EkonomiSON DAKİKA

Merkez Bankası’nın bu faiz indirme kararının zerre rasyonalitesi yok!

İktidarın kısa bir süre önce açıkladığı programda, 2021 yılı sonu itibari ile dolar kuru için öngörülen rakam 7,16 TL idi. Oysa bu gece dolar 9,73 lira seviyesine çıktı ki, saribasin.com.tr olarak bunun böyle olacağını 1 ay öncesinden ilan etmiştik. Burada hemen şunu belirtmemiz lazım, eğer 128 milyar dolar rezervlerimiz dolar kurunu baskılamak için kullanılmamış olsaydı bugünkü dolar kurunu geçtiğimiz Mart-Nisan ayında görmüş olacaktık.

Dün talimatla yapılan 200 baz puanlık faiz indirimi emin olun kumar bile değil zira kumarda yüzde 5-10 kazanma şansınız olur. Oysa, bu faiz indirimi ile Türkiye ya kaybedecek ya da kaybedecektir. Niye diye soracak olursanız; Merkez Bankası’nın bu faiz indirme kararının zerre rasyonalitesi yok da ondan.

Hatırlayın, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu önce, enflasyonun üzerinde faiz vereceğiz demişti. Geçtiğimiz ay ise çekirdek enflasyonun üstünde faiz dedi. Ama dün itibari ile onunda altında düştü ki, emri veren saray yani Tayyip Erdoğan.

An itibari ile enflasyon dikkate alındığında, negatif faiz veren ülkelerden biridir. Bakın bu kararlar dar gelirli vatandaşları açlığa mahkum edecek çünkü faiz indirimi dövizi tetikler ki, bunun manası her şeye zam demektir. Türk Lirasında ki bu çöküş ile asgari ücret 299 dolara inmiştir ki, bir buçuk milyar insanın yaşadığı Çin’de bile bugün asgari ücret 387 dolardır.

Uzmanlar hep söyler, Türkiye ekonomisinde birinci para maalesef Türk Lirası değil dolar ve eurodur. Öyle olmasa halk tasarrufunun yüzde 59’unu döviz ile yapar mıydı? Keza devlet ihaleleri dolar bazında verilir miydi? Dövizde ki mini bir artış bile yüksek ithalatımızdan dolayı, zam ve enflasyon demektir. Dolayısı ile artan döviz fiyatı halka pahalılık olarak yansıyacaktır. İlaveten, dövizde ki 1 kuruşluk artışın Türkiye’ye maliyeti 4,3 milyar liradır.

Bu arada 200 baz puanlık faiz indirim kararı sonrasında Ankara’da yapılan espri şudur; Saray her şeye imza atmayın deyip, memurları uyaran Kemal Kılıçdaroğlu’na nazile yaparak ‘’bak memur seni değil beni dinledi’’ demiş. Böylece şu hususunda altını çizelim;

İndirilen faiz sadece mevduat için geçerli zira piyasada ki panikten ötürü faiz indirimi diğer alanlara, örneğin; kredilere yansımayacak. Recep Tayyip Erdoğan bütün bunlara rağmen faiz indirilmesini niçin istedi? Niçin diretti diye sorarsanız; seçime hazırlanmak içindir. Erdoğan’ın amacı, piyasaları hareketlendirip ekonomiyi büyütmek ve canlılık getirmek. Çünkü yüksek faiz olunca yaprak kımıldamıyor. Enflasyonu kabullenip, ekonomiye hareket getirmeyi kötünün iyisi olarak görüyor. Bu şekilde yılsonunda ‘’işte büyüme rakamlarımız b…’’ diyerek durumunu kurtarmaya, halkı manipüle etmeye çalışacak. Lakin ısrarla belirtmek gerekiyor; Tayyip Erdoğan’ın yaptığı yanlış zira Türk ekonomisinin temel sorunu güvendir. Güveni sağlamak içinde en başta yargı bağımsızlığını sağlamaktır.

Siyasallaşmış yani saraya bağlanmış bir adalet sistemi ve anlayışı ile güven tesis edilmez ve aklı başında hiçbir dış yatırımcı Türkiye’de yatırım yapmaz. Dolayısı ile faiz indirme kararı, piyango bileti alıp ‘ya çıkarsa’ hayalinin ötesinde başka bir anlam taşımıyor. Ayrıca hem serbest piyasa ekonomisi diyeceksiniz hem de emirle, fermanla ‘’faiz aşağı faiz yukarı’’ diyeceksiniz. Bu 2+2’nin 5 olduğunu ispatlamak gibi bir şeydir.

 

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

İçeriği Kesintisiz Görüntülemek İçin Lütfen Reklam Engelleyici Uygulamanızı Kapatınız...