Genel

Kuzen Soylu’nun 1 milyarlık yolsuzluk iddiaları örtbas mı ediliyor?

Bilindiği üzere İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu hakkında, SGk’yı 1 milyar TL dolandırdığı iddiaları ile soruşturma açılmıştı lakin, CHP’li Özgür Özel, bu yolsuzluk soruşrmasının kapatılacağını iddia etti.

”İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun yakın zamana kadar ortağı olduğu soruşturma başladıktan beş ay sonra istifa ettiği 1 milyar liralık bir yolsuzluk soruşturması Sosyal Güvenlik Kurumunda yürüyordu.” diyen Özel, ”Kurumdan bize gelen çağrıları, isyanı, korkuyu burada dile getirmiştim. Dediler ki “Teftiş Kurulu Başkanlığıyla ilgili yönetmelik değişikliği hazırlıyorlar ve kendilerince bir başkan koyup bu soruşturmayı kapayacaklar” dedi. Yapılan soruşturma hakkında bilgiler veren CHP sözcüsü Özgür Özel şunları söyledi;

Sağlık Bakanlığının kodlarıyla SGK kodlarını değiştirip normalin çok üzerinde paralar tahsil eden bu kurumu koruyacaklar.” Ben de buradan bu yönetmelik değişikliğine dikkat çekmiştim. O yönetmelik değişikliği, korkulduğu gibi yapıldı ve dün akşam SGK Teftiş Kurulu Başkanlığına Süleyman Soylu’nun bakanlığı döneminde kendisinin hukuk müşavirliğini yapan kişi atandı, kendisi Oğuzhan Tekin’dir ve bütün şüpheler haklı çıktı.

SGK’da teftişten gelmeyen dışarıdan gelen bir hukukçu Süleyman Soylu’nun hukuk müşaviri, AK PARTİ’nin milletvekili aday adayı birisi oraya getirildi. Şimdi, Süleyman Soylu’nun kuzeninin firmasının soruşturmasına dikkatle bakalım bakalım. Herkesin vicdanına bunu bırakıyorum. On beş gün önce bu isimleri ben burada söyleyip tutanaklara emanet etmiştim.

Son konumuz, Sayın Başkan, 2. Baro. Geçen sene alelacele buradan geçirirken dedik ki: “Yanlış yaparsınız, baroları siyasileştirirsiniz; ak barolar çıkar, milliyetçi baro çıkar, sosyal demokrat baro çıkar, osu çıkar, busu çıkar.” Avukatlar bu oyuna gelmediler. İstanbul’da ve Ankara’da ite kaka 2. Baronun kurulması için -baronun yapısına bakın- bütün kamu avukatlarına baskı yapıldı.

Ankara’daki baskılar öyle noktalara geldi ki geçen hafta, BOTAŞ’ın 24 sözleşmeli avukatından İstanbul, Ankara 2. Barosuna kaydını yaptırmayan son 7 kişinin de sözleşmesi feshedildi. Ben görüştüm; “Benim.” diyen AK PARTİ’li milletvekilimle benim odamda yarın sabah görüşelim. Diyor ki: “BOTAŞ’ın hukuk müşaviri 7 kez aradı. ‘Son ihtar, seni seviyoruz, iyi çalışıyorsun ama eğer 2. Baroya geçmezsen sözleşmeni feshedeceğiz.’ dedi.” Diyor ki: “Gözyaşları içinde dosyaları topluyorum, sözleşmemi feshettiler.” BOTAŞ’ta 2. Baroya kayıtlı olmayan sözleşmeli bir avukat kalmadı. Ey on dokuz yirmi yıl öncesinin kendine “erdemliler hareketi” diyenleri, ekmekle oynamaya mı geldiniz, kul hakkı yemeye mi geldiniz? Bir kişi istiyorum, çıkın ve deyin ki: “2. Baro baskısıyla ekmekle oynamıyoruz.”

Çağıralım, nerde diyorsanız; benim odamda, sizin odanızda, Ankara Barosunda, AK PARTİ Genel Merkezinde, Sayın Naci Bostancı’nın odasında… BOTAŞ 2. Baroya kaydolmayana son ihtar, 6 telefon, “Herkese gelir söylerim.” diyorlar. Bu kadar ekmekle oynamak, bir meslekle oynamak, insanların çoluğunun çocuğunun rızkıyla oynamak, inat uğrunda yapmak, baroyu yandaşlaştırmak için yapmak; bu mu sizin siyasetiniz?

 

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

İçeriği Kesintisiz Görüntülemek İçin Lütfen Reklam Engelleyici Uygulamanızı Kapatınız...