakıyoruz: Hakkâri, yüzde 112; Ağrı, yüzde 109; Muş, yüzde 84; Şanlıurfa, Diyarbakır, Van, Iğdır, Kilis, Bitlis, Batman, Bingöl, Mardin, Şırnak diye devam ediyor.

Şimdi, son derece sorunlu bir durumla karşı karşıyayız.

Peki “Dokuz aylık takipteki alacaklarda durum nedir?” diye baktığımızda, burada da çok vahim bir tabloyla karşı karşıyayız, yine aşağı yukarı aynı iller sıralanıyor. Niye bunları söylüyoruz? Bakın, öyle bir ekonomi yarattı ki bu iktidar, o kadar büyük yoksulluk ve açlık yarattı ki bu iktidar insanlar borçlarını borçla ödemek için bu yola başvuruyorlar ve ancak o şekilde ayakta durabiliyorlar. Peki, borcu borçla kapatma çabasının sonucunda ne oluyor? İcra dosyalarında inanılmaz bir artış yaşanıyor, hacizlerde inanılmaz bir artış yaşanıyor. Bunu bir kez daha vurgulamış olalım. Bütün bunlar konuşulurken Enerji Bakanı çok ilginç bir öneride bulundu ve dedi ki: “Evinizi daha az ısıtın.”

Yani 2020’de 1 milyon 279 bin 990 müşterinin doğal gazı geçici olarak kesilmiş, şu ya da bu nedenle. Bunların yüzde 66’sı fatura bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle kesilmiş. Şimdi, “Evinizi daha az ısıtın.” önerisi geldi, başka bir bakan “Dürümleri küçültün.”