Gündem

Ali Erbaş’a saldırı tezgahı ve bu tezgahı hazırlayanların B planı!

Bilal Demir – Diyanet Başkanı Ali Erbaş’a saldırı tezgahı, Tayyip Erdoğan’ın Mansur Yavaş için verdiği yeni emir gibi başlıkları ve AKP’nin Mansur Yavaş veya Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklaması ile beraber devreye sokulacağı iddia edilen ‘’B’’ planı hakkında son gelen istihbarat bilgilerini paylaşmadan önce TSK ve Jandarma içerisinde cemaat ve tarikat yapılanmasına ilişkin iddiaları gündeme getirmek istiyorum ki zira bu konuların hepsi aslında bir bütündür. İşte, Ali Erbaş’a saldırı tezgahı ve bu tezgahı hazırlayanların B planı detayları…

Hem Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel somut belgelerle ortaya koydu hem de Oda TV yazdı. Maalesef özellikle jandarma bağlamında acayip olduğu kadar korkunç iddialar var.

Malum, Jandarma asker görünümlü lakin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından dizayn edilen ve yönetilen bir yapı. Böyle olunca da dış etkiler altında kalması ve politize olmazı kaçınılmaz oluyor. Hatırlayın Soylu kendi açıklamıştı; İçişleri Bakanı olmadan bırakın makamı ile ilgili olarak güvenlik ile ilgili bile tek bir makale bile okumamış. Evet, güvenlik ve askerlik gibi konularında kendi beyanıyla sıfır bilgisi olan birinin bakan olması ile beraber koskoca Jandarmaya an itibari ile şekil ve yön veriyor ki, bu durum liyakat bağlamında ülke için milli güvenlik sorunudur.

İktidarda, ‘’asker darbe yapar’’ korkusu en temel öncelik ve bu sebeple TSK’nın komite yapısı tarumar edildi ve jandarma Türk Silahlı Kuvvetleri’nden koparıldı. Bu yapılanlarla hem jandarma hem de Türk ordusu zarar görüyor. Lütfen söyleyin; Siyasi hedefi Erdoğan sonrası Cumhurbaşkanı olmak isteyen birine teslim edilen jandarmanın politize olmaması mümkün müdür? Siyasette yarın için büyük hesaplar yapan biri, doğal olarak herkesle iyi geçinmek zorunda değil midir? Ki bu herkes denilenlerin içinde cemaat ve tarikatlarda var. Nitekim öyle olduğu için jandarma içerisinde cemaatlerin ve tarikatçıların cirit attığı söyleniyor ki, bunu gündeme getiren, veriler ışığında ana muhalefet partisi milletvekillerinden Mustafa Adıgüzel’dir.

Evet, geldiğimiz noktada cemaat ve tarikat gurupların tarafından parsellendiği yaygın iddialardandır. Dahası, deşifre olmayan FETÖ’cülerin sızdığı menzil tarikatının TSK’nın genelinde büyük güç haline geldiği ve Fetullah misali dış dinamitler tarafından ele geçirildiğinde 15 Temmuz misali alçakça bir kalkışma yapabilecekleri yine iddialar arasındadır.

Özellikle vurgulamak istiyorum; dış istihbaratın ehlileştirip Türkiye içinde kullanacağı ilk kesim İslamcı cemaatlerdir ki Kuran’a bakıldığında bu cemaat ve tarikatların gerçek İslamiyet ile hiçbir alakalarının olmadığı aşikardır. Ve bunun gibi dış istihbarat evcilleri ülke için tehdit unsurları iken yaşanan FETÖ tecrübelerine rağmen TSK’nın cemaatlere açılması, ülkenin bekası adına tartışmasız olarak yıkım demektir.

Maalesef AKP, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne de ideolojik yaklaşıyor. Adeta yeni bir ordu yaratma peşinde gibi bir görüntü veriyor. Bu noktada Devlet Bahçeli’nin dikkatini çekmek istiyorum. İddialara göre telefonla aranan bazı komutanlar ‘’namazda yada mescitte’’ diye karşılık verdiriyor muş ki bu şekilde rütbe almak için iktidara dindar görünmekmiş. İnanmak istemediğin bu iddia şayet doğru ise eyvahlar olsun demek gerekiyor çünkü terfi almak için Namaz, din kullanılıyor ise o ordunun ayakta kalması mümkün değildir.

TSK bünyesinde irticai faaliyetlerin su olmaktan çıkarıldığı dikkate alınırsa, bu söylenenlere acaba mı demek gerekiyor. İşte tüm bunlar konuşulurken AKP’nin Ali Erbaş üzerinden yapmak istediği ‘’B’’ planına ilişkin gelen son istihbarat bilgilerini sizlerle paylaşmak istiyorum;

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a güya saldırı yapılacakmış. Bunun için uygun isim bile bulunup senaryolar hazırlanmış. Bu olacağı ihtimaller arasında olacak saldırı, mağduriyet yaratmak adına organize olacakmış ve suçu muhalefetin yani Millet ittifakına ve oranın üzerinden de laik kesime atılacakmış.

İnşallah bu iddialar doğru değildir lakin at izinin it izine karıştığı, siyaset çıkarları için dinin kullanıldığı ve algı için her türlü iftiranın ve oyunun yapıldığı süreçte maalesef her şey artık mümkün gözükebilmektedir. Ve bu benim şahsi kanaatim olmakla ve sadece eleştirel bir yorum olmakla birlikte şunu belirteyim ki;

Ali Erbaş’ın son çıkışlarına, sözde fetvalarına ve en son 4-6 yaş grubu Kuran kurslarının zorunlu eğitim kapsamına alınmasını telif ettiği son açıklamalarına bakın. Muhalefeti şeytanlaştırmaya çalıştığı açıklamalarına, AKP içinde ki bazılarının Atatürk’e hakaret içeren çıkışlarına, laikliğin Anayasadan çıkarılması için yapılan çıkışlarına bakın.. Bunların hepsi, Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olduklarını açıklamasından önce yapılan bazı hazırlıklardır ki bu hazırlıkların tamamlanması ile B planı düğmeye basıldığında tüm organize ekipler harekete geçecektir. Ki ‘’B’’ planının devreye girmesi için öncelikli olarak insanlar kutuplaştırılacak ve sonrada cepheleştirileceklerdir. Bunun akabinde Erbaş’a yapılacak bir saldırı İslamiyet’e yapılan bir saldırıymış gibi lanse ettirilip çıkacak bir kargaşadan siyasi çıkarlar elde edilecektir. Aslında plan çok detaylı ve çok korkunç.. Ama bundan fazlasını detaylandırmak yerine halkımız her türlü provokasyonlara hazır olmalı ve birilerinin ısrarla söylediği gibi asla dışarı çıkılmamalıdır, gaza gelinmemelidir demekle şimdilik yetinelim.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

İçeriği Kesintisiz Görüntülemek İçin Lütfen Reklam Engelleyici Uygulamanızı Kapatınız...