EkonomiSON DAKİKA

Vatandaşın bankadaki parasına el konabilir mi? sorununu Durmuş Yılmaz cevapladı!

İyi Parti Ankara Milletvekili ve eski Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılmaz, ”Vatandaşın bankadaki parasına el konabilir mi?” sorusuna flaş bir açıklama yaptı. ”Aklıselim yapılmamasını söylüyor, yapılırsa felaket olur” diyen Durmuş Yılmaz, gündeme dair flaş açıklamalarda bulundu.

1 Amerikan Doları’nın 10 TL’nin eşiğine gelmesi ve TCMB Şahap Kavcıoğlu’nun “Ters dolarizasyon gerçekleşiyor, şu ana kadar döviz tevdiat hesaplarında 40 milyar dolara yakın çözülme var.” sözlerini değerlendiren Yılmaz, “TCMB bilançosu son derece şeffaftı, tabiri caizse bu bilançoya bakan TCMB’nin ince bağırsaklarını bile görebilirdi. Bu şeffaflık zarar gördü, kayboldu.” diye konuştu.

“128 MİLYAR DOLARIN NASIL SATILDIĞIYLA İLGİLİ KAYIT YOK”

Yılmaz, dövize doğrudan müdahalelerle ilgili bilgilerin paylaşılmadığını, birçok konunun karanlıkta kaldığını vurguladı.

Yılmaz, “128 milyar doların nasıl satıldığıyla ilgili herhangi bir kayıt yok. Sayın Başkan’ın (Kavcıoğlu) dediği gibi bir çözülme varsa bunu biz bankaların bilançolarından, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) istatistiklerinden görebiliriz. Bir miktar çözülme var, fakat 40 milyarlık çözülme söz konusu değil. O dönemde 11 milyar dolarlık bir artış var. Eğer gerçekten 40 milyar dolar çözülme olduysa o zaman bu kurun çok daha aşağı seviyeleri görmesi lazım.” dedi.

Yılmaz, Kavcıoğlu’nun konuşmasının akabinde döviz kurlarının tekrar yönünü yukarı çevirdiğini, Türk Lirası’nın değer kaybetmeye başladığına işaret etti.

“ENFLASYON HEDEFİ YOK, YENİ POLİTİKA BİLİNÇLİ BİR TERCİH”

“Şu anda siz Merkez Bankası Başkanı olsaydınız çözümü ne olurdu?” sorusuna Yılmaz şu cevabı verdi: “2001 Krizi’nden sonra bir program yapıldı. Ülkede bir kur istikrarından ziyade enflasyonun kontrol altına alınması hedeflendi. Merkez Bankası’nın enflasyonu kontrol altına alması işin başlangıcı. Bunu yaptığınız zaman kur da kendiliğinden aşağı inmeye, TL değerlenmeye başlayacaktır, dolayısıyla faiz oranları da ona göre aşağıya gelecektir. Buradaki anahtar cümle ‘Türk Lirası’nın itibarını korumak ve enflasyonu kontrol altına almak’. Yani yapılabilecek olanlar belli, yapıldı, denendi ve belli ölçüde de bunun sonucu alındı ama şu anda bu politika özellikle son iki aydır fazla itibar görmüyor, MB açıktan söylemiyor, fakat enflasyon hedeflemesini herhalde bıraktı, onun yerine cari açık hedeflemesine geçti.”

“Önce ‘faiz sebep, enflasyon sonuç’ idi, şimdi ‘cari açık sebep, enflasyon sonuç’ diyorlar.” ifadelerini kullanan Yılmaz, “Doların artması ile elektrikten doğalgaza, akaryakıttan gıda maddelerine birçok ürüne zam geleceğini düşünemeyen bazı vatandaşlar ‘Beni ilgilendirmez, dolarla işim yok’ diyorlar.” tespitinde bulundu.

Yılmaz şöyle devam etti: “Gerçek hâlâ toplumun bir kesiminde anlaşılamadı mı? İçtiği koladan yediği ete, giydiği ayakkabıya kadar her şeyin fiyatı ona bağlı ama dediğim gibi; şu anda yönetim, iktidar Türk Lirası’nın bu kadar değer kaybetmesinden rahatsız değil, bunu kendisini fiyat istikrarına götürecek bir araç olarak görüyor. Bu yapılan bilinçli bir tercih.”

“BU BİR SİYASİ TERCİH, TL DEĞER KAYBEDECEK”

Ülkedeki yoksulluğu değerlendiren Yılmaz, bu kış hayatın zor geçeceğini söyledi.

Yılmaz, Sözcü’ye verdiği mülakatta, “Yeni bir eylem planı vs. yapılmazsa zor geçecek. Daha fazla hayat pahalılığı, fakirlik, ödenemeyen faturalar, sefalet diyorum. Avrupa’da enerji fiyatlarında önemli artışlar var, bütün ülkeler tedbirler aldı. Türkiye’de de bu tür tedbirler alınabilir, fakat dediğim gibi hükûmet tercihini başka yerde kullanıyor. Bu bir siyasi tercih, onlar ülkenin kaynaklarını kendi siyasi tercihleri doğrultusunda yönetiyor, yönlendiriyorlar.” dedi.