Gündem

Gezi davası sil baştan! Çarşı-Gezi Olayları ve Osman Kavala Davası birleştirildi!

Gezi Davası sil baştan tekrar görülecek. Çarşı davası ile birleştirilen Gezi Davası’nda Osman Kavala dahil 52 kişi yargılanıyor. Kavala verdiği ifadede ”Bir kez dahi savcı yüzü görmüş değilim. Savcılık ifadem hiç alınmadı. Üstüne beraat ediyorum, tahliye kararı veriliyor. AİHM’in ‘hak ihlali’ kararları var. Ama hâlâ cezaevindeyim. Tüm bu yaşatılanlar karşısında adaletin yüzünü göreceğim günü bekliyorum” dedi. Konuya ilişkin açıklama yapan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu şu bilgileri paylaştı;

‘’Türk Yargı tarihinde bu kadar da olmaz dediğimiz olayların hepsi bu son 4-5 yılda oldu. Çarşı davası, Gezi olayları davası, Osman Kavala davasında bu olmaz, olamaz diyebileceğimiz şeyler olmaya devam ediyor. Gerçekten de bir birine benzemez, ilişkisi olmayan şahsi, hukuki ve fiili irtibatı olmayan davalar birleştirildi ve bir torba davaya atıldı. Bu AK Parti İletişim Başkanlığı’na sunuldu.

İletişim Başkanlığı’na sunulmasının amacı; Gezi olayları bir darbeydi algısını oluşturmak isteniyor. Şimdi Çarşı Davası ile Gezi Olaylarının ve Osman Kavala ile ne alakası var? Üçünün bir biriyle ne alakası var? Ne şahıslar arasında bir bağ var, ne bu davalar arasında hukuki bir bağ var, ne de bu üç davanın arasında fiili bir bağ var.

Çarşı davasının sanıklarına soruldu; hepsi taraftarlar. Mahkeme bunlara sormuş, Osman Kavala’yı tanıyor musunuz diye. Onlarda Kavala’yı tanımayız demişler. Yani böyle birbiri ile ilgisiz insanlar sonuç itibari ile yargılanıyor.

Yine Osman Kavala’yı başka şüpheliye sormuşlar, biz tanımayız acaba hangi takımda oynuyor demişler. Düşünün ki bu davalar birleştirilmiş. Bu davada 52 sanık yargılanıyor. Burada mesele şu;

1 – Bu üç farklı dava bir torba davaya dönüştürülsün, İletişim Başkanlığı denetiminde propaganda malzemesi olsun,

2 – Osman Kavala hapiste kalsın. Yani bu konuda AİHM kararı var. Dahası Bakanlar Kurulu Komitesi geçtiğimiz Eylül ayında bir süreç başlattı ve buna rağmen Osman Kavala halen hapiste.

Türkiye bu adliyede, bu mahkemeler eliyle hukuksuzluk dağıtılıyor ve tamamen adaletsizlik bir ortam var. Şunu ifade ediyorum ve edeceğim;

Türkiye’de kimse yargının tarafsız ve bağımsızlığını tartışmasın. Yargının tarafsız ve bağımsız olabilmesi için öncelikli olarak bir yargı kurumu olması lazım. Bu bağlamda Türkiye’de bir yargı kurumu yok. Yargı tarihinde görülmemiş usulsüzlükler bu davalarda yapılıyor. Bakın bir örnek vereyim;

Bakın bu dava 33. Ağır Ceza Mahkemesindeydi. 33. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma yapmadı. Mahkeme başkanı tatildeydi, kendi yazdığı davaya kendisi karar verdi. Yani bir adliye binasında bir başkan, kendi yazdığı bir karara, talebe nasıl kendisi karar verecek? Bu davada bunlar yaşandı. Bu adliyeler yargıdan tamamen uzaklaşmış, hukuktan tamamen uzaklaşmış durumda.”

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

İçeriği Kesintisiz Görüntülemek İçin Lütfen Reklam Engelleyici Uygulamanızı Kapatınız...