Gündem

Erdoğan ve Joe Biden ilişkisi sarpa sardı!

Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak için ABD’ye gidiyor. Dışişleri Bakanlığı haftalardır bu gezi çerçevesinde Joe Biden’la özel görüşme ayarlamaya, randevu almaya çalıştı lakin sonuç alınamadı. ABD Başkanı Biden Ankara’nın tüm ısrarlarına rağmen randevu vermedi, vermiyor. Eski Başkan Donald Trump ile nerdeyse her hafta konuşan Erdoğan, NATO zirvesinde yapılan görüşme harici 9 aydır sadece tek bir telefon görüşmesi yapabildi ki o da, Ermeni soykırımın ABD tarafından tanınmasının haber verilmesiydi.

JOE BİDEN ERDOĞAN HARİÇ HERKESLE GÖRÜŞÜYOR

İşin dramatik tarafı, Türkiye Cumhuriyeti Başkanına randevu vermeyen Joe Biden’ın, aynı tarihlerde yani 23 Eylül 2021’de Türk düşmanı olarak tanımlanan Fener Patriğine randevu vermesidir yani onunla görüşecek olmasıdır. Erdoğan’a hayır patriğe eve gibi bir tablo söz konusudur. Söyleyin, bunun bir manası, mesajı yok mudur? İlaveten ABD Başkanı Biden tam tersine kimseyle görüşmüyor değil, tam tersine pek çok devlet başkanı ile görüşecek ama Recep Tayyip Erdoğan onlardan biri değil.

Erdoğan Biden’a Ne Söz Verdi?

Görüldüğü gibi Türkiye-ABD ilişkilerinde bir yakınlaşma, Erdoğan-Biden arasında bir ısınma söz konusu değildir. Açıkçası, bekle-gör politikası izlenmektedir. Sanki, Brüksel’de NATO zirvesinde baş başa yapılan görüşmede ‘’verilen sözler yerine getirilsin’’ diye beklenmektedir. Erdoğan’ın Biden’a ne söz verdiğini, neler konuştuklarını ABD vatandaşı Merve Kavakçı’nın kızından başka bilen yok. Lakin gizli taahhütler verildiği belli ki, Biden seçim öncesinde vaat etmesine rağmen bu görüşmeden sonra Halkbank davasında frene basıp beklemektedir.

Emperyalist güçler için önemli olan ettikleri, verdikleri sözler değil ülkelerinin anlık çıkarlarıdır. Baktılar ki Erdoğan iç siyasette zorda, her şeyi yapacak noktada, bu sefer her dediklerini yaptırmak için Erdoğan’a verdikleri desteği kesmede süreyi uzattılar. Bu noktada da muhalefet hayal kırıklığına uğradı. Muhalefete göre Biden Erdoğan’dan desteğini çekecek ve onlarda direk iktidara konacaklardı. ABD çerçevesinde bu durum çark edince CHP ve İYİ Parti’nin rotası şaştı. Ancak burada hemen şunu belirteyim; ABD gibi emperyalistler önce alacağını alır ve akabinde gereğini yapar yani kullanır atar ki Saddam ve Hüsnü Mübarek örnekleri ortadadır. Dolayısı ile ABD, Erdoğan’dan alabileceklerini alıp tüm verdikleri destekleri geri çekeceklerdir.

BAZI TÜRK VATANDAŞI İSİMLERE EL-KAİDE SORUŞTURMALARI

Bu arada son dönem ABD hazine bakanlığının yaptığı bütün operasyonlarda, Türk vatandaşı olan isimlere art arda yaptırımlar geliyor ki tamamı El-Kaide gibi terör örgütü ile bağlantılı olmakla itham ediliyor. Tüm dünya genelinde Cihatçı İslam terör soruşturmalarının merkezinde, Tür vatandaşlığına alınan cihatçı isimler vardır. AKP maalesef IŞİD, El-Nusra, El-Kaide dahil pek çok terör örgütü liderlerine veya polik büro mensuplarına vatandaşlık verdiği iddia ediliyor. İyide bunun adı, Türkiye’nin terör örgütleri ile özdeşleştirilmesi, merkez olması anlamına gelmiyor mu? Bu görüntü ile Türkiye yabancı sermaye yani yatırımcı çekebilir mi? Bu yüzdende Almanya’da tahvil faizleri ekside iken Türkiye’de dolar faizi ile 6,5’dir.

Herşey ortada!.. Türkiye bu iktidarla her hecen gün Yemen misali görüntülerini vermektedir. Bakın bu görüntü yapayda değil zira Türkiye’yi yönetenlerin gerçek fikirleri ve ajandaları gizleniyor. Söylediğim gibi an itibari ile at izi it izine karışmış durumdadır.

ADNAN OKTAR İLE BAĞLATILI OLDUĞU İDDİA EDİLEN BAKANLAR

Yüzlerce yıl ile yargılanan Adnan Oktar isimli din simsarı bir şarlatanın, münafığın 3 bakan ile somut ilişkileri olduğu iddiası gazeteci Barış Terkoğlu tarafından belgelerle birlikte ortaya konulmasına rağmen muhataplarından şu ana kadar tık yok.

Evet, o isimlerden biri olan Süleyman Soylu, Adnan Oktar ile kaydedilen yakın ilişkisini yalanlamayıp bakanlığa devam etmektedir. Eğer iddialar doğruysa şarlatan Oktar yüzlerce yıla mahkum olurken Soylu nasıl olurda İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturmaya devam eder.

Aynı şey, Aile Bakanı Derya Yanık ve istifa eden eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk içinde geçerlidir. Sadece buda değil; AKP’nin tarikat ve cemaatlerle iç içe olduğu ve IŞİD artığı cihatçı unsurları namus misali savunduğu ortadadır.

AKP VE İHVANCILARIN İDEOLOJİLERİ

Lafı dolandırmadan söyleyeyim, AKP o dünyanın, o cenahın partisini çağrıştırıyor ki, Kuran’da ki İslamiyet ile bire bir ters olduğu aşikar olan İhvancıları nasıl sahiplendiği ortadadır. Dahası, Erdoğan’ın ihvan kökeninden gelen, İslam düşmanı Taliban için ‘’aynı inançlara sahibiz’’ dediği sözler hala kulaklarda yankı bulmaktadır. Bu uğurda Türkiye Cumhuriyeti tarihe geçecek büyüklükte bedeller ödettiği aşikardır.

Buradan hareketle Cihatçı örgütlerle AKP ilişkisini münferit olarak görmemek gerekiyor, doğal görmek gerekiyor ki bu AKP zamanında FETÖ ile farklı yollardan aynı menzile giden dava arkadaşlarıydı. Dolayısı ile medeni ülkelerde, cihatçı örgütlerle AKP’nin yakınlığı tartışılan konulardan bir tanesidir. Evet, AKP kurumsal olarak terör karşıtıdır lakin cihatçı fanatik unsurların oradan anlayış gördüğü iddiaları vardır. Bu iddiaları çıkma nedeni ise AKP ve onları ideolojik zemini aynıdır. İhvancıların intikamını ve çıkarını Türkiye’nin menfaatlerinden öte görenler için yapılabilecek yorum ve analiz maalesef budur.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

İçeriği Kesintisiz Görüntülemek İçin Lütfen Reklam Engelleyici Uygulamanızı Kapatınız...