Genel

Bakanın terörist dediği öğrenciler madem teröristi neden o zaman mahkemeye bile sevk edilmedi!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Boğaziçinde öğrenciler eylem yaparken, rektöre karşı direnirken aynı muhterem beyefendi, İçişleri Bakanı ve sizler, hepiniz çıktınız, dediniz ki: “Bunların terör örgütleriyle irtibatı var, iltisakı var.” Hatta şimdi siz ileri gidiyorsunuz mensubiyetten bahsediyorsunuz. Bütün davalara gittik, 1 kişi dışında 540 gözaltıdan 1 kişi dışında savcılığın iddiası mahkemede ispat hatta hatta soruşturma aşamasında polisin istihbarat raporu bile 540 gözaltından mahkemeye intikal etmedi, küllü yalandı, yine yalan. Sıkışınca sesini çıkaran terörist. Nasıl Boğaziçili öğrenciler terörist değildiyse “Yurtsuzuz.” diyen öğrenciler de terörist değildir.

İçişleri Bakan Yardımcısının açıklamasını tutanağa geçirmeye gerek yok, zaten bütün tutanaklar da her yerde var. Sorun şu: Aynı İçişleri Bakanlığı Boğaziçi’nde 540 gözaltına alınan öğrenci için DHKP-C’den, PKK’dan başlayıp 1977’de faaliyeti sona eren terör örgütüne kadar irtibat, iltisak, mensubiyet iddia etti algı yönetmek için. Bir tanesini ispatlayamadılar, 540 öğrenciden 1 kişinin bu irtibatı çıkmadı.

Şimdi de aynı yalanı yurt için yapıyorsunuz ama siyasi iletişimdeki en büyük hata nedir biliyor musunuz? Bir şey söylersiniz seçmeninizin torunu, seçmeninizin oğlu, yandaki komşusu bu sorunu yaşıyor ve siz “Böyle bir sorun yok.” diyorsanız işte o zaman baltayı taşa vurdunuz. Baltayı taşa vurduğunuz andır, dönemdir.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) – Kullanılan sözleri ispatlamak zorunda değiliz aslında, bütün Türkiye’ye ve dünyaya açık ilan ediliyor. AKP Genel Başkanı açıkça şunu söyledi: “Bunlar teröristtir.” Süre sınırlı olduğu için, önünü arkasını kısıyorum, hatta “Rektörün arabasının üzerinde tepinenler.” diye tarif etti. Şundan vazgeçsin iktidar grubu, her muhalefet edene, her hak talep edene terörist yaftası yapıştırdıklarını sağır sultan bile duydu. Bunlar öğrenci, eğitim ve öğretim hakları kısıtlanıyor, barınma sorunları var ve haftalardır “Biz ev bulamıyoruz, kiralar yüksek, yurtlarda yer yok.” diye isyan ediyorlar.

Biz bu öğrencilerin bu şekilde terörize edilmesini şiddetle reddediyoruz ve bunun sadece ve sadece bir manipülasyon olduğunu yani Cumhurbaşkanının konuşması aynen şöyle: “Parklarda yatanların öğrencilikle ne alakası var? Bunlar Gezi’de olduğu gibi dışarıdan gelip buralarda terör estiren teröristler.” Anadolu Ajansının haberini ben hatibe okuyorum, diyor ki: “Yükseköğretimdeki öğrenci sayısı 8 milyonu buldu.” Ayrıntıları var, zaman olmadığı için açmıyorum. Şimdi, öğrenci olmayanlar dayanışmaya gidemez mi, böyle bir mantık olabilir mi? Başörtüsü eylemlerine başörtülü olmayanlar gitmiyor muydu? Ben gittim mesela; başörtüsü olmayan milyonlarca kadın olarak biz gittik, bu eylemleri destekledik. Tabii ki barınamayan öğrencilere destek ve dayanışma etkinlikleri de olacaktır. Şimdi, bir vekil ya da bir siyasetçi gittiğinde “Sen öğrenci değilsin, buraya gidemezsin.” denilemez.

Şimdi, bir de şunu söyleyeyim: Yani biliyorsunuz -bütün dünya konuşuyor- Pandora Belgeleri’nde sadece Rönesans Holdingin kaçırdığı vergi 210 milyon dolar, ortalama rakamlarla bu para 1 milyar 900 milyon TL. Bu parayla 100 yataklı 100 adet yurt yapılırdı; 10 bin öğrenci sokakta değil, yurtta kalırdı.

Diğeri: Kızılayın toplanan bağışlarla yaptırdığı yurt, AKP’li belediye hizmet binası oldu. Bu soruya yanıt bekliyoruz: Toplanan bağışlarla yapılan yurt neden sizin hizmet binanız oldu? Bu soruya gerçekten şimdi, hemen cevap istiyorum.

“Halka yalan söylüyorsunuz.” dedi bize. Halka yalan söyleyen biz değiliz; biz halka hakikati anlatmak için burada çırpınıyoruz ama onlar halka mütemadiyen yalan söylüyorlar. Biz de bu yalanları düzeltiyoruz, kendi ajanslarına baksınlar.