EkonomiSON DAKİKA

Türk lirası yüzde 35 değer kaybetti!

Türk lirası dalgalı kur rejimine rağmen bir yıl içerisinde yüzde 35 değer kaybetti. Ekonomide gelinen son noktayı özetleyen Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, şu çok çarpıcı bilgileri paylaştı;

İhracatın tabana yayılması ve tekeller dışındaki firmaların da finansmana ulaşması ülke içindeki üretimin ve istihdamın teşviki için elbette önemlidir ancak Türkiye’deki ihracata ve ihracatçılara “Türk tipi başkanlık” denilen bu tek adam politikalarıyla en büyük darbe vurulmuştur.

Ülkede, KHK ve ihraç politikasıyla, nitelikli iş gücü bakımından, AKP, liyakatsizliği her yere taşımıştır. Bağımsız olması gereken kurumlara yapılan müdahalelerle Türk lirası dalgalı kur rejimine rağmen bir yıl içerisinde yüzde 35 değersizleşmiştir yani zaten yoksul olan halklarımız daha da yoksullaşmıştır. Enflasyon resmî rakamlara göre yüzde 20 seviyelerine dayanmış, işsizlik oranı ve faiz oranı çift hanelerde seyretmiş, büyük bir yoksulluk hâli toplumun her kesimini sarmıştır.

Tarım, hayvancılık gibi sektörlerde teşviklerin kalkması dışa bağımlılığı artırmıştır. Sanayinin gelişmemesi, tarım ve hayvancılığın gittikçe küçülmesi, üretim alanlarında yaşanan daralma içinden geçtiğimiz ekonomik krizi derinleştirmiştir ve daha da kritik hâle getirmiştir. Bugün, ne çiftçi ne sanayici ne zanaatkâr ürettiğinin değerini alamamaktadır çünkü faizler, maliyetler ve üretim için yapılan diğer harcamalar çok fahiş oranda yükselmiştir.

İhracatın artması ülke ekonomisi için elbette iyidir ancak ham madde girdileri ithal olduğu sürece, enerji ve yakıt gibi girdiler dolara endeksli olup fiyatlar arttığı sürece, ihracat artsa da istihdam da refah da artmaz. Türkiye’de ihracatın artışı 2015 yılından sonra sekteye uğramıştır. Neden mi? Bunun da nedeni ülkenin içine konulduğu hukuksuzluk ve olağanüstü hâl, başka ülkelerin işgal girişimi ve savaş politikaları, kamuda ortaya çıkan yolsuzluk, rant, talan düzenidir. Eğer ihracatı ve üretimi artırmak, halkın refahını yükseltmek istiyorsanız; emekçilerin, köylünün, çiftçinin emeğinin hakkını verin. Rehin alınan gazetecileri, siyasetçileri, düşünce suçlularını derhâl serbest bırakın. Barış akademisyenlerinin ve KHK’lilerin gasbedilen haklarını iade edin. 4 milyon seçmenin iradesine el koyarak, seçtiği belediye başkanlarına atadığınız kayyumları geri çekin. Talimatla çalışan yargı düzeninize son verin. Kürt ve kadın düşmanlığından vazgeçin. Üniformalı tacizci, tecavüzcüleri koruyan siyasetinize son verin, kadın katliamlarını durdurun. Üniversiteleri özgür bırakın, kayyum ve yandaş baskısı altında çıkarın.

Kara para konusunda sayenizde ülke gri listeye girmiş ise kimse ülkenizle iş yapmak istemez, ticaret yapmaz, kredi vermez. Herkes bilmelidir ki katilleri eğiten, koruyan, aklayan, yurt dışına ihraç eden, kiralayan SADAT’larınızla paralel bürokrasi olan TÜGVA’larınıza son vermeden ihracat mihracat yükselmez.

Değerli milletvekilleri, ülke genelindeki talan düzeninin yerel ayakları her yerde AKP eliyle kurulmuş durumdadır. Vekili olduğum Van ili üzerinden örneklendireyim: Tarihî ve doğa harikası, turizm potansiyeli yüksek bir sınır ili olan Van ihracatta olması gereken düzeyde değildir. Kapıköy Sınır Kapısı her ne kadar açıldı denilse de tam kapasite açık değildir. Van esnafı sınır ticaretinde keyfî birçok engel ve uygulamalarla karşı karşıyadır. Öte yandan Van, kelimenin tam anlamıyla bir talan işgali altındadır. Van, kayyum rejimi eliyle yağmalanmakta, halkın kaynakları yandaşlara peşkeş çekilmekte, belediyeler altından çıkılamayacak şekilde borçlandırılmaktadır. Van’da kış koşulları bastırmış olmasına rağmen, devam eden enkaz ve şantiye görüntüleri esnafı, çiftçiyi, memuru, işçiyi, halkı canından bezdirmiştir. Her yağıştan sonra caddelerde, sokaklarda, mahallelerde sel ve su baskınları olmaktadır, yapılmayan altyapı nedeniyle evler kanalizasyon suyuyla dolmaktadır.

Van’da iki şey sürekli hâle gelmiş durumdadır: İlki, bin sekiz yüz gündür devam eden eylem, etkinlik yasağı diğeri kayyum yolsuzluklarının uygulama alanı olan kaldırım işleridir. Mühendisleri tenzih ederek söylüyorum: Van kayyumu, kaldırım mühendisliğinde uzmanlaşmıştır. İş yapıyor görüntüsü vermek için, talanını gizlemek için kaldırımlar yapboz tahtasına dönüştürülmüştür. Birçok mahallede, sokakta yol yokken, içme suyu yokken, altyapı yokken; Van’ın merkezinde yeni yollar, kaldırımlar defalarca sökülüp tekrar yapılmaktadır.

Bir yılı dolmadığı hâlde buralarda yollar rant için yeniden şantiyeye çevriliyor. Şu iki fotoğraf Van’ın ne hâlde olduğunu göstermeye yeter.

Sonuç olarak, AKP, MHP koalisyonuyla bu ülkenin yol alamayacağı, refahın yükselemeyeceği, üretimin artmayacağı ve ekonomik, siyasal ve hukuki krizlerin çözülemeyeceği ortaya çıkmıştır. Halk isyan ediyor artık. İlk seçimde de sizden hesabını soracaktır. Yaptığınız hukuksuzluklar, yolsuzluklar, rant, talan yanınıza kalmayacaktır.