GenelSON DAKİKA

44 yaşındaki Meltem Layıker eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldü

GAMZE TAŞCIER (Ankara) -Maalesef, ülkemizde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri kanayan bir yara hâlinde olmaya devam ediyor. Daha dün gece Ankara’da, Demetevler’de 44 yaşındaki Meltem Layıker eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her seferinde kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılması gerektiğini ve bunu birlikte çözmemiz gerekliliğini her platformda ifade ettik. Ancak ne zaman ki bir gece yarısı, hukuksuz bir şekilde İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı aldınız, artık bu ülkede kadınların AKP’den kadına yönelik şiddetin çözümü noktasında hiçbir beklentisi kalmamıştır çünkü kadın ifadesinden rahatsız olanlar bu sorunu çözemez.

Bakanlığın adından “kadın”ı çıkarıp kadını ailenin içerisine hapseden, birey olarak görmeyen bir zihniyet bu sorunu çözemez. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı hazırlayıp uluslararası gelişmeler bölümünde İstanbul Sözleşmesi sanki hiç imzalanmamış gibi yer vermeyenler bu sorunu çözme yetkinliğine sahip değildir.

Kadınlara toplu tecavüz eden, kız çocuklarını erken yaşta evlendiren, çalışan kadınları öldüren, “Erkek yanında olmadan dışarı çıkamaz.” diyen, en barbar terör örgütü “Taliban’la hiçbir fikri ayrılığımız yok.” diyen ve bunun üzerine bir de kırmızı halıyla onları karşılayanlar kadına yönelik şiddet sorununu çözemezler. “Kadın Üniversitesi” adı altında hamam mantığıyla, haremlik selamlık üniversite açmayı taahhüt eden, kalkınma planları ve yıllık programları açıklayanlar bu sorunu çözemezler. Kadınları toplumdan soyutlayacak adımları atıp, kadınları tırnak içerisinde pembe alanlar yaratmaya çalışanlar bu sorunu çözemezler. “Ama erkekler de şiddete uğruyor.” diyerek meselenin kaynağından bihaber olanlar bu sorunu çözemezler. “Kadınlar iş aradığı için işsizlik artıyor, kadınlar çalışma ve sosyal hayatta olmasın.” diye yirmi yıldır kreş sorununu çözmeyenler, kadınları “sembolik de olsa” diye sahneye çağıranlar kadına yönelik şiddeti engelleyemezler. Çünkü değerli milletvekilleri, sorunun kaynağını besleyen bir zihniyet o soruna çözüm üretemez. Bir zamanlar birilerinin kullandığı bir metafor vardı: “Bunlar birbirlerine ters mıknatıslanma yaparlar.”

Bu nedenle toplumun kadına yönelik şiddetin önlenmesi noktasında artık bu iktidardan hiçbir beklentisi kalmamıştır ve bir an önce erken seçime geçilmeli ve bu karanlık zihniyet değişmelidir. Biz iktidara ilk geldiğimiz gün bir hafta içerisinde İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar uygulayarak kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadın cinayetlerinin önüne geçilmesi için bu atılmış geri adımı tekrar bir hafta içerisinde imzalayacağız.